Çocukluk tanıklığından yetişkinlik deneyimine: Örtük ebeveynden benliğe ve ilişkiye uzanan aktarım

Küçük Resim Yok

Tarih

2025

Dergi Başlığı

Dergi ISSN

Cilt Başlığı

Yayıncı

Düzce Üniversitesi

Erişim Hakkı

info:eu-repo/semantics/closedAccess

Özet

Aile, bireyin dünyaya adım attığı ilk andan itibaren benliğini ve ilişkisel örüntülerini şekillendiren birincil deneyim alanı olarak öne çıkmaktadır. Sağlıklı aileler ise sağlıklı evlilikler üzerine inşa olmaktadır; çünkü evlilik ilişkisi bir ailenin çekirdeğini oluşturur. Evlilik ilişkisi sadece çiftlerle ilişkili bir durum değil, çocuklara da yansıyan bir olgudur. Ebeveynler arası ilişkinin, çocuklukta başlayan ve yetişkinliğe uzanan kalıcı etkiler bıraktığı ve nesiller arası aktarım yoluyla çocukların ilerideki kendi evlilik ilişkilerine yansıdığı bilinmektedir. Ancak bu ilişkinin çocukların iç dünyasında nasıl deneyimlendiğini ve anlamlandırıldığını, ardından kendi benliklerine ve ilişkilerine nasıl yansıdığını, ayrıca bu aktarım sürecine ait gömülü dinamikleri ve sürecin nasıl işlediğini açıklamaya yönelik kavramsal ve kuramsal düzeyde bir boşluk bulunmaktadır. Söz konusu boşluktan hareketle, bu araştırma çocuklukta ebeveynler arası ilişkiye tanıklığın bireyler tarafından hangi bağlamsal koşullarda nasıl anlamlandırıldığını, hangi duygulanımsal ve etkileşimsel işlemlemeler yoluyla içsel ve ilişkisel örüntülere dönüştüğünü ve yetişkinlikte özellikle evlilik ilişkisi bağlamında nasıl yeniden üretildiğini açıklayan özgün bir süreç modeli geliştirmeyi amaçlamaktadır. Bu amaç doğrultusunda, katılımcı deneyimlerinden elde edilen kavramsal kategoriler temel alınarak yeni bir kuramsal model geliştirebilmek için nitel araştırma desenlerinden gömülü teori benimsenmiştir. Araştırmanın katılımcıları, ölçüt ve kuramsal örnekleme yöntemleriyle belirlenen 8 kadın ve 5 erkek olmak üzere toplam 13 kişiden oluşmaktadır. Veri toplama aracı olarak araştırmacı tarafından geliştirilen yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılmış; her katılımcıyla 2-6 oturum arasında, 1 saat 53 dakika ile 6 saat 12 dakika süren derinlemesine görüşmeler yapılmıştır. Kuramsal doygunluk sağlanıncaya dek sürdürülen veri toplama ve analiz süreci, gömülü teorinin sürekli karşılaştırmalı analiz ilkesi doğrultusunda eşzamanlı yürütülmüştür. Tüm veriler MAXQDA-20’ye aktarılmış; açık, eksen ve seçici kodlama aşamalarıyla kavramsallaştırılmış, ilişkiler kurulmuş ve çekirdek kategori belirlenerek diyagram aracılığıyla süreç modeli görselleştirilmiştir. Bulgular, örtük ebeveynden benliğe ve ilişkiye uzanan aktarım olarak tanımlanan çekirdek kategori etrafında şekillenmiş ve aktarım dinamiklerini açıklayan bir süreç modeli ortaya koymuştur. Analiz sonucunda, kendi içlerinde çeşitli kategoriler barındıran on ana temaya ulaşılmıştır. Araştırma bulguları, ebeveynler arası ilişkinin aile çatısı altında çocuklar için örtük bir ebeveyn işlevi üstlendiğini ve bu örtük ebeveynin çocukların benlik örgütlenmeleri ile ilişkisel örüntülerini nasıl şekillendirdiğini ortaya koymuştur. Çocuklar, anne ve babalarının ebeveynlik ve eşlik rollerini birbirinden net bir şekilde ayrıştırabilmekte; ayrıca ebeveynleri arasındaki ilişkisel dinamiğe bağlı olarak nasıl bir eş olduklarına dair eş ebeveyn temsilleri geliştirmektedir. Bu temsillerin yalnızca bilişsel tanımlamalardan ibaret olmadığı, onlara eşlik eden duygulanımlar, karşılanmamış ihtiyaçlar, korku ve kaygılar ile bu psikolojik dinamiklerden beslenen çıkarımlarla birlikte yapılandığı görülmüştür. Ayrıca katılımcıların eş anne ve eş baba temsillerini, bu temsillere eşlik eden psikolojik dinamiklerle birlikte içselleştirerek benlik temsillerine dönüştürdükleri bulunmuştur. Analizler sonucunda benlik temsillerine dönüşen dört tür eş ebeveyn temsili belirlenmiştir. Bunlar; içselleştirilmiş eş anne, içselleştirilmiş eş baba, karşıt eş anne ve karşıt eş baba temsilleridir. Bu temsillerin katılımcıların o anki yaşam deneyimlerine, içsel süreçlerine ve kişilerarası ilişkilerine bağlı olarak farklı zamanlarda farklı biçimlerde açığa çıktığı gözlemlenmiştir. Tüm bu temsillerin katılımcıların benlik örgütlenmelerine dâhil olduğu ve birbirinden bağımsız yapılardan ziyade dinamik bir etkileşim ve çatışma içinde işlev gördüğü fark edilmiştir. Bu dinamik örgütlenmenin, katılımcıların özellikle kendi evlilik ilişkilerinde sergiledikleri eş rolleri ve eşlerine dair algıları üzerinden dışa vurulduğu belirlenmiştir. Bu bulgulara ek olarak, ebeveynler arası ilişkiden bireyin kendi ilişkisine uzanan aktarım sürecindeki ortak bir işleyişin yanı sıra kişilere özgü belirli faktörlerin de farklı bağlamlarda devreye girerek sürecin seyrini etkilediği ortaya konmuştur. Elde edilen bulgular ilgili literatür çerçevesinde ayrıntılı bir şekilde tartışılmış ve araştırmacılar, uygulayıcılar ve politika yapıcılara yönelik öneriler sunulmuştur. Böylelikle bu çalışma, araştırma-uygulama-politika üçgeninde bütüncül bir katkı sunmayı hedeflemektedir.

Açıklama

Bu tez Prof. Dr. Mustafa Koç danışmanlığında 23.10.2025 yılında savunulmuştur.

Anahtar Kelimeler

Ebeveynler Arası İlişki, Örtük Ebeveyn, Eş Ebeveyn Temsilleri, Benlik Temsilleri, Evlilik ve Aile, Nesiller Arası Aktarım, Gömülü Teori

Kaynak

WoS Q Değeri

Scopus Q Değeri

Cilt

Sayı

Künye