Mü’min Sûresi’nin 45 ve 46. Âyetleri Bağlamında Firavun ve Emsali Zalimlerin Cezası

dc.contributor.authorKaragöz, İsmail
dc.date.accessioned2026-07-01T11:30:36Z
dc.date.available2026-07-01T11:30:36Z
dc.date.issued2025
dc.departmentDüzce Üniversitesi
dc.description.abstractYüce Allah, geçmişte inkâr ve isyan eden zalimlere hallerini düzeltmeleri için mühlet vermiş, inkâr, isyan ve zulümde ısrar eden birçok kâfir kavmi helâk çeşitli afet ve musibetler-le cezalandırmıştır. Kur'ân’da bunları anlatarak insanlardan ibret almalarını ve aynı akıbete düşmemelerini istemiştir. "Biz halkı zalim ve kâfir olan nice beldeyi helâk ettik. O belde harap olmuş, halkından kimse kalmamış, binalarının tavanları çökmüş, geriye kullanılmaz kuyular, insansız görkemli saraylar kalmıştır." âyetinde beyan edildiği gibi Nuh, Hûd, Salih, Lût ve ben-zeri, birçok toplum, isyan, inkâr, zulüm ve kötü eylemleri sebebiyle helâk edilerek cezalan-dırmıştır. Dünyada cezalandırılanların başında ilâh ve rab olduğunu iddia edecek kadar haddi aşan, kendisine peygamber olarak gönderilen Hz. Musa’ya iman etmeyen, ona verilen kitap ve mucizeleri inkâr eden, din ve iman tanımayan, insanlara zulmeden Firavun ve taraftarları gelmektedir. Yüce Allah, Firavun ve kavmini tufan, çekirge, bit, kurbağa ve kan gibi afet ve musibetler musallat ederek uyarmıştır. Bu uyarılardan ders almayan, Hz. Musa’yı ve iman edenleri öldürmek isteyen Firavun ve askerlerini denizde boğulmalarını sağlayarak helâk etmiştir Firavun ve taraftarlarının dünyadaki bu cezaları ile yetinmediği, “Firavun taraftarla-rını azabın en kötüsü kuşattı. Firavun taraftarları sabah akşam ateşe arz olunurlar. Kıyametin koptuğu gün, ‘Firavun taraftarlarını en şiddetli azabın içine atın’ denir.” anlamındaki Mü’min sûresinin 45 ve 46. âyetlerinde kıyamet kopuncaya kadar kabir hayatında sabah akşam ce-hennem ateşinin kendilerine gösterileceği, kıyamet koptuktan sonra cehennemde en şiddetli bir şekilde cezalandıracağı bildirmiştir. Bu âyetlerde Firavun ve taraftarları için üç azap oldu-ğu beyan edilmiştir: “Azabın kötüsü”, “Sabah akşam ateşin karşısına çıkarılmaları” ve “âhirette en şiddetli azap.” Bu üç azaptan birincisi dünyada denizde boğularak helâk edilmeleri, üçün-cüsü âhiret hayatında cehenneme atılmalarıdır. İkinci ceza ile maksat nedir? “Sabah akşam ateşin karşısına çıkarılmaları” kabir hayatında mı yoksa âhirette mi olacağı âyette açık seçik beyan edilmediği için ihtilaf edilmiştir. Müphem âyetlerin anlaşılması, âyetin bağlamı, varsa konu ile ilgili başka âyet ve hadisler dikkate alınarak giderilebilir. Makalemizde Firavun ve emsali zalim insanların cezası, özellikle “Firavun taraftarlarının sabah akşam ateşe arz olun-maları” anlamındaki cümle dilbilim, Kur’ân, Sünnet ve sahabe döneminden günümüze kadar yapılan yorumlar dikkate alınarak analiz edilip değerlendirilecektir.
dc.identifier.dergipark1800798
dc.identifier.endpage142
dc.identifier.issn2149-2433
dc.identifier.issue24
dc.identifier.orcid0000-0003-3105-3554
dc.identifier.startpage115
dc.identifier.urihttps://hdl.handle.net/20.500.12684/22681
dc.institutionauthorKaragöz, İsmail
dc.language.isotr
dc.relation.ispartofİlahiyat Araştırmaları Dergisi
dc.relation.publicationcategoryMakale - Ulusal Hakemli Dergi - Kurum Öğretim Elemanı
dc.rightsinfo:eu-repo/semantics/openAccess
dc.snmzKA_DergiPark_20260623
dc.subjectTefsir
dc.subjectFiravun
dc.subjectDünya
dc.subjectKabir
dc.subjectÂhiret
dc.subjectAzap
dc.titleMü’min Sûresi’nin 45 ve 46. Âyetleri Bağlamında Firavun ve Emsali Zalimlerin Cezası
dc.typeArticle

Dosyalar