Çocukluk Çağı Tekrarlayan İdrar Yolu Enfeksiyonlarının Klinik Özellikleri Ve Görüntüleme Yöntemleri ile Değerlendirilmesi

dc.contributor.authorKaradoğan, Meriban
dc.contributor.authorYildiz, Nurdan
dc.contributor.authorErgüven, Müferet
dc.date.accessioned2026-07-01T11:30:36Z
dc.date.available2026-07-01T11:30:36Z
dc.date.issued2024
dc.departmentDüzce Üniversitesi
dc.description.abstractGiriş ve Amaç: Çocukluk çağının oldukça yaygın enfeksiyonlarından olan üriner sistem enfeksiyonları, akut ve uzun dönemde komplikasyonlara neden olabilmektedirler. Bu retrospektif çalışmada, tekrarlayan idrar yolu enfeksiyonu (İYE) tanısı alan hastaların, klinik özellikleri ve renal skar gelişimi için risk faktörlerinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Yöntem: Temmuz 1987-Aralık 2008 tarihleri arasında Göztepe Eğitim ve Araştırma Hastanesi Çocuk Nefroloji Polikliniği’ne başvuran 791 hastanın başvuru yaşı, şikayeti, cinsiyeti ve görüntüleme yöntemleri kaydedildi. Çalışma verileri değerlendirilirken tanımlayıcı istatistiksel metodlar ve ki-kare test kullanıldı. Bulgular: Hastaların %77 (n=609)’i kız, %23 (n=182)’i erkek; yaş ortalaması 5,27±3,74 idi. En sık şikayetler ateş (%42,2), karın ağrısı (%27,3), idrar kaçırma (%18,6) idi. USG ile 220 hastada üriner sistemde patoloji tespit edildi. Voiding sistoüreterografi ile 293 hastada (%37) vezikoüreteral reflü (VUR), dimerkapto-süksinik asit sintigrafi ile 165 hastada (%20,9) skar, 28 hastada (%3,5) hipoaktivite saptandı. Erkek çocuklarda VUR oranı (%46,2; n=84), kız çocuklardan (%34,3; n=209) yüksek bulundu (p<0.01). VUR görülen çocuklarda skar görülme oranı (%34,8; n=102), görülmeyenlerden (%12,7; n=63) ve febril İYE geçiren hastalarda skar oranı (%30, n=101), afebril İYE geçirenlerden (%14, n=64) yüksek bulundu (p<0,01). Üriner sistemi anatomik ve fonksiyonel olarak normal olan olguların %11,1’inde skar mevcuttu. USG’ nin VUR tespitinde duyarlılığın %33,10; özgüllüğün %81,73; skar tespitinde duyarlılığın %37,5, özgüllüğün %96,8 olarak bulundu. Sonuç: Üriner sistem enfeksiyonları ciddi komplikasyonlara yol açabilmesi nedeni ile önemini hala korumaktadır. Her yaş grubunda tekrarlayan enfeksiyonda ilk görüntüleme yöntemleri USG ve Tc-DMSA olmalıdır. USG, VUR ve skar saptamada etkin değildir. USG’de pelvik dilatasyon ve/veya DMSA’da skar saptanan hastalarda yüksek dereceli reflü olasılığı artmış olduğundan VCUG mutlaka yapılmalıdır.
dc.identifier.dergipark1400200
dc.identifier.endpage238
dc.identifier.issn2717-8994
dc.identifier.issn2717-8994
dc.identifier.issue2
dc.identifier.orcid0000-0002-8024-7876
dc.identifier.orcid0000-0001-6805-5313
dc.identifier.orcid0000-0002-3255-1208
dc.identifier.startpage233
dc.identifier.urihttps://hdl.handle.net/20.500.12684/22692
dc.identifier.volume7
dc.language.isotr
dc.publisherKocaeli Üniversitesi
dc.relation.ispartofActa Medica Nicomedia
dc.relation.publicationcategoryMakale - Ulusal Hakemli Dergi - Kurum Öğretim Elemanı
dc.rightsinfo:eu-repo/semantics/openAccess
dc.snmzKA_DergiPark_20260623
dc.subjectçocuk
dc.subjectidrar yolu enfeksiyonları
dc.subjectskar
dc.subjectvezikoüreteral reflü
dc.titleÇocukluk Çağı Tekrarlayan İdrar Yolu Enfeksiyonlarının Klinik Özellikleri Ve Görüntüleme Yöntemleri ile Değerlendirilmesi
dc.typeArticle

Dosyalar