Yazar "Bekar, Ebru Özen" seçeneğine göre listele
Listeleniyor 1 - 12 / 12
Sayfa Başına Sonuç
Sıralama seçenekleri
Öğe Bağımlılık Yapıcı Madde Kullanımı Olan Hemşireler ve Hemşirelik Hizmetleri Yönetiminin Yaklaşımı: Bir Literatür İncelemesi(2014) Bekar, Ebru ÖzenSağlık kurumlarında bağımlılığa yol açan ilaçların bulunması ve ilaçlara kolay ulaşabilmesi hemşireler arasında madde kullanımı için risk oluşturmaktadır. Sağlık kurumlarında çok dikkate alınmayan, genellikle göz ardı edilen bu konu bakım alan kişilerin güvenliği, toplumun sağlık hizmetlerine güveni ve hemşireliğin imajı üzerine olumsuz etkilerinden dolayı hemşirelik için oldukça önemlidir. Madde kullanımı olan çalışanı erken tanımlamak, tedavi için yönlendirmek, tedavi sonrası çalışanın uyumunu sağlamak, kurumun bu konuyla ilgili politikaları geliştirmek hemşirelik yöneticilerinin sorumluluklarıdır. Bu derlemede, hemşirelerde madde kullanımının riskleri, bu çalışanlara yönelik yönetim müdahalesi, müdahale sonrası işe dönüşte destek sağlanması literatür doğrultusunda tartışılmıştır.Öğe Beyaz Kod Verileri Işığında Düzce İlindeki Sağlık Çalışanlarına Yönelik Şiddet(2021) Bekar, Ebru Özen; Çevik, EsraAmaç: Bu çalışmada Düzce ilinde Ocak 2017-Aralık 2018 tarihleri arasında raporlanan şiddet olaylarınındeğerlendirilmesi amaçlanmıştır.Gereç ve Yöntemler: Bu tanımlayıcı çalışmada, Düzce ilinde 2017-2019 tarihleri arasında raporlanan beyaz kodbildirimleri retrospektif olarak incelenmiştir. Sağlık kurumları ve yıllara göre, şiddet mağduru, şiddeti uygulayan, şiddetnedeni, şiddet türü ve hukuki süreçlere ait tanımlayıcı veriler sayı ve yüzde olarak gösterilmiştir.Bulgular: Düzce ilinde Ocak 2017-Aralık 2018 tarihlerini kapsayan iki yılda toplam 122 beyaz kod olayınınincelenmesi sonucunda; beyaz kod olaylarının %49,2 si Kamu Hastanelerinde gerçekleştiği görülmüştür. Şiddetolaylarının %80,3’ünün sözel şiddet olduğu ve %31,1’i acil servislerde meydana geldiği belirlenmiştir. Gerçekleşen 122beyaz kod olayında 133 hastane personeli şiddet olayına maruz kalmış olup, şiddet mağdurlarının %36,1’ini hekimleroluşturmaktadır. Şiddete uğrayan çalışanların kurumlara göre dağılımına bakıldığında ise Kamu Hastanelerinde (%61,9)ve Ağız Diş Sağlığı Merkezinde (%83,3) en fazla hekimlerin, Üniversite Hastanesinde en fazla idari hizmetpersonelinin (%42,2) şiddet olayına maruz kaldığı görülmüştür. Şiddet uygulayanların %72’si erkek, çoğunluğu(%41,9) 33-52 yaş arasında ve %52,2’sinin hasta yakını olduğu saptanmıştır. En sık ifade edilen şiddet nedeni isehasta/hasta yakını tutumu ve davranış hataları (%43,1) olarak belirlenmiştir.Sonuç: Düzce ilinde yapılan bu çalışmada elde edilen verilerin, literatür için önemli bir veri sağlayacağı ve sağlıkpersonelleri arasında bu önemli konunun farkındalığının artmasına yol açacağı düşünülmektedir.Öğe Covid-19 Hastalarına Bakım Veren Sağlık Personellerinin İkincil Travmatik Stres Düzeyinin Tükenmişlik ve İşten Ayrılma Niyetine Etkisi(İzmir Demokrasi Üniversitesi, 2023) Öztoprak, Ayşe; Bekar, Ebru ÖzenTanımlayıcı tasarımda yapılan bu araştırmanın amacı, COVID-19 hastalarına bakım veren sağlık personellerinin ikincil travmatik stres düzeyinin tükenmişlik ve işten ayrılma niyetine etkisini incelemektir. Araştırmanın evrenini bir eğitim araştırma hastanesi ve bir devlet hastanesinde, COVID-19 tanılı hastalara bakım veren sağlık personeli oluşturmaktadır. Çalışmada örneklem yöntemi seçilmeyerek, çalışmaya katılmayı kabul eden 216 sağlık personeline ulaşılmıştır. Araştırma verilerinin toplanmasında Kişisel Bilgi Formu, İkincil Travmatik Stres Düzeyi Ölçeği, Tükenmişlik Ölçeği ve İşten Ayrılma Niyeti Ölçeği’nden yararlanılmıştır. Verilerin değerlendirilmesinde, değişkenler arasındaki ilişki ve etkinin tespit edilmesinde Pearson Korelasyon analizi ve Basit Doğrusal Regresyon analizi kullanılmıştır. Araştırmanın sonucunda, elde edilen bulgular; İkincil Travmatik Stres düzeyi toplam puan ortalaması (50,58±16,30), ikincil travmatik stres ölçeği alt boyutlarının puan ortalaması; Duygusal İhmal (13,41±5,00), Kaçınma (21,31±6,59), Uyarılmışlık (15,85±5,56); tükenmişlik ölçeği alt boyutlarına bakıldığında Duygusal tükenme (29,50±8,81), Duyarsızlaşma (10,09±4,36), Kişisel başarısızlık (29,62±4,64) ve İşten Ayrılma Niyeti ölçeği puan ortalaması ise (15,53±3,34) olarak saptanmıştır. Araştırma sonuçlarına göre araştırmaya katılan sağlık personelinin yüksek düzeyde ikincil travmatik stres, tükenmişlik ve işten ayrılma niyeti olduğu tespit edilmiştir. Ayrıca uyarılmışlık algısının duygusal tükenme algısını pozitif yönde etkilediği ve İkincil Travmatik Stres algısının duyarsızlaşma algısını pozitif yönde etkilediği belirlenmiştir.Öğe Evaluation of the Nursing Services Controlling Process from the Viewpoint of the Nurses and Nurse Managers: A Qualitative Study(2020) Bekar, Ebru Özen; Baykal, ÜlküObjective: The objective was to present the viewpointsof nurses and nurse managers regarding the nursing services controllingprocess. Material and Methods: This qualitative study was conductedwith 30 nurses and 30 nurse managers in three different hospitals. Individualin-depth interviews were employed to determine the views ofthe nurses and nurse managers, and the data were obtained were evaluatedby thematic analysis. Themes and subthemes were generatedbased on the literature and the data obtained. Results: Four mainthemes emerged: the objective of the controlling process, its benefits,problems experienced during the controlling process and the effects ofbeing controlled. In our study, it was found that the objectives of thecontrolling process were not adequately communicated with the nursesand that the controlling process was negatively perceived. In these hospitals,nurses and nurse managers stated different objectives for the controllingprocess. More than half of the nurses indicated that thecontrolling process provided no benefits for nursing services. Moreover,nurse managers as well as nurses declared that they experiencedproblems as well as stress during the controlling process. On the otherhand, there were some nurses who indicated that the controlling processwas beneficial for nursing services and that the interaction with theirmanagers provided a positive contribution to their personal and professionaldevelopment. Conclusion: Opinions of the nurses and nursemanagers differed regarding the controlling process, possibly creatingnegations during the execution of the process.Öğe Hemşire ve Sosyal Çalışmacıların Mezuniyet Öncesi ve Sonrası Mesleki Benlik Saygılarının Değerlendirilmesi(2017) Bekar, Ebru Özen; Konuk, Dilek Şener; Yılmaz, Çetin; Cangür, ŞengülAMAÇ: Araştırma, hemşire ve sosyal çalışmacıların mesleki benlik saygılarının mezuniyet öncesi ve sonrası değişimlerini değerlendirmek amacıyla yapılmıştır.YÖNTEM: Araştırma tanımlayıcı tiptedir. Mezuniyet öncesi 112 öğrenci ile araştırmaya başlanmış, mezuniyetten bir yıl sonra katılımcıların 40'ına ulaşılmıştır. Araştırmada bu 40 kişinin mezuniyet öncesi ve sonrası verileri değerlendirilmiştir. Veri toplama aracı olarak, "Mesleki Benlik Saygısı Ölçeği" kullanılmıştır. Bu ölçek örneklem grubuna mezuniyet öncesi ve mezuniyetten bir yıl sonra olmak üzere iki kez uygulanmıştır. Araştırma verilerinin analizinde, nicel değişkenlerin gruplar arası karşılaştırmasında Mann-Whitney U testi, kategorik değişkenler arasındaki ilişkilerde Pearson Chi-square ve Fisher' Exact testleri kullanılmıştır. BULGULAR: Bu çalışmada, katılımcıların "Mesleki Benlik Saygısı Ölçeği"nden aldıkları puanlar incelendiğinde, hemşirelik bölümünde okuyan son sınıf öğrencilerinin puan ortalaması 114,7217,32, sosyal hizmet bölümünde okuyan öğrencilerin puan ortalaması 121,1817,63 olarak belirlenmiştir. Hemşirelik bölümü ve sosyal hizmet bölümü öğrencilerinin mezuniyetten bir yıl sonra ölçülen mesleki benlik saygısı ölçek puanları mezuniyet öncesi ölçülen değerlerden anlamlı düzeyde düşük bulunmuştur (p0,001; p0,001). SONUÇ: Hemşire ve sosyal çalışmacıların mesleki benlik saygılarının mezuniyet öncesi ve sonrası değişimlerini değerlendirebilmek amacıyla yapılan bu çalışmada, hemşire ve sosyal çalışmacıların mezuniyet sonrası mesleki benlik saygılarında düşme olduğu görülmüştür.Öğe Hemşirelik Öğrencilerinin Toplumsal Cinsiyet Rollerine İlişkin Tutumları(2016) Aydın, Meryem; Bekar, Ebru Özen; Gören, Şerife Yılmaz; Sungur, Mehmet AliToplumsal cinsiyet rolleri; geleneksel olarak kadınlarla ve erkeklerle ilişkili olduğu kabul edilen rolleri ifade etmekte ve toplumda kültürel olarak kadına ve erkeğe uygun görülen kişilik özellikleri ve davranışları içermektedir. Toplumsal cinsiyet rolleri, toplumsal cinsiyet algısına paralel olarak toplumun tüm değerlerinden etkilenmektedir. Geleneksel-ataerkil bakış açıları toplumda kadınların statüsünü olumsuz yönde etkilemekte ve kadınların toplum içerisinde istenilen statüye ulaşmasını engelleyerek erkeklerin gerisinde kalmasına neden olmaktadır. Çoğunluğunu kadınların oluşturduğu ve insanlara yaşamlarının bir döneminde etkisi olan hemşirelik mesleğinin toplumsal cinsiyet rollerine bakışı önemlidir. Bu araştırma, bir sağlık yüksekokulunda öğrenim gören hemşirelik öğrencilerinin lisans eğitimi sürecinde toplumsal cinsiyet konusundaki tutumları ile bununla ilişkili olabilecek faktörleri belirlemek amacıyla yapılmıştır. Çalışma, tanımlayıcı tipte bir araştırmadır. Araştırmanın evrenini bir sağlık yüksekokulunda öğrenim gören, araştırmanın yapıldığı dönem olan 01 Eylül-01 Aralık 2015 tarihleri arasında okula devam eden ve araştırmaya katılmayı kabul eden 217 öğrenci oluşturmuştur. Veri toplama aracı olarak, öğrencilerin sosyodemografik özellikleri ve araştırma kullanımında etkili olabileceği düşünülen faktörleri belirlemek amacıyla hazırlanan, 12 sorudan oluşan "Tanıtıcı Bilgi Formu" ile "Toplumsal Cinsiyet Rolleri Tutum Ölçeği" ölçeği kullanılmıştır. Çalışmadaki tüm verilerin tanımlayıcı istatistikleri hesaplanmıştır. Öğrencilerin toplumsal cinsiyet rolleri ölçeğinden aldıkları toplam puan ortalaması 104,7612,67 olup öğrencilerin toplumsal cinsiyet rollerine ilişkin tutumlarının eşitlikçi yönde olduğu ve hemşirelik eğitiminin eşitlikçi tutuma olumlu etkisinin olduğu görülmüştür.Öğe Investigation of the Control Process in Nursing Care Management: A Qualitative Study(2020) Bekar, Ebru Özen; Baykal, ÜlküAim: This study aimed to determine how nurse managers managed nursing care control processes at hospitals.Method: This study was conducted using a qualitative method in a phenomenological research design. The study sample consisted of nurse managers and nurses from a research and application hospital at a state university, a state hospital, and a private hospital affiliated with the Ministry of Health. The maximum variation sampling method was used because it provided the maximum potential of reflecting the diversity of the participants that formed the groups. A total of 60 nurses, including 10 executives and 10 clinical nurses from each institution, were interviewed. The data were obtained using semi structured in-depth interview questions and analyzed using a thematic analysis method.Results: Each hospital’s nursing care controlling system was hierarchically structured. However, the control process, assessment criteria, and management culture differed among the hospitals. The top and midlevel executives’ control methods were similar. They conducted control using data flow such as patient information and indicators. However, junior executives conducted observation-based control. In addition, nursing care executives did the planning in consideration of the subordinates’ lack of experience, presence of a problematic worker, and process development studies in the determination of control intervals.Conclusion: There were differences in the operation of the control processes based on the organizational structure of the hospitals. The controlling systems at the university hospital and state hospital studied were not effectively planned, but they maintained ordinary control.Öğe An investigation of the relationship between smartphone addiction and job performance of healthcare employees(Wiley, 2022) Alan, Handan; Bekar, Ebru Özen; Güngör, SerkanPurpose To determine the smartphone addiction and employee performance levels of healthcare personnel working in a university hospital and to investigate their relationship. Design and Method This study is descriptive and correlational design. The data collection tool consisted of the Descriptive Information Form, Smartphone Addiction Scale, and Employee Performance Scale. Findings The majority of participants were female, aged 30 and younger, working night shifts, and physicians. The majority of those who run out of monthly data bundles said they purchase once-off bundles. There was a negative statistically significant relationship between smartphone addiction and employee performance. Practice Implications Healthcare employees' level of smartphone addiction adversely affects employee performance and it is recommended for the managers of the institution to develop internal strategies to prevent those effects.Öğe Sağlık Bakımı Alan Hastaların Toplumsal Cinsiyet Bakış Açısı: Hekimler ve Hemşireler(2023) Çiftçioğlu, Gülcan; Bekar, Ebru Özen; Alan, HandanAmaç: Bu çalışma, yataklı tedavi kurumlarında sağlık bakımı alan hastaların toplumsal cinsiyet bakış açısından hekim ve hemşirelerde cinsiyet tercihlerini ve bu tercihlerinin nedenlerini irdelemek amacıyla, tanımlayıcı tasarımda yapılmıştır. Yöntem: Araştırmanın evreni, Mardin ili ve Kızıltepe ilçesinde bulunan devlet hastanelerinde yatan hastalar oluştururken, örneklemini ise hastanede yatan ve araştırmaya katılmayı kabul eden 18 yaş ve üstü 600 hasta oluşturmuştur. Veriler, anket formu kullanılarak yüz yüze yöntemi ile toplanmıştır. Anket formu, 15 sorudan oluşmakta ve bu soruların sekizi kapalı uçlu, yedisi açık uçludur. Verilerin analizinde IBM SPSS Statistics 21 programı kullanılmış ve veriler %95 güven aralığında, p<0,05 anlamlılık düzeyinde incelenmiştir. Çalışma tanımlayıcı tipte gerçekleştirildiği için bulguların sunumunda sayı, yüzde dağılımı ve çapraz tablo kullanılmıştır. Bulgular: Araştırmaya katılan hastaların çoğu erkek (%50,3), evli (%70,5) ve diplomasız okuryazarlar/ilkokul eğitimi almış bireylerden oluşmaktadır. Katılımcıların yaş ortalaması 43,86 (SS=18,12)’dır (Min=18, Max=90). Hastaların hemşire ve hekim tercihlerinde cinsiyete yönelik tutumları ile kişisel özelliklerin dağılımı incelendiğinde, kadın hemşire tercih etme oranının erkeklerde (%20,1) kadınlardan (%61,3) daha düşük olduğu görülmektedir. Erkek hastaların çoğunluğu (%61,2) cinsiyet tercihinde kararsız olduğunu belirtmiştir. Buna karşılık hekim tercihinde hem kadın (%40,4) hem de erkek (56,7) hastaların çoğunluğunun erkek hekim tercih ettikleri saptanmıştır. Yapılan karşılaştırma testinde hem hemşire hem de hekim tercihi ile hastaların cinsiyeti arasında istatistiksel olarak anlamlı fark olduğu belirlenmiştir (p<0,001). Sonuç: Çalışmaya katılan hastaların hemşire tercihinde kadın hemşireye eğilim varken, hekim tercihlerinde erkek hekime eğilim olduğu görülmektedir. Cinsiyet tercihinin nedenleri incelendiğinde, ilk sırada “mahremiyet” belirtilmiştir. Burada kadın hastaların kadın hemşire, erkek hastaların erkek hemşire istedikleri görülmektedir.Öğe Servis Sorumlu Hemşirelerine Verilen Eğitiminin Yeterlilik Algılarına Etkisi: Yarı-Deneysel Çalışma(2023) Bekar, Ebru Özen; Alan, HandanAmaç: Araştırmanın amacı servis sorumlu hemşirelerine verilen yönetici geliştirme eğitiminin yeterlilik algılarına etkisinin değerlendirilmesidir. Gereç ve Yöntem: Araştırma ön test ve son test kontrol gruplu yarı deneysel model olarak yürütülmüştür. Çalışma ve kontrol grubu birbirine benzer iki üniversite hastanesinde 54 servis sorumlu hemşiresi ile yürütülmüştür. Araştırmada evrenin tamamı örneklem olarak alınmıştır. Çalışma öncesi ve sonrası değerlendirmede “Servis Sorumlu Hemşiresi Yeterlilik Değerlendirme Ölçeği” kullanılmıştır. Bulgular: Araştırmaya katılan yönetici hemşirelerin çoğunluğunun lisans mezunu olmasına karşın çalışma grubunun (Ç) %7,4 ve kontrol grubunun (K) %3,7’sinin yönetim ile ilgili eğitimi aldıkları görülmüştür. Çalışma grubunun ön test servis sorumlu hemşiresi yeterlilik puanları 4,03 iken son testte 4,40, kontrol grubunun ise ön test servis sorumlu hemşiresi yeterlilik puanları 3,99 iken son testte 4,03 bulunmuştur. Sonuç olarak müdahale öncesinde homojen olan puanlar müdahale sonrasında deney grubu lehine yükselmiştir. Sonuç: Bu çalışmanın sonuçları, yönetici eğitimi ile servis sorumlu hemşirelerinin yetkinliğinin geliştirilebileceğini göstermektedir. Hastanelerde, hemşirenin atanacağı yönetsel pozisyona uygun eğitimlerin verilmesi ve atama sonrası da yetkinlik alanlarıyla uyumlu yönetici geliştirme eğitimlerinin sürdürülmesi önemlidir.Öğe Working in the Tracing Team during the COVID-19 Pandemic Process(2022) Kavaslar, İbrahim; Bekar, Ebru ÖzenAim: The present study was carried out to investigate what the healthcare professionals working in the tracing team experienced during the COVID-19 pandemic process. Materials and Methods: The research, designed in a qualitative pattern, was based on a phenomenological approach. Interviews were conducted with 13 healthcare professionals working in the tracing team, who was selected with the purposeful and maximum variation sampling method. In the research, a semi-structured questionnaire consisting of 9 questions prepared. The questionnaire was finalized by taking the opinions of four expert academicians. Consent was obtained from the participants for the use of a voice recorder during the interviews. Results: Considering the personal and professional status variables of the participants, it was determined that the mean age was 31.7 (27-43) years and the total working period in the institution was 8.8 (1-25) years. Research findings were analyzed under three main themes and nine sub-themes as follows: feelings (anxiety, fear, and happiness-pride), problems (lack of orientation, problems in working conditions, and communication with patients), and family (fear of infecting others, missing, and childcare issues). Conclusion: These results emphasize the importance for health services of evaluating the feelings and problems experienced by the tracing teams working on the front lines during the COVID-19 pandemic process. It is important that managers take effective steps in order to carry out orientation activities for healthcare professionals who have just started to work in this field, to improve the working conditions of the tracing teams, and to provide support to the employees.Öğe Yeni Hemşirelerin Yaşadıkları Sorunlar ve İş Stres Düzeyleri(2022) Bekar, Ebru Özen; Gökoğlan, EbruAmaç: Çalışma, işe yeni başlayan hemşirelerin yaşadıkları sorunları ve iş stres düzeylerini belirlemek amacıyla gerçekleştirildi. Gereç ve Yöntem: Tanımlayıcı-kesitsel nitelikteki bu çalışma İstanbul ilinde Ocak 2019-Aralık 2020 tarihleri arasında, bir özel hastane ve bir devlet hastanesinde çalışan en fazla bir yıllık mesleki deneyime sahip 161 hemşire ile yapılmıştır. Araştırmada iş stres düzeylerini belirlemek için Rizzo, House ve Lirtzman tarafından 1981 yılında geliştirilen ve Güngör tarafından 1997 yılında Türkçeye uyarlanan “İş Stres Ölçeği” kullanılmıştır. Çalışma verileri değerlendirilirken kategorik değişkenler için sıklıklar, sayısal değişkenler için ise tanımlayıcı istatistikler verilmiştir. İki bağımsız grup arasındaki farklılıklar bağımsız örneklem t testi ile incelenmiştir. İkiden fazla bağımsız grup arasındaki farklılıklar ise tek yönlü ANOVA ile analiz edilmiştir. Bulgular: Yeni hemşirelerin iş stres düzeyleri “İş Rolü Belirsizliği” (14.27±4.3), “İş Rolü Uyumsuzluğu” (23.95±5.7) ve “İş Rolü Yükü” (7.71±1.7) tüm alt boyutlarda orta düzeyde olduğu ve yeni hemşirelerin iş stres düzeylerinin çalışma ortamında yaşadıkları sorunlardan etkilendiği görülmüştür. Sonuç: İşe yeni başlayan hemşirelerin iş stres seviyeleri, çalışma ortamında yaşadıkları sorunlardan etkilenmektedir. Bu nedenle yeni işe başlayan hemşirelerin iş stres düzeylerinin düşürülmesin de yönetici hemşirelere önemli sorumluluklar düşmektedir.