AN EXAMINATION OF POST SOVIET PERIOD RUSSIAN FOREIGN POLICY FROM SOCIAL CONSTRUCTIVIST PERSPECTIVE: THE CASE OF SERBIA AND ARMENIA

Küçük Resim Yok

Tarih

2022

Dergi Başlığı

Dergi ISSN

Cilt Başlığı

Yayıncı

Uluslararası İlişkiler ve Politika Derneği (ULİPOD)

Erişim Hakkı

info:eu-repo/semantics/openAccess

Özet

Social constructivism is an approach that became effective in international relations with the collapse of the Soviet Union. Constructivists opposed the rationalist theories' use of purely material elements to explain state behavior. They emphasized the importance of concepts such as identity, religion and culture in the foreign policy formation process, claiming that these elements are insufficient to explain the foreign policy behaviors of states. They argued that identities are decisive in determining the foreign policy preferences of states. Constructivists, who examine the identities of states on a national and international scale, argue that identity is built by shared values between societies. In this study, after explaining the social constructivist approach, the innovations it brought to the discipline of international relations were discussed. Then the concept of identity; definition, its place in social constructivism, and its ethnic and religious characteristics. Then, Russia's policies towards Serbia and Armenia, in particular the Bosnia-Herzegovina War and the Nagorno-Karabakh Wars, were discussed from the perspective of social constructionism. The argument of social constructivists that states' identities can change in line with their interests explains Russia's policies that changed in the Bosnia and Herzegovina War and the Karabakh Wars.
Sosyal inşacılık uluslararası ilişkilerde Sovyetler Birliği’nin dağılmasıyla etkili olmuş bir yaklaşımdır. İnşacılar, rasyonalist teorilerin devlet davranışlarını açıklarken salt maddi unsurları kullanmalarına karşı çıkmışlardır. Bu unsurların devletlerin dış politika davranışlarını açıklamada yetersiz kaldığını ileri sürerek kimlik, din, kültür gibi kavramların dış politika oluşum sürecindeki önemini vurgulamışlardır. Kimliklerin, devletlerin dış politika tercihlerinin belirlenmesinde belirleyici olduğunu savunmuşlardır. Devletlerin kimliklerini, ulusal ve uluslararası boyutta inceleyen inşacılar, kimliğin toplumlar arasında paylaşılan ortak değerlerle inşa edildiğini ileri sürmektedir. Bu çalışmada, sosyal inşacı yaklaşım açıklandıktan sonra uluslararası ilişkiler disiplinine getirdiği yenilikler tartışılmıştır. Daha sonra kimlik kavramı; tanımı, sosyal inşacılıktaki yeri, etnik ve dini özellikleri ile incelenmiştir. Ardından Bosna-Hersek Savaşı ve Dağlık Karabağ Savaşları özelinde Rusya’nın Sırbistan ve Ermenistan’a yönelik politikaları sosyal inşacılık perspektifinden ele alınmıştır. Sosyal inşacıların savundukları devletlerin kimliklerinin çıkarları doğrultusunda değişime uğrayabileceği savı, Rusya’nın Bosna Hersek Savaşı ve Karabağ Savaşları’nda değişime uğrayan politikalarını açıklamaktadır.

Açıklama

Anahtar Kelimeler

Palestine Social Constructivism|Identity|Russian Foreign Policy|Bosnia-Herzegovina War|Nagorno-Karabakh Wars|Sosyal İnşacılık|Kimlik|Rus Dış Politikası|Bosna-Hersek Savaşı|Dağlık Karabağ Savaşları

Kaynak

Uluslararası İlişkiler ve Politika Dergisi

WoS Q Değeri

Scopus Q Değeri

Cilt

2

Sayı

1

Künye