The Influence of ?anafi-Maturidism on the Determination of the Qualities of Ahl al-Sunnah wa’l-Jama?ah in the Fourth Century: (The Example of al-?akim al-Samarqandi’s al-Sawad al-A??am)
Küçük Resim Yok
Tarih
2024
Yazarlar
Dergi Başlığı
Dergi ISSN
Cilt Başlığı
Yayıncı
Ahmet İshak DEMİR
Erişim Hakkı
info:eu-repo/semantics/openAccess
Özet
The main issue of our research is to reveal the influence of Hanafi-Maturidism on the determination of the qualifications of the Ahl al-Sunnah wa’l-Jama?ah in the fourth century of Hijra, with the example of al-?akim al-Samarqandi's al-Sawad al-A??am. In Samarqand, in this century, superstitions and bid'ah (innovation), which were created by the claims of the members of sects other than the main mass, spread in the society day by day. This situation created the necessity of determining the qualifications and principles of the "great majority". At the invitation of the Samanids, a large number of ?anafi scholars came to the region and started educational activities in Samarqand and the surrounding areas. Thus, ?anafiyya became an influential sect in the region. However, the influence of sects and factions such as the Mu?tazila, Shi?a, Kharijiyya, and Murji ?a continued. Ismail b. Ahmad (d. 295/907), the Samanid emir of the period commissioned al-?akim al-Samarqandi (d. 342/953) to determine and write down the qualitications of Ahl al-Sunna wa al-Jama?a in order to ensure that the people stay away from the superstitions and bid?ahs spread by non-Sunni sects. Samarqandi was also a contemporary of Imam al-Maturidi (d. 333/944). The fact that al-Maturidi and al-Samarqandi grew up in the same time period, in the same region, and belonged to the same school of thought, brought up the influence of ?anafi-Maturidism on al-Sawad al-A??am. This study aims to understand the relationship between Samarqandi's thoughts and the basic principles of belief of Ahl al-Sunna and to determine the position of Ahl al-Sunna within the diversity of sects in the Samarqand region. Samarqandi's work, which is based on sources from the early period of Hanafi-Maturidi theology, is the first book to define the main structure in the broadest framework and to list its characteristics in items.
Hicrî dördüncü asırda Semerkant bölgesinde Sevâdü’l-A’zam adı verilen ana kitle dışındaki mezhep mensuplarının ortaya attığı iddiaların meydana getirdiği hurafe ve bid’atlerin her geçen gün toplumda yayılması, “büyük çoğunluğun” yani Ehl-i Sünnet ve’l-Cemâ’at’in vasıf ve ilkelerinin belirlenmesi zaruretini ortaya çıkarmıştır. Sâmânîler’in davetiyle çok sayıda Hanefî uleması bölgeye gelerek Semerkant ve civarında eğitim-öğretim faaliyetlerini başlatmıştır. Böylelikle Hanefîlik, bölgede etkili bir mezhep haline gelmiştir. Ancak Mu’tezile, Şiîlik, Hâricîlik ve Mürcîlik gibi diğer mezhep ve fırkaların etkileri de devam etmiştir. Dönemin Sâmânî emiri İsmail b. Ahmed (ö. 295/907), gayri Sünnî mezheplerin yaydığı hurafe ve bid’atlerden halkın uzak durmasını temin etmek maksadıyla Ehl-i Sünnet ve’l-Cemâ’at’in vasıflarının tespit edilip yazılması için Hakîm es-Semerkandî’yi (ö. 342/953) görevlendirmiştir. Döneminin önde gelen Hanefî ulemasından olan Semerkandî, aynı zamanda İmam Mâtürîdî’nin (ö. 333/944) çağdaşıdır. Mâtürîdî ve Semerkandî’nin aynı tarihlerde, aynı coğrafyada ve aynı düşünce okuluna mensup olmaları, Hanefî-Mâtürîdîliğin es-Sevadü’l-A’zam’a tesirini gündeme getirmiştir. Bu çalışma, Semerkandî'nin düşünceleriyle Ehl-i Sünnet'in temel inanç prensipleri arasındaki ilişkiyi anlamayı ve Semerkant bölgesindeki mezhep çeşitliliği içinde Ehl-i Sünnet'in konumunu belirlemeyi amaçlamaktadır. Semerkandî'nin, Hanefî-Mâtürîdî kelâmının erken dönemine ait kaynaklara dayanılarak yazılmış olan bu eseri, ana bünyeyi en geniş çerçevede tanımlayan ve vasıflarını maddeler halinde sıralayan ilk kitap olma özelliğini taşımaktadır.
Hicrî dördüncü asırda Semerkant bölgesinde Sevâdü’l-A’zam adı verilen ana kitle dışındaki mezhep mensuplarının ortaya attığı iddiaların meydana getirdiği hurafe ve bid’atlerin her geçen gün toplumda yayılması, “büyük çoğunluğun” yani Ehl-i Sünnet ve’l-Cemâ’at’in vasıf ve ilkelerinin belirlenmesi zaruretini ortaya çıkarmıştır. Sâmânîler’in davetiyle çok sayıda Hanefî uleması bölgeye gelerek Semerkant ve civarında eğitim-öğretim faaliyetlerini başlatmıştır. Böylelikle Hanefîlik, bölgede etkili bir mezhep haline gelmiştir. Ancak Mu’tezile, Şiîlik, Hâricîlik ve Mürcîlik gibi diğer mezhep ve fırkaların etkileri de devam etmiştir. Dönemin Sâmânî emiri İsmail b. Ahmed (ö. 295/907), gayri Sünnî mezheplerin yaydığı hurafe ve bid’atlerden halkın uzak durmasını temin etmek maksadıyla Ehl-i Sünnet ve’l-Cemâ’at’in vasıflarının tespit edilip yazılması için Hakîm es-Semerkandî’yi (ö. 342/953) görevlendirmiştir. Döneminin önde gelen Hanefî ulemasından olan Semerkandî, aynı zamanda İmam Mâtürîdî’nin (ö. 333/944) çağdaşıdır. Mâtürîdî ve Semerkandî’nin aynı tarihlerde, aynı coğrafyada ve aynı düşünce okuluna mensup olmaları, Hanefî-Mâtürîdîliğin es-Sevadü’l-A’zam’a tesirini gündeme getirmiştir. Bu çalışma, Semerkandî'nin düşünceleriyle Ehl-i Sünnet'in temel inanç prensipleri arasındaki ilişkiyi anlamayı ve Semerkant bölgesindeki mezhep çeşitliliği içinde Ehl-i Sünnet'in konumunu belirlemeyi amaçlamaktadır. Semerkandî'nin, Hanefî-Mâtürîdî kelâmının erken dönemine ait kaynaklara dayanılarak yazılmış olan bu eseri, ana bünyeyi en geniş çerçevede tanımlayan ve vasıflarını maddeler halinde sıralayan ilk kitap olma özelliğini taşımaktadır.
Açıklama
Anahtar Kelimeler
History of Islamic Sects|Ahl al-Sunnah wa’l-Jama?ah|al-Sawad al-A??am|al-?akim al-Samarqandi|Maturidism|İslam Mezhepleri Tarihi|Ehl-i Sünnet ve’l-Cemâ’at|es-Sevâdu’l-A’zam|Hakîm es-Semerkandî|Mâtürîdîlik
Kaynak
e-Makalat Mezhep Araştırmaları Dergisi
WoS Q Değeri
Scopus Q Değeri
Cilt
17
Sayı
1