Humecu kurguculuğun kendiliksiz biliş anlayışı

dc.contributor.authorUslu Pooyanı, Ayşe
dc.date.accessioned2024-08-23T16:07:43Z
dc.date.available2024-08-23T16:07:43Z
dc.date.issued2023en_US
dc.departmentDüzce Üniversitesien_US
dc.description.abstractGeleneksel bilişselci yaklaşımlar, algılama, akıl yürütme ve hafıza gibi bilişsel süreçlerin gerçekleşmesini olanaklı kılan, arka planda özdeş ve bütünleşik bir zihnin varlığını ön dayanak haline getirirler. Deneyci ve natüralist bir perspektiften bilişselliği anlayan David Hume’un insan doğasına dair görüşleri, bu geleneği bozarak, özdeş ve bütünleşik bir zihnin varlığı olmadan da bilişsel etkinliğin gerçekleşebileceğini kanıtlar. Hume’un kanıtlamasının merkezinde, bedenin iç ve dış dünyalara dair öz-duyumsamalarının sağladığı çekime tekabül eden duygulamlar vardır. Bedenin duygulanımları, algılama sürecini anlamlı hale getiren çerçeveyi çizer. Ancak, duygulamların bilişsel süreçlerin merkezinde olduğunu gösterebilmek için zihin-beden ikiliği terminolojisini aşmak gerekir. Bu çalışma, Hume’un epistemolojik kurgucu olduğunu iddia ederek, zihin-beden ikiliği terminolojisini kullanmanın natüralizmi üzerindeki olumsuz etkilerini bertaraf etmeyi ve ontolojik kurguculuğunu çağdaş bilişsel bilimlerle diyaloğa sokarak yeniden ele almayı hedefler. Bu amaçla, birinci bölümde, Hume’un epistemolojik ve ontolojik iki yoldan kurgucu olduğu iddia edilmiş ve Hume’un töz ve nitelik ikicisi olmadığı gösterilerek bu iki kurguculuk biçiminin de kavramsal zemini açımlanmıştır. İkinci bölüm, üst-düzlem bilişsel süreçlerin zihin terminolojisinden arındırılmış bir dille Humecu perspektiften açıklamayı deneyerek, zihne dair dile yerleşik düşünce metaforlarını sorgular. Son olarak, Humecu perspektif çağdaş bilişsel kuramlarla diyaloğa sokularak, arka planda bütünleşik bir algılayıcının varsayılmasına gerek duyulmadan, bilişselliğin dinamik, konumlu ve bedenli yapısının imkânı tartışılmıştır. Sonuç olarak, Humecu perspektiften, izlenim ve tasarım olarak algılama süreci, temsiller gibi bir aracıya ve tüm bilişsel süreci değerlendirici işleviyle kontrol edecek bütünleşik bir zihne ihtiyaç duymadan, bedenin duygulanımsal geri bildirim sistemlerine bağlı olarak geliştiği gösterilmiştir.en_US
dc.identifier.doi10.58634/felsefedunyasi.1297617
dc.identifier.endpage180en_US
dc.identifier.issn1301-0875
dc.identifier.issue77en_US
dc.identifier.startpage152en_US
dc.identifier.trdizinid1192422en_US
dc.identifier.urihttps://doi.org/10.58634/felsefedunyasi.1297617
dc.identifier.urihttps://search.trdizin.gov.tr/tr/yayin/detay/1192422
dc.identifier.urihttps://hdl.handle.net/20.500.12684/14818
dc.indekslendigikaynakTR-Dizinen_US
dc.institutionauthorUslu Pooyanı, Ayşeen_US
dc.language.isotren_US
dc.relation.ispartofFelsefe Dünyasıen_US
dc.relation.publicationcategoryMakale - Ulusal Hakemli Dergi - Kurum Öğretim Elemanıen_US
dc.rightsinfo:eu-repo/semantics/openAccess
dc.titleHumecu kurguculuğun kendiliksiz biliş anlayışıen_US
dc.typeArticleen_US

Dosyalar

Orijinal paket
Listeleniyor 1 - 1 / 1
Yükleniyor...
Küçük Resim
İsim:
14815.pdf
Boyut:
362.8 KB
Biçim:
Adobe Portable Document Format