Klasik Ontolojik Delil ve “Kendisinden Daha Mükemmeli-Büyüğü Tasavvur Edilemeyen Şey”

dc.contributor.authorTevfikoğlu, Fatih Gökhan
dc.date.accessioned2024-12-28T20:21:11Z
dc.date.available2024-12-28T20:21:11Z
dc.date.issued2021
dc.description.abstractKlasik ontolojik delil, Tanrı’nın varlığı hakkında öne sürülen delillerden biridir. Bu delillendirmede, zihindeki Tanrı kavramına dayanarak Tanrı’nın mükemmelliği sebebiyle sadece zihinde olamayacağı, zihnin dışında da var olması gerektiği iddia edilmektedir. Ontolojik delillendirme birçok filozof tarafından tekrar üzerine düşünülmüş ve yeniden inşa edilmiştir. Bugün dahi eleştiri ve savunularla oluşmuş konuya has literatür üzerinden felsefî konuşmalar devam etmektedir. Bu delillendirme biçimi hakkında lehte ve aleyhte yapılan değerlendirmelerden her biri gerçeklik iddiası taşımaktadır. Bu çalışmada öncelikle Anselm’in klasik ontolojik delillendirmede kullandığı argümanlar üzerine değerlendirmeler yapılarak, ontolojik delillendirme argümanlarının aklîliği araştırılacaktır. Ontolojik argümanın çevirilerinde “kendisinden daha mükemmeli düşünülemeyen” ile “kendisinden daha büyüğü düşünülemeyen” ifadelerinin birbiri yerine tercih edilebildiği görülmektedir. Bu makalede, niceliksel büyüklük konusundaki problem, çevirilerden hareketle, varsayılmıştır. Sonrasında, mükemmellik konusunda da problemli bir alanın mevcut olduğu iddia edilmiştir. Klasik ontolojik delil, dış dünya-zihin ayrımı varsaymaktadır. Tanrı’nın mükemmelliği, insanın kendisi üzerinden bildiği yetkinlikler ile açıklanmaktadır. İnsanın arzu ve idealleri Tanrı’nın neliğinin anlaşılmasında kritik öneme sahiptir. Başka bir problem, “mümkün” kavramı üzerinden belirlenmiştir. “Mümkün” sınırlar içinde tasavvur edilen bir Tanrı, dinin Tanrı anlayışından farklı bir Tanrı anlayışını benimsemeyi beraberinde getirebilmektedir. İşte tüm bunlar, klasik ontolojik delilde birçok problem ve çelişkinin tespit edilebileceğini göstermektedir. İnsan merkezli açıklanmak durumunda kalınan “kendisinden daha mükemmeli tasavvur edilemeyen şey”, insanın kendi zihnine ve bilincine yönelik bir olumlama çabası olarak anlaşılmalıdır. Bu yüzden “mükemmellik” adı altındaki yetkinlikler, insanın özlem duyduğu yetkinliklere tekabül eder. Sonuçta, klasik ontolojik delil başka problemlerin ortaya çıkmasına neden olmaktadır.
dc.identifier.dergiparkDergiPark: 1019927
dc.identifier.endpage247
dc.identifier.issn2619-9750
dc.identifier.issn2619-9750
dc.identifier.issue2
dc.identifier.startpage234
dc.identifier.urihttps://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/2066836
dc.identifier.urihttps://dergipark.org.tr/tr/pub/duifad/issue/67663/1019927
dc.identifier.urihttps://hdl.handle.net/20.500.12684/16389
dc.identifier.volume5
dc.language.isotr
dc.publisherDüzce Üniversitesi
dc.relation.ispartofDüzce Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dergisi
dc.relation.publicationcategoryMakale - Ulusal Hakemli Dergi
dc.rightsinfo:eu-repo/semantics/openAccess
dc.snmzKA_20241228
dc.subjectDin Felsefesi
dc.subjectOntolojik Argüman
dc.subjectZihin
dc.subjectTanrı
dc.subjectAnselm
dc.subjectMükemmel
dc.subjectReligion, Society and Culture Studies
dc.titleKlasik Ontolojik Delil ve “Kendisinden Daha Mükemmeli-Büyüğü Tasavvur Edilemeyen Şey”
dc.typeArticle

Dosyalar

Orijinal paket
Listeleniyor 1 - 1 / 1
Yükleniyor...
Küçük Resim
İsim:
Tam Metin / Full Text
Boyut:
713.64 KB
Biçim:
Adobe Portable Document Format