Varoluş felsefesinde bir uyumsuzluk portresi olarak Kafkaesk temsiller: Dava (le procès,1962) filmi örneği

Küçük Resim Yok

Tarih

2025

Dergi Başlığı

Dergi ISSN

Cilt Başlığı

Yayıncı

Cankiri Karatekin University

Erişim Hakkı

info:eu-repo/semantics/openAccess

Özet

Varoluşçu felsefenin temel aldığı ‘‘var olma’’ insanın kendini tanıma, bilme meselesi insanlık tarihi kadar eski olup, kendini farklı boyutlarda güncelleyen bir konudur. 20.yüzyıl yaşanan savaşlar, teknolojik gelişmeler toplumsal ihtiyaçların ve temsillerin dönüşümü gibi dinamikler, çağın kendi içinde yarattığı kırılmalarla birlikte derin bir belirsizlik ortamı doğurmuştur. Bu bağlamda, bireyin içinde bulunduğu dönüşüm çağında yaşadığı uyumsuzluk hissi, onu içsel bir sorgulamaya ve anlam arayışına yöneltmiş; yabancılaşma, yalnızlık, kimlik bunalımı ve yaşamı anlamlandırma çabası gibi temalar aracılığıyla duygu dünyasını ifade etme ihtiyacını doğurmuştur. Söz konusu temalar; edebiyat, felsefe, sanat ve sinema gibi disiplinlerde bireyin varoluşsal deneyimlerinin yansıtıldığı temel unsurlar olarak öne çıkmaktadır. Franz Kafka, varoluş felsefesine özgü yalnızlık, yabancılaşma, absürtlük ve kimlik bunalımı gibi öğeleri eserlerinde yoğun biçimde işleyerek, kendine özgü “Kafkaesk” anlatı biçimini oluşturmuştur. Sinema ise, varoluşçu ve Kafkaesk temaların güçlü bir birleşimi olarak, bireyin varoluşsal sorgulamalarını ve toplumsal yabancılaşma deneyimlerini görsel ve işitsel bir anlatımla çok katmanlı biçimde aktarma potansiyeli taşımaktadır. Bu temaların doğasında yer alan anlamsızlık, yabancılaşma ve çaresizlik duygusu; sinema aracılığıyla derinleştirilerek karakterlerin içsel dünyaları ile içinde bulundukları dışsal sistemler arasındaki çatışmalar görünür kılınır. Böylelikle sinema, bireyin özgürlük arayışı ile bürokratik, absürd ya da totaliter sistemlerin baskısı arasındaki gerilimi dramatik bir yapı içerisinde sunarak, anlam yaratma çabasının önündeki engelleri temsilleştirme olanağı sağlar. Bu çalışmanın amacı, varoluşçu felsefenin temel ilkelerini Kafkaesk anlatı biçimi çerçevesinde ve sinema anlatıları özelinde incelemektir. Bu doğrultuda, Orson Welles’in yönetmenliğini yaptığı Dava (Le Procès,1962) adlı film, nitel metin çözümlemelerinden biri olan betimsel analiz yöntemiyle ele alınmış ve anlatının hem varoluşçu felsefenin temel argümanlarıyla hem de Kafkaesk biçemle örtüşen temsiller sunduğu sonucuna ulaşılmıştır.

Açıklama

Anahtar Kelimeler

Absürd/saçma, Kafkaesk, Kimlik Bunalımı, Varoluşçuluk Yabancılaşma

Kaynak

Art-ekin Sanat Tasarım Dergisi

WoS Q Değeri

Scopus Q Değeri

Cilt

Sayı

1

Künye