Düzce Üniversitesi Süs ve Tıbbi Bitkiler Botanik Bahçesi Dergisi

Bu koleksiyon için kalıcı URI

Güncel Gönderiler

Listeleniyor 1 - 20 / 23
  • Öğe
    Ormanların Sürdürülebilirliği İçin Ele Alınması Gereken Bir Kavram; Daisugi Tekniği
    (Düzce Üniversitesi, 2022) Meral, Alperen; Eroğlu, Engin
    Günümüzde gelişen nüfus ve artan kentleşme ile doğan barınma ve beslenme ihtiyaçları, orman alanlarımızın üzerinde ciddi baskılar oluşturmaktadır. Özellikle kentlerde, yeşil alan kıtlığı ülkemizin en öneli sorunlarının başında gelmektedir. Tarım alanı ve yerleşim yerleri açmak için yerine herhangi bir fidan dikilmeden kesilen ağaçlar hem arazi tahribatına hem de ormansızlaşmaya yol açmaktadır. Özellikle iklim değişikliğinin bu kadar gözle görünür seviyelere ulaştığı günümüzde bu durum her geçen gün iklim, arazi kullanımı ve biyoçeşitlilik üzerindeki olumsuz etkilerin artmasına yol açmaktadır. Hazırlanan bu derlemede ormansızlaşmaya çare olabilmesi muhtemel Daisugi tekniği üzerinde durulmuş, tekniğin hangi amaçlarla ortaya çıktığı ve uygulama şekilleri ortaya konulmaya çalışılmıştır. Özellikle endüstriyel odun üretiminde tekniğin faydalı olabileceği düşünülmektedir.
  • Öğe
    Tozlayıcı Böcekler ve Tozlayıcı Dostu Bahçeler
    (Düzce Üniversitesi, 2023) Demir Özden, Emine; Ünver, Hülya
    Ekosistemlerin işleyişi ve biyoçeşitliliğin devamı için bitkilerin böceklerle tozlaşma faktörü büyük önem taşımaktadır. Tozlaşmayı sağlayan böcekler meyve ve tohum oluşumunu sağladıklarından tarım için de vazgeçilmezdir. Hızlı kentleşme, tarım alanları, çevre kirliliği, pestisitler, iklim değişikliği gibi nedenlerle tozlayıcılar her geçen gün azalmaktadır. Besinlerimizi oluşturan kültür bitkilerinin çoğunluğunun tozlaşmasını da sağlayan bu böceklerin korunması bağlamında tozlayıcı dostu bahçeler ele alınmıştır. Basit bir tozlayıcı dostu bahçenin özellikleri ve kurulumu hakkında bilgi verilmiştir. Herhangi bir vatandaşın kendi bahçesinde kurabileceği tozlayıcı dostu küçük bir bahçenin, bu eşsiz böcekleri korumak için büyük katkıda bulunabileceği öngörülmektedir.
  • Öğe
    Pinus sylvestris var. hamata f. izzet-baysalii (Pinaceae): Batı Karadeniz Bölgesinden Yeni Bir Form
    (Düzce Üniversitesi, 2022) Kanoğlu, Salih Sercan; Tosun, Suat
    Batı Karadeniz Bölgesi’nden sütunumsu-sarkık dallı bir sarıçam, Pinus sylvestris L. var. hamata Steven f. izzet-baysalii Tosun amp; Kanoğlu, f. nov. olarak betimlenmiştir. Çalışmada betimin yanı sıra türe ait tip örneğin doğadaki ve herbaryum fotoğrafı verilmiştir.
  • Öğe
    Mutasyon ıslahı yöntemiyle ülkemize ait ilk yerli kasımpatı çeşitlerinin geliştirilmesi
    (Düzce Üniversitesi, 2024) Haspolat, Gulden; Kunter, Burak; Kantoğlu, Yaprak; Şenel, Ümran; Özzambak, Ercan
    Bu çalışmanın amacı ticari açıdan önemi olan kasımpatı bitkisinde kesme çiçek, dış mekân ve saksı çiçeği olarak kullanılabilecek yeni çeşitler veya çeşit adayları geliştirmektir. Ülkemiz süs bitkileri sektöründe materyal temininde söz konusu olan dışa bağımlılığı aza indirmek amaçlanmıştır. Bu amaçla kasımpatıda yeni renk ve şekil değişimleriyle ortaya çıkacak yerli çeşitler elde etmeye yönelik ıslah çalışmaları planlanmıştır. Kesme kasımpatı çeşidi 'Bacardi', materyal olarak temin edilmiş ve boğum eksplantları in vitro kültüre alınmıştır. In vitro eksplantlarda etkili mutagen dozunu (EMD) belirlemek amacıyla 5, 10, 15, 20, 25 ve 30 Gy (Gray) dozlarında gama ışını ile ışınlanmıştır. Işınlamadan sonra rejenerasyonun 60. gününde sürgün ve kök ölçümleri yapılarak EMD 20 Gy olarak belirlenmiştir. EMD’si belirlenen eksplantlar, 20 Gy yeniden ile ışınlanmıştır. M1V4 dönemine kadar in vitro alt kültürlere devam edilmiş ve bu dönemde gözlemler alınmıştır. Bitkilerin boylarında ve çiçeklerinde; farklı çiçek yapıları, çiçeklenme zamanı, bitki boyuna göre farklılaşma, bitkideki çiçek sayısı ve dilsi çiçek farklılaşmaları gözlemlenmiştir. Dilsi çiçeklerde, renk değişimleri pembe ve sarı tonları olarak belirlenmiştir. Mutasyon frekansı % 1,1 iken seçilen olumlu mutantların oranı % 0,9 olarak hesaplanmıştır.
  • Öğe
    Sosyal Pazarlama Yaklaşımının Botanik Bahçelerinde Stratejik Kullanımı Üzerine Kuramsal Bir Deneme
    (Düzce Üniversitesi, 2023) Ok, Kenan
    Bu çalışmada bilimsel araştırma, koruma, sergileme ve eğitim amacıyla canlı bitkilerin belgelenmiş koleksiyonlarını barındıran botanik bahçeleri çalışma konusu olarak seçilmiştir. Botanik bahçeleri kuruluş amaçları dikkate alındığında, kâr amacı gütmeyen kurumlar arasındadır. Pazarlama kavramının kapsamı zamanla değişmiş, ticari mallardan, kamusal hizmetlere, düşüncelere doğru genişlemiştir. Bir sosyal fikrin, nedenin veya uygulamanın hedef kitle veya gruplarca kabul edilebilirliğini sağlamak amacıyla, ticari pazarlama alanındaki birikimlerden yararlanarak, programların tasarlanması ve uygulanması, günümüzde sosyal pazarlama olarak adlandırılmaktadır. Botanik bahçeleri, nesli tükenen bitkilerin korunması başta olmak üzere, doğa ve çevreyle ilgili pek çok sorun ve fikri hedef kitlelere sunarak, aslında sosyal pazarlama yapması gereken kurumlar arasında yer almaktadır. Bu makalede, örnek olay yönteminden yararlanarak, kuramsal bir botanik bahçesi ve ortamı oluşturulmuş ve hedef kitle seçimi ile hedef kitleye uygun sekiz bileşenli sosyal pazarlama karmasının nasıl oluşması gerektiğine yönelik bir örnek ortaya konmuştur. Botanik bahçeleri için stratejik sosyal pazarlama planı hazırlama ve uygulama süreci önerilmiştir.
  • Öğe
    Türkiye’deki Fallopia (Polygonaceae) Cinsi
    (Düzce Üniversitesi, 2023) Keskin, Mustafa; Severoğlu, Zeki
    Fallopia, daha önce Polygonum cinsi altında incelenmekteydi. Sahip olduğu farklılıklar nedeniyle günümüzde farklı bir cins olarak kabul edilmektedir. Özellikle Reynoutria cinsi ile akrabalık göstermektedir. Bu iki cins arasındaki farklar ilk kez Türkiye örnekleri üzerinden ve ilgili makaleler ışığında rapor edilmektedir. Türkiye'deki Fallopia cinsine ait türler için detaylı tanımlamalar, teşhis anahtarı ve ekolojileri hakkında bilgiler verilmektedir.
  • Öğe
    Osmanlı’nın Son Dönemleri ile Cumhuriyet Döneminde İstanbul’da Kurulan Botanik (Nebatat) Bahçeleri
    (Düzce Üniversitesi, 2024) Üzen, Erdal
    Araştırma yazımızda Osmanlı’nın son zamanlar ile Cumhuriyet döneminde İstanbul’un farklı semtlerin kurulan Botanik (Nebatat) Bahçelerinden Kurucularından, Tabii Bilimlere olan katkıları ile zamana bağlı olarak kuruluş ve kapanış nedenlerinden bahsedilecektir.
  • Öğe
    Some Soil Structures for Water Conservation in Microcatchments
    (Düzce Üniversitesi, 2024) Bildiren, Şansel; Sargıncı, Murat
    Water, which is the basis of life, is increasingly under pressure due to the increasing temperatures, extreme weather events and climate change effects occuring in precipitation. These pressures cause disruption of the water cycle and changes in water quality. The effects of climate change on water resources on a basin basis are reflected as floods, drought, decrease in snow mass, changes in surface runoff and hydrological changes in groundwater. These changes affect hydrological processes such as surface runoff and infiltration. It is predicted that our country is among the risky countries due to the effects of climate change and global warming, and may experience losses in fresh water resources over time and face problems such as drought and desertification. It is important to protect natural water resources in order to prevent the expected water problems from reaching serious dimensions. One of the ways to protect water is mechanical soil structures that keep surface runoff under control, infiltrate into the soil or direct it to certain places. Although there is no generally accepted classification, it is recognised that these soil structures increase soil moisture and fertility while reducing runoff and soil erosion. In this review, different micro-basin soil structures that have benefits in controlling surface runoff are mentioned and methods that can retain water in the soil are evaluated in the light of the literature.
  • Öğe
    Katılımcılık Bağlamında Sanat Yapıtı Olarak Doğa
    (Düzce Üniversitesi, 2023) Özden, Lütfi
    Doğa insanın içine doğduğu, anlamaya çalıştığı ortam olarak; başlangıçtan bugüne bilimsel alanlarda olduğu kadar sanatın da en önemli konusu olmuştur. Başlangıçta yerine göre hakim olunmaya çalışılan yerine göre de öykünen yanıyla doğa, doğanın tasarım yetili canlı türü olan insanın yaşam alanıdır. Doğa ile kurduğu ilk ilgide insan sanatın çoğunluk estetik dili olan imge ya da eğretilemeyi konu etmemiştir. İlk ilgi, ilk temas gerçek olarak doğaya dokunmak ve doğanın keşfinin sanat aracılığı ile kayda alınması yönünde olmuştur. Tıpkı bilimsel ilk keşifler gibi. İlerleyen zamanla doğa konusu yerine göre sembolik anlamıyla ele alınmış yerine göre imge ve eğretilemenin konusu olmuştur. İzlenen, sanat alanında malzeme olarak kullanılan doğa, bu araştırmada bir özne gibi değerlendirilerek sanat yapıtının oluşumundaki katılımcı kimliği ile ele alınmıştır. Bu araştırmada insanın doğa karşısındaki güç orantısızlığı sanat yapıtının oluşumunda kontrolü doğaya bırakan sanat anlayışının çözüm önerileri üzerinden gidilmiştir. İnsan dışı canlılar bağlamında gündeme alınan doğada gerçekleşen sanat çalışmalarının yaşadığımız gezegene karşı sorumluluk bağlamında bir farkındalık yaratacağı öngörülmüştür. Katılımcılık kavramı yapıtın üretiminin açık hale gelmesi düşüncesi ile bağlantılı olarak; doğanın katılımcılığından söz edilen çalışmada çoğu kez ekolojik sorunlara dikkat çeken bir anlatım geçerli olmuştur. Özellikle 1960 sonrası sanat anlayışının ürünü olan; sanatın yaşama dahil olması fikri ve sebepleri, doğanın izlenen bir nesne olarak ele alınması yerine, yapıtın oluşumunda ya da sonlanmasında etkin yanı ile değerlendirilmiştir. İzlenen, kayda alınan, öteki bağlamındaki doğa bölümü yazıya hazırlık oluştururken, katılımcılık bağlamında doğa anlayışı, araştırmanın ana konusunu oluşturmuştur. Ele alınan önekler de katılımcı yanıyla sanat yapıtının oluşumunda doğanın gücünü, rolünü belirleyici yönüyle düşünülmüştür. Katılımcılık bağlamının özü gereği sanat yapıtının sanatçının yaptığı kadarının yanı sıra, üretim seyrinin paylaşımlı yanı, açık hale gelen yapıt fikrini de beraberinde getirmiştir. Sanat yapıtının özgünlük sınırı ve yapıtın paylaşımla oluşumuna dair sorunsallar yazı içeriğine uygun olarak tartışılacak konulardandır.
  • Öğe
    İklim Değişikliğine Bağlı Olarak GelişenSu Sıkıntısına Alternatif Bir Çözüm Önerisi: Atmosferik Su Hasadı
    (Düzce Üniversitesi, 2022) Bildiren, Şansel; Sargıncı, Murat
    Yaşamın devamlılığı için gerekli olan su, hızlı nüfus artışı, sanayileşme, arazi kullanım değişikliği, tarımda kullanılan geleneksel sulama yöntemleri ve iklim değişikliğinin etkileri nedeniyle tehdit altındadır. Bu faktörler yağış rejimi ve miktarında farklılıklara, kuraklığın artmasına ve buna bağlı olarak su kaynaklarının azalmasına neden olmaktadır. Suyun kullanım ve dağıtımının dengelenmesine ve kaynakların yeni stratejilerle sürdürülebilir ve dönüştürülebilir bir şekilde kullanılmasına dikkat edilmesi gerekmektedir. Doğadaki canlılardan esinlenerek yapılan su hasadı, bu canlıların özelliklerini ve mekanizmalarını kullanır. Atmosferik su hasadı, son yıllarda popüler hale gelen ve kıt su kaynaklarına erişim için bir çözüm olabilecek biyo-ilham teknolojilerinden biridir. Havadaki neme her yerden erişilebilir, potansiyel bir tatlı su kaynağıdır ve yenilenebilir bir enerji kaynağı (güneş/rüzgâr enerjisi) ile üretilebilir. Bu çalışmada, yaz kuraklığı olan botanik bahçeleri de dahil olmak üzere kurak ve yarı kurak alan veya bölgelerde toprak-su-bitki ilişkileri açısından önemli bir yere sahip olan atmosferik su hasadı, alternatif su yönetimi olabilir.
  • Öğe
    Karayosunlarının Botanik Bahçelerinde sergilenmesi ve Karayosunu Bahçeleri
    (Düzce Üniversitesi, 2024) Kırmacı, Mesut; Aslan, Gözde; Altındiş, Mustafa Semih
    Bu çalışmada, bitkiler aleminin yaşayan en kalabalık ikinci grubunu oluşturan karayosunlarının, botanik bahçelerinde doğal olarak yayılışa sahip olanların belirlenmesinin, bu taksonların, egzotik taksonlarla birlikte sergilenmesinin ve konu üzerine gerçekleştirilecek diğer çalışmaların önemi ele alınmıştır. Ayrıca giderek artan bir şekilde gündeme gelen karayosunu bahçeleri ve peyzaj alanlarında kullana bilirlikleri derlenmiş ve ülkemizde farklı biyoçoğrafik bölgelerde oluşturulacak karayosunu bahçelerinde kullanılma potansiyeli olan taksonlar belirtilmiştir.
  • Öğe
    Botanik Bahçeleri ve Kuşlar
    (Düzce Üniversitesi, 2022) Özkan, Leyla
    Bu çalışmada botanik bahçeleri ve kuşlar birlikte değerlendirilmiştir.Kuşlar ve diğer yaban hayatı elemanları pek çok etken nedeniyle negatif olarak etkilenmektedir. Dünya kuşlarının genel durumu kötüleşmeye devam etmekte ve tehdit altındaki türlerin %80'inden fazlasının popülasyonları şuanda azalmaktadır. Öncelikli amaç olarak hem yerli hem de egzotik bitkilerin sergilendiği botanik bahçelerişehirleşme ile habitat daralması yaşayan pek çok tür ve bununla birlikte insan yerleşimlerine adapte olabilmiş türler düşünüldüğünde, kuşlariçin önemli bir yaşam alanı oluşturabilir. Dünyadaki botanik bahçeleri incelendiğinde, özellikle kuşlar bakımından da düzenlemeler yapıldığı ve hatta bazı botanik bahçelerindekuş gözlem etkinlikleri düzenlendiği görülmektedir. Düzce Üniversitesi’nde kurulma aşamasında olan Süs ve Tıbbi Bitkiler Botanik Bahçesi de, yerleşkede yaşayan yerli ve göçmen kuş türleri için yeni bir yaşam ve hatta üreme alanı oluşturabilecek potansiyele sahiptir.
  • Öğe
    Bitki Genetik Kaynaklarının Bahçe Bitkileri Açısından Değerlendirilmesi
    (Düzce Üniversitesi, 2023) Ünver, Hülya
    Çok sayıda bitki tür ve çeşidi bulunan Anadolu’nun pek çok bitki türünün gen merkezi olmasında göç yolları üzerinde yer alması önemli rol oynamaktadır. Bu flora zenginliği bitkilerin çeşitli amaçlarla kullanılmasına imkan sağlamaktadır. Ayrıca bu tür ve çeşit zenginliği meyve ıslahı açısından önemli bir genetik kaynak oluşturmaktadır. Gerçekleştirilen ıslah çalışmaları sonucunda mevcut doğal populasyon içerisinden kaliteli, yüksek verimli, soğuğa, hastalık ve zararlılara dayanıklı genotipler geliştirilmektedir. Farklı bölgelerimizde farklı bitki türlerinde yapılan seleksiyonlar sonucu elde edilen üstün nitelikli tiplerin bazıları çeşit olarak tescil edilmiştir. Gerçekleştirilen çalışmalar sonucunda seçilen genotiplerin, Bahçe Bitkileri yetiştiriciliğine kazandırılması ile yapılan çalışmalar amacına ulaşacak ve genetik kaynakların korunması mümkün olacaktır.
  • Öğe
    Biyosferde Su Döngüsü ve Bitkiler Tarafından Suyun Alınma Mekanizmalar
    (Düzce Üniversitesi, 2022) Sargıncı, Murat; Dönmez, Abdullah Hüseyin; Yıldız, Oktay
    Dünya yüzeyinin %75’ini su kaplamakta ve bu değer toplam dünya kütlesinin sadece yaklaşık 4500 de 1’ini oluşturmaktadır. Su bütün canlılar için mutlaka gerek duyulan bir yaşam sıvısıdır. Çünkü bütün fizyolojik olaylar su ortamında oluşur. Aynı zamanda suyun ekolojik önemi, bitki türlerinin dünya üzerindeki dağılışlarında da çok önemli bir rol oynar. Yaşamın temeli olarak bilinen protoplazmayı da yine çoğunlukla su oluşturur. Bitkilerin yapıları incelendiğinde yapılarının %80-90 civarında sudan, geri kalan kısmının ise kuru maddeden oluştuğu görülmektedir. Hatta bu kuru maddenin hemen hemen 1/3’ünü de özümlemede oluşan su içermektedir. Dolayısıyla yaşamın devamlılığından, yaşam formlarının biyosfer üzerindeki dağılışına suyun büyük bir önemi bulunmaktadır. Bu yaşam formlarından biri olan bitkilerin ihtiyaç duyduğu suyu hangi mekanizmalar ya da kuvvetlerle alabildiğini bilmek ormancılık faaliyetlerinden, tarımsal faaliyetlere, bitki koruma faaliyetlerinden bitki yayılışlarının incelenmesine birçok alanda alınacak kararlarda stratejik bir öneme sahiptir.
  • Öğe
    Doğa Korumada ve Süs Bitkileri Üretiminde Palmiye Merkezi
    (Düzce Üniversitesi, 2023) Esener, Ragıp
    Palmiyegiller, dünyanın tropikal ve subtropikal bölgelerine dağılmış olmasına karşın, yeryüzünün en çok tehdit altındaki nemli tropikal orman habitatlarında zengin biyolojik çeşitlik gösterir. Palmiye taksonları coğrafik olarak, Amerika, Afrika ve Asya-Pasifik bölgesi arasında değişerek yeryüzüne dağılmışlardır. Türkiye sınırlarında birçok bölge palmiye yetiştiriciliğine uygundur. Ancak palmiye yetiştiriciliği ve farklı türlerin üretimi yalnızca Akdeniz Bölgesi’nde yaygındır. Bu çalışma kapsamında, Türkiye’nin ilk Palmetum’unu bünyesinde bulunduran Palmiye Merkezi ve Botanik Parkının kuruluşu, amaçları, işlevleri, koleksiyonları ve doğa korumadaki rolü ile ilgili bilgi verilmiştir. Palmiye Merkezindeki koleksiyonda 33 adeti satışta olmak üzere toplam 111 adet farklı türde palmiye bulunmaktadır. Palmiye merkezinde ana tema palmiye koleksiyonlarının sergilenmesi ve üretimi olmasına rağmen, otsu bitkiler, tıbbi-aromatik bitkiler ve sucul bitkiler gibi farklı türlerin koleksiyonlarına ve üretimlerine de yer verilmektedir. Ayrıca merkez bünyesinde endemik bitkiler kültüre alınarak, Ex-situ koruma çalışmalarına katkı sağlanmaktadır.
  • Öğe
    Çağdaş Sanatta Malzeme Olarak Su
    (Düzce Üniversitesi, 2024) Özden, Lütfi
    Ekosistemin dörtte üçünü kaplayan su, tüm canlılar ve insan için yaşamın temel kaynağıdır. Gezegendeki tüm canlıları arındırır ve besler. Doğasında var olan aşkınlık durumunda ise hiçbir güçle kıyaslanamayacak tehlikeli bir güce dönüşebilir. Modern insanın yaklaşık 200 bin yıllık hikâyesinin kısa bir evresinde, yerleşik hayata temasında fazlasıyla hayatına mal ettiği su, günümüzde çok daha vazgeçilmez bir element olarak kabul edilmektedir. İnsan gezegende diğer canlılardan antroposen özelliği ile ayrışmıştır ve bu çalışmanın konusu gereği de ayrışmanın üzerinde durulacaktır. Birçok manzara resminin parçası olan su, günümüz sanatında doğrudan malzeme olarak kullanılan yanıyla dikkat çeker. Bu çalışmada suyun malzeme olarak kullanılmasındaki nedenler arasında, insan türünün ekolojide yarattığı bozulma ve hasarlar ele alınmıştır. Alışılageldik bir söylem olan, sanayileşme sonrası çevrenin ihmal edilmeye başlandığı vurgusu, çalışmada, doğadaki canlı türlerinden sadece biri olan insanın suda bıraktığı hasarlar üzerinden ele alınmıştır. Referans alınan sanatçı örneklerinin bazılarında su, kamusal alandaki çalışmalarla çevre topluluklarla çözüm üretmeye yönelik faaliyetlerden oluşur. Bu yanıyla sanatsal üretimde yapıtın geçirgen özü, ilişkisel estetik bağlamında çalışmaların özünü oluşturmaktadır. Su’yu konu edinerek çevre sorunlarına çözüm arayan sanatçılardan David Maisel, Bright Ugochukwu Eke, Daniel Beltra, Eve Mosher, gibi sanatçılar söylem ve uygulamalarında su temelli ekolojik kaygılara farkındalık yaratmak ve çözüm önerecek yaklaşımlar üzerinden ele alınmıştır.
  • Öğe
    Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Kampüsü Odunsu Bitkiler Florası
    (Düzce Üniversitesi, 2023) Kadak, Buse Nur; Ataşlar, Ebru
    Bu çalışma, Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Kampüsü’nün odunsu bitki çeşitliliğini belirlemek ve kayıt altına almak amacıyla yapılmıştır. Çalışma alanı Fakülte binalarının ve yeşil alanların yoğunluğuna göre 10 farklı bölgeye ayrılarak incelenmiştir. Araştırma sonucunda; Gymnospermae’ye ait 11 tür, Angiospermae’ye ait 47 tür olduğu bulunmuştur. Odunsu floranın; 38 türü ağaç formasyonunda, 20 türü ise çalı formasyonundadır.
  • Öğe
    Diyarbakır’da Yeni Saptanan Anıt Kestane (Castane sativa Mill.) Ağacı
    (Düzce Üniversitesi, 2023) Tekin, Mehmet Emin
    Bu çalışma ile ülkemizin Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde anıt ağaç özelliklerini taşıyan ve tarihe tanıklık eden anıt kestane (Castanea sativa Mill.) ağacı saptanarak, bu türün varlığına dair yeni veriler kayıt edilmiştir. Bu anıt ağaç, Diyarbakır İli, Kulp İlçesi, İslamköy, Hor Deresi mevkiindedir. Araştırma alanında yapılan boyutsal ölçümlerde çevresi 945 cm, çapı 301 cm ve boyu 16 m olarak tespit edilmiştir. Tespit edilen Anıt ağaç özelliğine sahip bu kestane ağacı, ilgili kurumlarca bir an önce koruma altına alınması ve bakım çalışmalarının bir an önce yapılması gerektiği sonucuna varılmıştır. Bu araştırma ile bölgedeki bitkisel biyolojik çeşitlilik çalışmalarına da katkıda bulunulmuştur.
  • Öğe
    Denizli’de Yayılış Gösteren Bazı Nadir ve Endemik Taksonlar Üzerinde Palinolojik Araştırmalar
    (Düzce Üniversitesi, 2023) Hassanpour, Abouzar; Günal, Batıkan; Semiz, Gürkan
    Bu çalışmada Denizli ili sınırları içinde dar bir yayılışa sahip olan nadir ve endemik türlerin (Colchicum figlalii, Linum punctatum subsp. pycnophyllum, Thlaspi leblebicii, Noccaea cariensis ve Echinops emiliae) polen morfolojilerinin tanımlanması amaçlanmıştır. Türlerin polen morfolojisi ışık mikroskobu (LM) ve polen örneklerinin ayrıntılı yüzey ornamentasyonları incelenmesi taramalı elektron mikroskobu (SEM) kullanılarak belirlenmiştir. C. figlalii türünün polen şeklinin genellikle oblat nadiren peroblat, polar eksen uzunluğunun (P) 27,31±3,27 (22,04?34,29) µm ve ekvatoral eksen uzunluğunun (E) 47,69±3,88 (41,20?55,50) µm olduğu tespit edilmiştir. L. punctatum subsp. pycnophyllum’un polen şekli genellikle suboblat nadiren oblat-sferoidal ve polar eksen uzunluğu (P) 51,85±3,41 (47,40?58,03) µm ve ekvatoral eksen uzunluğu (E) 59,38±4,32 (51,36?67,03) µm olarak ölçülmüştür. T. leblebicii türünün polenlerinin anizopolar ve bilateral simetrili olduğu belirlenmiştir. Polar eksen uzunluğu (P) 16,10±1,91 (13,64?20,56) µm, ekvatoral eksen uzunluğu (E) 17,12±0,83 (15,20?18,63) µm’dir. N. cariensis türün polen şekli oblat-sferoidal nadiren prolat-sferoidal olarak belirlenmiş, polar eksen uzunluğu (P) 15,32±0,84 (13,90?17,21) µm, ekvatoral eksen uzunluğu (E) 16,30±0,70 (15,16?18,03) µm’dir. Echinops emiliae türünün polen şekli oblat-sferoidal nadiren prolat-sferoidal olarak belirlenmiştir. Polar eksen uzunluğu (P) 59,54±4,61 (50,04?68,65) µm, ekvatoral eksen uzunluğunun (E) 58,60±4,11 (48,04?66,72) µm olduğu ortaya koyulmuştur.
  • Öğe
    Havalimanlarında Sürdürülebilirlik: Singapur Changi Havalimanı
    (Düzce Üniversitesi, 2023) Demirci, Sena; Doğan, Tuba Gül; Eroğlu, Engin
    Sürdürülebilirlik, giderek artan sosyo-ekonomik sorunlar nedeniyle uygulayıcılar ve akademisyenler arasında öncelikli bir alan haline gelmiştir. Sürdürülebilir binalarla ilgili çok fazla bilgi mevcut olmasına rağmen, yeşil havaalanlarına ve bunların şehirler üzerindeki etkilerine odaklanan örnekler sınırlıdır. Son zamanlarda, yeni yasaların getirdiği teşviklerle birlikte, birçok havalimanı işletmecisi sürdürülebilirlik programlarını benimseyerek bu konuda önemli adımlar atmaya başlamıştır. Bu makale sürdürülebilirliğin boyutlarını belirlemeyi ve seçilen Singapur Changi Havalimanındaki sürdürülebilir uygulamaları değerlendirmeyi amaçlamaktadır. Singapur Havalimanı, sürdürülebilirlik ilkesi doğrultusunda yeşilin tasarıma dönüşümünü muhteşem bir şekilde yansıtan örneklerden biridir. Singapur Havalimanı'nın sürdürülebilirlik anlayışıyla şekillenen etkileyici bahçelerini ve doğayla uyumlu çözümlerin sağladığı avantajları vurgulayarak, bu tasarımın ekolojik faydalarını ele alıyoruz. Singapur Havalimanı'nın başarısı, benzer çabalara teşvik sağlamak açısından diğer havalimanları ve kamu alanları için önemli bir örnektir. Bu araştırma, sürdürülebilirlik odaklı havalimanı tasarımlarının gelecekteki projeler için ilham kaynağı olabileceğini ve çevresel olarak duyarlı ve toplumsal olarak faydalı alanlar yaratmanın mümkün olduğunu ortaya koymaktadır.