Sabahattin Ali’nin Hikâyelerinde Bürokrasi ve Memurlar

Küçük Resim Yok

Tarih

2019

Dergi Başlığı

Dergi ISSN

Cilt Başlığı

Yayıncı

Kırgızistan Türkiye Manas Üniversitesi

Erişim Hakkı

info:eu-repo/semantics/openAccess

Özet

Türk edebiyatının önemli öykücülerinden biri olarak kabul edilen Sabahattin Ali, hikâyelerinde genel olarak Anadolu’yu ve Anadolu insanını çeşitli açılardan, toplumsal gerçekçi bir tavır ve derinlemesine bir bakışla ele alır. Bu hikâyelerde şehir, kasaba ve köylerde görev yapan asker ve sivil memurlar; zihniyetleri,  halkla ilişkileri ve olay/durumlar karşısındaki tutum ve davranışları ile mercek altına alınır. Bu öykülerde, modern ya da modernleşme sürecindeki toplumlarda olduğu gibi “jandarma” şiddetin adeta somutlaştığı bir sınıfı temsil eder ve daha çok patrimonyal tip özelliği sergiler. “Sembolik şiddeti” tesis eden bir zümre olarak jandarma ve polisin kendine has işkence, itiraf ve sorgu metotları vardır. Bu memurlar, yazar için bir zihniyeti sorgulamanın aracı olmuşlardır. Gardiyanlar, rüşvet ve irtikâbın kucağına düşmüşken valiler, işgüzar kimselerdir. Kaymakamlar, realiteye ve halka uzaklığı temsil eden tipler olup müddeiumumilerin, idareimaslahatçı olduğu görülür. Doktor ve hastane görevlilerinin yozlaştığı bir düzende diğer memurlar da halka yabancı, acımasız, anlayışsız, kindar, rüşvetçi ve menfaatçidir. Çoğu zaman kendini devletle özdeşleştiren bu memurlar, asıl şahsiyetlerini de kaybetmişlerdir. Bu tutum ve davranışlar, halk üzerinde olumsuz intibalar bırakmış, toplumsal bilinçdışına damga vurmuştur. Böyle bir ortamda Sabahattin Ali öyküleriyle, halka ve insanımıza duyduğu merhameti ve sevgiyi, onların tarafında yer alarak ortaya koyar.
Sabahattin Ali, who is admitted as one of the important storyteller of Turkish Literature, deals generally with Anatolia and Anatolian people from various perspectives with social realistic attitude and a deeply view. In these stories, soldiers and civil servants who work in city, town and villages are examined closer with their mentality, public relations, attitude and behaviors against events/situations. In these tales, gendarme in societies in the process of modernization or modern represents a class that violence become concrete and displays mostly patrimonial characteristic type. Gendarme and police as a coterie that forms ‘Symbolic violence’ have specific torture, confession and interrogation methods. These civil servants have become a tool of interrogating a mentality for writer. While guardians are in bribery and corruption, governors are meddlesome persons. Public prosecutors are seen as ones who does things on a day to day basis. While district governors are characters which represent distance to reality and public. In a system that doctors and hospital attendants are degenerating, other civil servants are stranger to public, cruel, inconsiderate, vindictive, grafter and self-seeker. These civil servants, who mostly identify themselves with the state have lost their main personality as well.  These attitudes and behaviors have left negative impressions on public and imbedded in social subconscious. In such an environment, Sabahattin Ali, with his stories, reveals his compassion and love to public and people by standing their side. 

Açıklama

Anahtar Kelimeler

Sabahattin Ali|öykü|bürokrasi|memurlar.|Sabahattin Ali|Story|Bureaucracy|Servants

Kaynak

MANAS Journal of Social Studies

WoS Q Değeri

Scopus Q Değeri

Cilt

8

Sayı

1

Künye