Üstbiliş ve kişilik arası ilişkilerin major depresif bozukluk tanılı hastalarda ve sağlıklı bireylerde incelenmesi

Küçük Resim Yok

Tarih

2022

Dergi Başlığı

Dergi ISSN

Cilt Başlığı

Yayıncı

Düzce Üniversitesi

Erişim Hakkı

info:eu-repo/semantics/openAccess

Özet

Amaç: Bu çalışmada Major Depresif Bozukluk tanılı hastaların ve psikiyatrik tedavi öyküsü olmayan kontrol grubunun üstbiliş ve kişilik özellikleri açısından karşılaştırılması, hasta grubunda üstbiliş ve kişilik özelliklerinin depresyonla ilişkisinin saptanması amaçlanmıştır. Gereç ve Yöntem: Bu çalışma Ağustos 2021 – Nisan 2022 tarihleri arasında Düzce Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri Polikliniği'ne başvuran, DSM-V tanı ölçütlerine göre Major Depresif Bozukluk tanısı konmuş, çalışmaya katılmayı kabul eden 120 hasta ve hasta grubuna çeşitli demografik özellikler açısından benzer, psikiyatrik tanı ve tedavi öyküsü olmayan 72 sağlıklı birey üzerinde yürütülmüştür. Çalışmaya katılan kişilere veri toplama amaçlı Sosyo-Demografik Veri Formu, Mizaç ve Karakter Envanteri (MKE), Üstbiliş Ölçeği-30 (ÜBÖ-30) ve Beck Depresyon Ölçeği (BDÖ) verilmiştir. Bulgular: Sonuçlara göre, hasta grubunun kontrol grubundan daha yüksek zarardan kaçınma, kendini aşma ve daha düşük kendini yönetme, iş birliği yapma ve sebat etme puanı olduğu görülmüştür. Ayrıca hasta grubundaki kişilerin kontrol grubundakilere göre daha fazla uyumsuz üstbilişsel inançlarının olduğu görülmüştür. Hem hasta hem de kontrol grubunda kişilik ve üstbilişsel inançlar arası korelasyonlar mevcuttur. Aracılık analizlerine göre, hasta grubunda zarardan kaçınma ile depresyon arasındaki ilişkiye bilişsel güven ve düşünceleri kontrol ihtiyacının aracılık ettiği gösterilmiştir. İş birliği yapma ile depresyon arasındaki ilişki için de aynı sonuçlar elde edilmiştir. Kendini yönetme ile depresyon arasındaki ilişkiye kontrol edilemezlik ve tehlike ile ilgili olumsuz inançlar ve düşünceleri kontrol ihtiyacının aracılık ettiği gösterilmiştir. Sonuç: Mevcut çalışmamız bildiğimiz kadarıyla mizaç ve karakter, üstbilişsel inançlar ve depresif bozukluk arasındaki ilişkileri klinik popülasyonda inceleyen ilk çalışmadır. Kişilik boyutları ve depresyon arasındaki ilişkiye üstbilişsel inançların varsayılan aracılık etkisini doğruladık. Sonuçlarımız, kişilikten duygusal bozukluklara uzanan önemli bir üstbilişsel yol olduğunu göstermektedir. Anahtar Kelimeler: Depresyon, üstbiliş, mizaç, karakter, kişilik
Objective: In this study, it was aimed to compare the patients with Major Depressive Disorder and the control group without psychiatric treatment history in terms of metacognition and personality traits, and to determine the relationship between metacognition and personality traits and depression in the patient group. Materials and Methods: This study was conducted with 120 patients who admitted to Düzce University Faculty of Medicine Psychiatry Outpatient Clinic between August 2021 and April 2022 and were diagnosed with Major Depressive Disorder according to DSM-V diagnostic criteria and accepted to participate in the study and 72 healthy individuals who were similar to the patient group in terms of various demographic characteristics and did not have a history of psychiatric diagnosis and treatment. Socio-Demographic Data Form, Temperament and Character Inventory (TCI), Metacognition Scale-30 (MCQ-30) and Beck Depression Scale (BDI) were given to the participants for data collection purposes. Results: According to the results, it was observed that the patient group had higher harm avoidance, self-transcendence and lower self-directedness, cooperativeness and persistence scores than the control group. In addition, it was observed that people in the patient group had more maladaptive metacognitive beliefs than those in the control group. There are correlations between personality and metacognitive beliefs in both the patient and control groups. According to mediation analyzes, it was shown that the relationship between harm avoidance and depression in the patient group was mediated by cognitive confidence and the need to control thoughts. The same results were obtained for the relationship between cooperativeness and depression. It has been shown that the relationship between self-directedness and depression is mediated by the need to control negative beliefs and thoughts about uncontrollability and danger. Conclusion: Our current study is the first to examine the relationships between temperament and character, metacognitive beliefs and depressive disorder in a clinical population. We confirmed the putative mediating effect of metacognitive beliefs on the relationship between personality dimensions and depression. Our results show that there is an important metacognitive pathway from personality to affective disorders.Keywords: Depression, metacognition, temperament, character, personality

Açıklama

Anahtar Kelimeler

Depresyon, üstbiliş, mizaç, karakter, kişilik, Depression, metacognition, temperament, character, personality, Psikiyatri, Psychiatry

Kaynak

WoS Q Değeri

Scopus Q Değeri

Cilt

Sayı

Künye