Acil yardım istasyonu çalışanlarında işe bağlı gerginliğin, anksiyete ve depresyon riski ile ilişkisi

Yükleniyor...
Küçük Resim

Tarih

2019

Dergi Başlığı

Dergi ISSN

Cilt Başlığı

Yayıncı

Erişim Hakkı

info:eu-repo/semantics/openAccess

Özet

ÖzetAmaç: Bu çalışma Düzce ili 112 acil yardım istasyonu çalışanlarında işe bağlı gerginliğin, anksiyete ve depreyon riski ile ilişkisinin saptanması amacıyla yapılmıştır. Yöntem: Kesitseltipteki çalışma, Düzce ili 112 acil yardım istasyonlarında çalışan 123 kişide yapılmıştır. Veri, katılımcıların demografik özelliklerini ve işle ilgili düşüncelerini içeren anket, işe bağlı gerginlik ölçeği ve hastane anksiyete ve depresyon ölçeği ile toplanmıştır. Verinin istatistik değerlendirilmesinde, sayı, yüzde, ikili lojistik regresyon analizleri kullanılmıştır. Bulgular:Katılımcıların %61’i erkek, %63.4’ü evli, %50.4’ü acil tıp teknisyeni, %40.7’si 49-64 saat çalışmakta ve yaş ortalamaları 30.7 ± 9.0’dur. Çalışanların %17.1’inde anksiyete, %19.5’inde depresyon riski saptanmıştır. Hastane anksiyete ve depresyon ölçeğine göre anksiyete ve depresyon riski saptananların işe bağlı gerginlik ölçeği puan ortalamaları, risk saptanmayanlara göre istatistiksel olarak anlamlı düzeyde yüksek bulunmuştur (p< 0.05). İBGÖ puanının yüksek olması depresyon riskini 1.1 kat (OR= 1.10, GA 1.02-1.19), paramedik olmak depresyon riskini 9 kat (OR=9.05, GA 1.34 – 60.82) ve ATT olmak ise depresyon riskini 8.4 kat (OR=8.46 GA 1.60 –44.56) artırmaktadır. İBGÖ puanının yüksek olmasının 1.1 kat (OR= 1.12, GA 1.02-1.22) ve tükenmişlik yaşama durumunun da 6.5 kat (OR=6.53, GA 1.76-23.88) anksiyete riskini artırdığı saptanmıştır. Sonuç: 112 acil yardım istasyonu çalışanlarında anksiyete ve depresyon riski yüksektir. 112 acil yardım istasyonu çalışanlarına yönelik hizmet içi eğitim programlarında, işe bağlı gerginlik, anksiyete ve depresyon düzeylerinin değerlendirilmesine ve risklerin azaltılmasına yönelik müdahalelere gereksinim duyulmaktadır.
Objective: This study was conducted to determine the relationship between work-related stress and the risk of anxiety and depression of personnel of a 112 emergency station in Düzce. Method: This descriptive study included 123 personnel at a 112 emergency station in Düzce. Data was collected using a questionnaire. The participants’ demographic characteristics and work-related opinions were measured and the work-related stress scale and the hospital anxiety and depression scale were used. Number, percentage and binary logistic regression analyses were used to evaluate the data. Results: Of the participants, 61% were male, 63.4% were married, and 50.4% were emergency medication technicians. Of them, 40.7% worked 49 to 60 hours a week, and their mean age was 30.68±8.99. Of the participants, 17.1% were found to be at risk of anxiety, and 19.5% were at risk of depression. The mean work-related stress scale scores of the participants who were at risk of anxiety and depression according to the hospital anxiety and depression scale were significantly higher than those of participants who were not (p<0.05). A high score of İBGÖ increased depression risk 1.1 fold (OR= 1.10, GA 1.02-1.19), being a paramedic increased that risk 9.0 fold (OR=9.05, GA 1.34 – 60.82 ) and being ATT increased depression risk 8.4 fold (OR=8.46 GA 1.60 – 44.56). It was further found that a high score of İBGÖ increased the risk of anxiety 1.1 fold (OR= 1.12, GA 1.02-1.22), while fatigue increased that risk 6-fold (OR=6.53, GA 1.76-23.88). Conclusions: The personnel of 112 emergency stations are at risk of anxiety and depression. Assessments of their work-related stress, anxiety and depression levels and interventions to reduce these risks are needed for in-service training sessions for 112 emergency station personnel.

Açıklama

Anahtar Kelimeler

[No Keywords]

Kaynak

Türkiye Halk Sağlığı Dergisi

WoS Q Değeri

Scopus Q Değeri

Cilt

17

Sayı

2

Künye