Diğer Yayınlar Koleksiyonu
Bu koleksiyon için kalıcı URI
Güncel Gönderiler
Öğe Fahreddin er-Razi'de Nakli/Lafzi Delillerin Zanniliği Meselesi(İstanbul 29 Mayıs Üniversitesi, 2024) Çetin, Zübeyir?Kuruluşundan günümüze kelam ilminin içeriğindeki bütün konulara temel teşkil eden iki önemli esas vardır: Bunların biri “şeylerin bir hakikati olduğu”, diğeri ise “şeylerin hakikatinin bilgisinin mümkün, hatta gerçekleşmiş olduğu”dur. Epistemolojiden ontolojiye, ilahiyat bahislerinden sem’iyat bahislerine kelam ilminin ilgilendiği bütün konu ve meseleler temelde bu iki iddianın üzerine bina edilmiştir. Bu araştırma alanı içinde insana bilgiyi temin eden kaynaklar ise “duyular” “doğru haber/nakil” ve “akıl/nazar”dır. Bu kaynakların sınırları ve kesinlikte varabilecekleri nokta ise çok erken dönemlerden itibaren çeşitli tartışmalara konu olmuştur. Kelam ilminin müteahhir döneminin kurucu ismi Fahreddin er-Razi’nin (ö. 606/1210) bazı eserlerinde, bilgi kaynaklarından ikincisini oluşturan doğru haberin/naklin çeşitli ihtimaller sebebiyle kesinlik ifade etmeyeceği zikredilmiştir. Bu iddianın en önemli argümanlarından biri “akli bir delilin nakli/sem’i/lafzi bir delille tearuz etmesi halinde, aklın naklin aslı olması ve akli delilin kesinlik bildirmesi sebebiyle nakli delilin kesinliğinin ortadan kalkması”dır. Ayrıca Razi’nin el-Metalibu’l ‘aliye isimli eserinin mukaddimesindeki ifadeleri gerekçe gösterilerek “akıl/nazar”ın metafizikte verebileceği kesinlik hakkında, Razi’nin olumsuz düşündüğü iddia edilmiştir. Bu çalışma, bilgi kaynaklarından bazılarının güvenilirliğini tartışmaya açması sebebiyle kelam ilminin bilimsel faaliyetleri açısından sorun teşkil eden ve birbirleriyle uyumsuz gibi görünen bu iki iddiayı Razi özelinde tahlil etmeyi amaçlamakta ve nakli/sem’i/lafzi delillerin zanniliği meselesinin Razi söz konusu olduğunda nasıl anlaşılması gerektiğini ve Razi’ye göre aklın metafizikte kesinliğe ulaşamayacağı iddiasının Metalib’in ilgili pasajından çıkarılıp çıkarılamayacağını ortaya koymaya çalışmaktadırÖğe Fahreddin er-Râzî’ye Göre Kelâm İlminde Aklın Gücü ve Sınırı(İstanbul 29 Mayıs Üniversitesi, 2026) Çetin, ZübeyirBu araştırmanın ana konusunu, Fahreddin er-Razi’nin (ö. 606/1210) kelam sisteminde “aklın/nazarın gücü ve sınırı” problemi oluşturmaktadır. İslam düşüncesinde teklife muhatap olan düşünen insanı ifade eden akıl ve nazar kavramlarına, kelam, felsefe ve tasavvuf ekollerince farklı alanlarda farklı sınırlar çizilmiştir. Literatürde Razi’nin metafizik ve kelam sahasında akla biçtiği rol genelde tekil eserler üzerinden veya dar kapsamlı çalışmalarda ele alınmış, epistemolojik sisteminin gerekleriyle sağlaması yapılmadan incelenmiştir. Bu sebeple de sisteminin bütüncül tutarlılığı denetlenememiştir. Bu eksikliği gidermeyi amaçlayan çalışma, Razi’nin teoride vaat ettiği kesin bilgi (yakin) ölçütleri ile kelami bahislerdeki yöntemsel uygulamalarının örtüşme derecesini test eden bir muhtevaya sahiptir. Üç bölümden oluşan araştırmanın birinci bölümünde bilen özne, bilgi nesneleri, bilme fiili ve bilgi olgusu tahlil edilerek aklın epistemolojik altyapısı ortaya konmuştur. Bu bağlamda Razi’nin dış duyulara işlev ve gereklilik açısından bakışı, iç duyular eleştirisi ve işlevlerini doğrudan özneye yükleyen yaklaşımı, tasavvur-tasdikin bilgide olduğu gibi fiil ve olgu olarak ayrımları incelenmiştir. İkinci bölümde aklın kesin bilgiye ulaşmada kullandığı yöntemsel araçlar ele alınmış; bilgi kaynakları, kesinliğin şartları ile iktirani, istisnai, hulfi kıyaslar ve tam tümevarım yöntemleri tasvir edilmiştir. Tezin sentez ve tutarlılık testi olan üçüncü bölümde ise kelami bahislerin akılla bilinebilirlik açısından taksimi aktarılmış; Razi’nin kesinlik atfettiği dört temel mesele ile kesinlik atfetmediği iki meseledeki delilleri biçimsel ve içeriksel analize tabi tutulmuştur. Araştırma sonucunda, Razi’nin kelam sahasında, teoride kurduğu epistemolojik sistem ve kesinlik ölçütleriyle gayet tutarlı bir biçimde hareket ettiği neticesine varılmıştır.












