Oryantalist Kur'an Araştırmaları Bir Müslüman İçin Ne İfade Eder?

Yükleniyor...
Küçük Resim

Tarih

2023

Dergi Başlığı

Dergi ISSN

Cilt Başlığı

Yayıncı

Erişim Hakkı

info:eu-repo/semantics/openAccess

Özet

Kur’an tarihi, yaklaşık son iki yüz yıldır oryantalist İslam araştırmalarından en önemli ve en çok çalışma yapılan alanlarından biri olmuştur. İslam’ın en temel kaynağı olması hasebiyle Kur’an her zaman oryantalistlerin ilgisini çekmiş ve Kur’an üzerine muhtelif açılardan pek çok çalışma kaleme almışlardır. Dolayısıyla modern anlamıyla bir ilim dalı olarak Kur’an tarihinin kurucusu oryantalistler olmuşlar, bu alanın temel araştırma konularını ve yöntemlerini ilk olarak onlar belirlemişlerdir. Temel paradigmaları itibariyle Kur’an’ın ilahi vahiy olduğunu kabul etmeyip onu bizzat Hz. Muhammed’in yazdığı veya yazdırdığı ön kabulüyle hareket eden oryantalistler, Hz. Muhammed’in peygamberliğinin başından itibaren günümüze kadar Kur’an’ın yazıya geçirilişini ve mushaflaştıktan sonra günümüze kadar geçirdiği aşamaları araştırma konusu etmişlerdir. Bu doğrultuda her şeyden önce Abraham Geiger’ın (ö. 1874) öncülüğünde Kur’an’ın kökenini tespit etmeye çalışmışlar, İslam’ın kökenini başta semavi dinler olmak üzere çevre din ve kültürlerde aramışlardır. Hemen hemen eş zamanlı olarak, modern dönemde Kur’an tarihinin kurucu ismi kabul edilen Theodor Nöldeke’nin (ö. 1930) açtığı yoldan giderek Kur’an el yazmaları üzerine yaptıkları çalışmalar üzerinden en otantik metne ulaşma ve kritik edilmiş bir Kur’an metni ortaya koymayı hedeflemişlerdir. Kur’an metninin tarihinin yanı sıra Kur’an’ın iç yapısıyla da ilgilenmişler, sûre ve ayet tertibinin yanı sıra yine sûre ve ayetler arasındaki münasebât, diğer deyişle metiniçi bütünlük üzerine de çalışmalar yapmışlardır. Müslümanlar ise modern anlamıyla Kur’an tarihine oryantalistlerden sonra giriş yaparak genelde onların iddialarını cevaplamaya matuf çalışmalar kaleme almışlardır. Bu çalışmada ilk olarak modern dönemde Kur’an tarihinin ortaya çıktığı dönemden günümüze kadar geçirdiği aşamalar, yapılan çalışmalar, ekoller, temel iddialar ve yöntemler ele alınarak Batılı Kur’an tarihi literatürü sunulmuştur. Başta, Kur’an tarihi konularının neredeyse tamamının kurucusu sayılabilecek Alman oryantalist geleneği üzere olmak üzere diğer Batılı geleneklere de dikkat çekilmiş, kronolojikten ziyade ülke ve gelenek bazlı bir anlatım benimsenmiştir. Ekollerin benimsediği yöntemler arasındaki temel farklar üzerinde özellikle durulmuş, tarihsel süreçte yaşanan kırılma ve dönüşümlere vurgu yapılmıştır. Bu şekilde oryantalist gelenek ve birikim ortaya konduktan sonra bunun Müslüman araştırmacılar için ne ifade ettiği tartışılmıştır. Bu tartışma yapılırken her iki dünya arasındaki ön kabuller ve paradigma farkları göz önünde bulundurulmuştur. Bu mukayese sonucunda Batılı araştırmacılar tarafından oluşturulan birikimin Müslümanlar tarafından uygulanabilirliğinin keyfiyetine ışık tutularak yapılabilecek yeni çalışmalara ve açılabilecek yeni alanlara işaret edilmiştir.

Açıklama

Anahtar Kelimeler

Kaynak

Tefsir Araştırmaları Dergisi

WoS Q Değeri

Scopus Q Değeri

Cilt

7

Sayı

0

Künye