Zorunlu Göç Hareketi Olarak Hicret: Sosyolojik Bir Analiz

dc.contributor.authorDüzenli, Furkan
dc.date.accessioned2025-10-11T20:37:55Z
dc.date.available2025-10-11T20:37:55Z
dc.date.issued2025
dc.departmentDüzce Üniversitesien_US
dc.description.abstractİbn-i Haldun’un toplumları tasnif ederken kullandığı göçebe (bedevi) tanımlaması göç hareketleri ile birlikte düşünülünce, insanın daha iyiye, daha güzele, maddi ve manevi, bireysel veya toplumsal birtakım beklentilerle hareket etmesi yine İbn-i Haldun’dan mülhem “geçmişler geleceğe, suyun suya benzemesinden daha ziyade benzerler” ifadesindeki gibi, tarihin bir dönemindeki göç hareketinin temelinde yatan nedenler ve düşünceler de hemen hemen her dönemde karşılaşılan göç hareketlerine benzemektedir. Geçmişte yaşanılan birçok değişimin amili olan göç hareketleri, yeni medeniyetlerin kurulmasına neden olurken, İslam tarihi içerisinde de kıymete değer bir noktada kendisine yer bulmuştur. Hicret hadisesi, Peygamber (a.s.)’ın yol arkadaşı ile birlikte gerçekleştirdiği bir yer değiştirmenin çok ötesinde anlamlara sahip olmuş, İslam Devleti’nin kurulmasından dünyaya yayılmasına kadar geçen süreç içerisinde başlangıç noktası olmuştur. Dolayısıyla özel bir göç şekli olan Hicret ile inananların düşünce dünyalarında bir devrim gerçekleşmiş, öncesi ve sonrasıyla Hicret farklı anlamlar kazanmıştır. Bu farklı anlamları çalışma üç farklı göç teorisi üzerinden incelemiş ve birincil kaynaklarla metin analizi yapılmıştır. Konunun interdisipliner yapısı gereği din, tarih ve sosyoloji bilim dalları arasında karşılaştırmalı analizlerle konu tartışılmıştır. Çalışma özellikle göç hareketlerinin salt yer değiştirme olarak düşünülemeyeceğini, Hicret örneğinde olduğu gibi yeni bir dünya kurmanın başlangıcı kabul edilmesi gerektiğini ifade etmektedir. Sosyal bir olgu olan göç hareketlerinin sosyolojik boyutuna dini bir perspektifle bakmakta, böylece göç olgusu bireyin inanç dünyasında farklı bir konuma yükselmektedir. Göç hareketlerini bu açıdan tekrar tekrar çalışması gerekmektedir. Hicret, bu manada özellikle İslamiyet’in ilk yıllarında zulüm ve baskıdan uzaklaşarak İslam’ı yaşayabilmenin bir yolu iken, daha sonraki yıllarda özellikle cihat anlayışıyla birlikte tebliğ faaliyetlerinin özel bir şekli olarak anlam kazanmış, göç hareketleri bugünkü anlamıyla sadece maddi anlamda daha iyi bir hayat için gerçekleştirilmemiştir. Bundan dolayıdır ki sosyolojik anlamdaki yer değiştirmenin karşılığı, dini literatürde bir hayat tarzının yaşanılması ve yaşatılması için anlatılması anlamına dönüşmüştür. Çalışma, büyük medeniyetlerin kurulmasında göç hareketlerinin ne kadar önemli bir değişime aracı olduğunu Hicret olgusunun ise bu bağlamda biricikliğini ifade etmektedir.en_US
dc.identifier.doi10.34082/islamiilimler.1619728
dc.identifier.endpage388en_US
dc.identifier.issn3023-7661
dc.identifier.issue40en_US
dc.identifier.startpage371en_US
dc.identifier.trdizinid1306921en_US
dc.identifier.urihttps://doi.org/10.34082/islamiilimler.1619728
dc.identifier.urihttps://search.trdizin.gov.tr/tr/yayin/detay/1306921
dc.identifier.urihttps://hdl.handle.net/20.500.12684/20771
dc.indekslendigikaynakTR-Dizinen_US
dc.institutionauthorDüzenli, Furkan
dc.language.isotren_US
dc.relation.ispartofİslami İlimler Dergisien_US
dc.relation.publicationcategoryMakale - Ulusal Hakemli Dergi - Kurum Öğretim Elemanıen_US
dc.rightsinfo:eu-repo/semantics/openAccessen_US
dc.snmzKA_TR_20250911
dc.subjectDin Sosyolojisien_US
dc.subjectGöç Sosyolojisien_US
dc.subjectHicreten_US
dc.subjectToplumsal Değişme.en_US
dc.subjectGöç Hareketlerien_US
dc.titleZorunlu Göç Hareketi Olarak Hicret: Sosyolojik Bir Analizen_US
dc.typeArticleen_US

Dosyalar