Yazar "Çelikyay, Hicran Hamza" seçeneğine göre listele
Listeleniyor 1 - 15 / 15
Sayfa Başına Sonuç
Sıralama seçenekleri
Öğe Analysis of Resource Allocations in Strategıc Plans of the Unıversities in the Specialization Program(Mehmet MECEK, 2023) Çelikyay, Hicran Hamza; Ağraş, SüleymanThe performance-based budgeting system, based on the effective use of resources, was implemented in universities with the enactment of the Public Financial Management and Control Law No. 5018 in 2003. In 2015, the Council of Higher Education in Turkey (YOK) initiated the "Regional Development-Oriented Mission Differentiation and Specialization" program for higher education institutions which was established after 2006. The program aims to increase the contribution of universities to the region they are established and to encourage specialization in certain fields. In this study, the strategic plans of 22 universities within the scope of the "Regional Development-Oriented Mission Differentiation Program" carried out by YOK were examined by using the content analysis method. Strategic plans were analyzed in terms of the distribution of financial resources, and general orientations and divergences were revealed in line with the areas of specialization. The distribution of the general and special budgets allocated for specialization purposes according to universities has been examined by taking into account the call periods. In addition, the distribution of the reflections of the strategic objectives related to specialization on the performance indicators of the universities whose strategic plans were examined according to the universities was revealed. Finally, the study discusses the prominent monitoring and evaluation activities in the strategic plans of universities.Öğe Avrupa Belediyeler ve Bölgeler Konseyi Göç Politikaları: 2000-2022 Yılları Politika Belgeleri Analizi(2022) Turgut, Sırma; Çelikyay, Hicran HamzaAvrupa Belediyeler ve Bölgeler Konseyi (CEMR), Birleşmiş Kentler ve Yerel Yönetimler Dünya Teşkilatı’nın (UCLG) Avrupa bölge teşkilatını oluşturan, yerel ve bölgesel bağlamda en geniş temsile sahip Avrupa topluluğu olarak 1951 yılında kurulmuştur. Konsey, ulusal düzeydeki yerel yönetim birliklerini üye olarak kabul etmektedir. Türkiye, Türkiye Belediyeler Birliği (TBB) ulusal heyetiyle konseyde temsil edilmektedir. Konseyin odak çalışmaları yerel yönetim özerkliği, yerinden yönetim ve vatandaş katılımının geliştirilmesi olarak bilinmektedir. Son yıllarda dünyada meydana gelen çeşitli krizler konseyi farklı politika alanlarına yöneltmiştir. Avrupa’ya olan göç ve mülteci akını bunlardan birisidir. Kent mülteciliğinin ortaya çıkması ile ulusal hükümetlerin yanı sıra yerel yönetimler de yeni sorumlulukların getirdiği zorluklarla mücadele etmektedirler. Bu nedenle, CEMR gibi konseyler üyelerini göç ve göçmenler üzerinde politika belgeleri yayınlayarak rehberlik etme ve yönlendirme misyonunu üstlenmişlerdir. Bu çalışmanın amacı, konseyin göç politikaları konusunda geliştirdiği stratejilerin ortaya konulması ve analiz edilmesidir. Araştırmada konseyin 2000- 2022 yılları arasında yayınladığı göç, göçmen, sığınmacı vb. konularında politika belgeleri nitel içerik analiz yöntemi ile değerlendirilmiştir.Öğe BELEDİYELERDE TOPLAM KALİTE YÖNETİMİ UYGULAMALARI TEZ ÇALIŞMALARI ÜZERİNDEN BİR İNCELEME: ŞİŞLİ, ÜSKÜDAR VE PENDİK ÖRNEKLERİ(Bursa Teknik Üniversitesi, 2022) Çetinkaya, Emrah; Çelikyay, Hicran Hamza20. yüzyılın son çeyreğinden itibaren dünya ölçeğinde yaşanan değişimler; devlet-toplum ilişkileri, demokrasi ve yerel yönetim gibi kavramları ve bunların birbirleriyle olan ilişkilerini yeniden tanımlamıştır. Vatandaşların kamu hizmetlerinden beklentileri çeşitlenmiş, kamu yönetiminin daha kaliteli hizmet sunması için yeni gerekçeler oluşmuştur. Kamu kurumlarının bu beklentileri karşılayabilmek ve hizmetlerini en etkin seviyeye ulaştırabilmek için Toplam Kalite Yönetimi’nden (TKY) faydalanmaları önem kazanmıştır. Dolayısıyla yerel yönetimler ve onun en önemli unsuru olan belediyeler önemli bir aktör haline gelmiştir. Bu çalışmanın amacı, bir yönetim yaklaşımı olan TKY’nin belediyelerde uygulama alanlarını ve sonuçlarını çok yönlü değerlendirmektir. Çalışmanın kapsamını Şişli, Üsküdar ve Pendik Belediyeleri’ndeki TKY uygulama süreçleri oluşturmaktadır. Araştırmada kalitatif (nitel) araştırma yöntemi uygulanmıştır. Elde edilen verilerle belediyelerdeki TKY uygulamalarının analizi yapılarak genel bir değerlendirmeye gidilmiştir. Araştırmanın verileri Yüksek Öğretim Kurumu (YÖK) ulusal tez merkezi veri tabanında yer alan tezlerden elde edilmiştir. Çalışma sonucunda belediyelerde TKY uygulamalarının istenilen düzeyde olmasa da genel olarak başarılı bir şekilde gerçekleştirildiği görülmüştür.Öğe Climate Action Plans and Climate Policy Analysis of Metropolitan Municipalities in the Perspective of International Climate Policy Papers(Yüksel DEMİRKAYA, 2024) Çelikyay, Hicran Hamza; Kaya, EdaClimate change has become one of the most pressing threats faced by the world today. Scientific evidence indicates disruptions in temperature regulation in the atmosphere due to the increase in greenhouse gases, triggering significant climate changes and a rise in natural disasters. In efforts to prevent and mitigate these effects, international organizations have issued numerous strategy documents, urging urgent global and local action. According to the TUIK 2022 census results, the metropolitan municipalities of Istanbul, Ankara, Izmir, Bursa and Antalya, which are the first five metropolitan cities with the highest population in Turkiye, were chosen as the study area. It involves a comparative analysis of these plans against climate action strategies and policy papers prepared by international organizations, and urban networks such as the Global Covenant of Mayors for Climate & Energy (GCOM), Covenant of Mayors (CoM), Local Governments for Sustainability (ICLEI), Energy Cities (EC), and C40 Cities Climate Leadership Group. The study aims to determine the extent of alignment between the metropolitan municipalities' climate action plans and international climate strategies. It seeks to unveil overlaps and disparities, propose recommendations to enhance climate policies, and boost the effectiveness of local governments in combating climate change. Employing qualitative research methods and document analysis, the study identifies areas where global and local policies converge or diverge, intending to provide a framework for future research endeavors.Öğe Kent Makroformunun Kentsel Dirençliliğe Etkisi: Düzce Örneği(2024) Kar, Ecrin; Altuntaş, Selim; Çelikyay, Hicran HamzaTürkiye, tarihinde birçok yıkıcı deprem ile karşılaşmıştır. Türkiye’nin kuzey batısında bulunan Kuzey Anadolu Fay hattında yer alan Düzce ise, 17 Ağustos ve 12 Kasım 1999 tarihlerinde meydana gelen büyük iki deprem ile sarsılmıştır. Bu depremler ile yıkıma uğrayan kentte büyük ölçüde can kaybı ve maddi hasar meydana gelmiştir. Düzce’de 23 Kasım 2022 tarihinde gerçekleşen depremde ise az yoğunluklu maddi hasar oluşmuştur. Bu çalışmada, 1999 yılından 2023 yılına kadar olan süreçte mekânsal gelişim ve şehir imar planları bağlamında Düzce kenti incelenerek kent makro formu üzerinden kentsel dirençlilik değerlendirmesi yapılacaktır. Çalışmanın amacı, 1999 depremlerinden sonra uygulanan imar planlarının 2022 depremi sonrası kent üzerindeki etkilerinin karşılaştırılması ve kentsel dirençliliğin ölçülmesidir. Kentsel dirençlilik analizi; Düzce kent özeğinin kurulduğu alandaki yapı stoku, arazi potansiyeli, maruz kaldığı depremler, kat yükseklikleri, nüfus yoğunlukları, açık yeşil alan kapasitesi, ulaşım ağı standartları, fay hattına yakınlık, zemin yapısı gibi kriterler çerçevesinde değerlendirilerek ArcGIS programında hazırlanmıştır. Sonuçta ise Düzce kent makro formunun düşük ve orta düzeyde dirençlilik gösterdiği ortaya konulmuştur. Çalışmanın sonuçları, Düzce kenti özelinde bu önlemlerin kritik önemini ortaya çıkarmaktadır. Analizler doğrultusunda kentin dirençliliğini arttıran politikaların geliştirilmesi ve uygulanması önerilmektedir.Öğe Local Policies in the Fight Against the Covid-19 Pandemic: Ankara and Rome Municipal Councils' Decisions(Univ Ljubljana, Fac Public Adm, 2022) Çelikyay, Hicran Hamza; Bayraktar, Hülya KüçükPurpose and methodology: This study examines how the COVID-19 pandemic is included in municipal councils' decisions and investigates the local policies developed through these decisions. Ankara and Rome Municipalities were selected as study samples. Turkey and Italy are both unitary states and their local government structures are similar because their local government systems are part of the Franco group, as defined by Hesse and Sharpe. Both cities have gained the status of metropolitan cities under the legal regulations adopted in recent years. For this reason, Ankara and Rome present similarities in terms of both the areas they serve and the responsibilities of being the capital. The decisions of their municipal councils were reviewed from March to December 2020. The decisions were analysed within the framework of the relevant commissions and application areas, and the local policies implemented in the fight against COVID-19 were put forward. Findings: According to the analyses, the Ankara Metropolitan Municipal Council intensified its decisions on economic support, social assistance, cleaning, public health, and local diplomacy, while the Rome Metropolitan Municipality's policies focused on security, education, economic support, social assistance, cleaning, and transportation services. As a result, both municipalities brought their COVID-19 proposals to the agenda of the council. Municipal assemblies played a vital role in helping their countries fight the pandemic as administrative units that provide the legal basis for implementing local policies. Strengthening local assemblies and expanding their mandate and responsibility in times of crisis could also support the success of central government policies. The findings reveal that fast and effective solutions delivered by local governments through local policies successfully curbed the pandemic that had spread around the world. Practical Implications: The policies implemented by local governments were impressive and complementary to central government policies, providing a valuable guideline for policymakers.Öğe Municipal Law No.5393 and Leadership Role of Mayor within the Scope of Local Government Reforms in Turkey(2020) Adıgüzel, Zafer; Çelikyay, Hicran HamzaTechnological, economic, and social developments that have continued progressively in the world and in our country have caused fundamental changes in the approach of public enterprises to management. One of the most important changes is in leadership. Whenthe concept of a leader is taken literally, a legal authority cannot be mentioned. For this reason, it is often referred to as the “institutionalization process of leadership”: the leader has a legal position and has the right to manage. Today, however, people no longer want to be ruled, and rather, they expect to be guided. Liberalism and human (citizen) centered understanding, which has greatly affected state policies, has caused the leadership concept to be questioned within public institutions and organizations. Within this scope, Municipal Law No.5393, which came with local government reforms in Turkey, has been examined within the scope of leadership types, and focused on leadership roles of mayors. In particular, we aimed to investigate how the reforms in local governments affect the leadership style of local administrators. In the article, questionnaires collected across Turkey, including the participation of 188 mayors, were evaluated using SPSS 25 software. By examining the law, and following conclusions, it may be reasoned that mayors intertwined with the public should switch from a closed management approach to an open management approach, and they should fulfill their duties in local governments with a leadership role guided by a transparent management approach.Öğe NEW URBAN DESIGN IN MANAGEMENT: THE CASE OF TURKIYE IN THE CONTEXT OF METROPOLITAN LAW(Jomard Publishing, 2022) Zehir, C.; Çelikyay, Hicran Hamza; Mamedov, Z.The design of the urban area can be addressed in many respects. Studies that reshape cities with the design of physics-space are affected by spatial as well as social, administrative, and legal formations. The new metropolitan law, which was put into effect in Turkiye in 2014, readdressed metropolitan administrations and shaped cities in legal and administrative terms. There are still ongoing discussions on the law, which is also considered the "design" of new urban management. This study analyzed the post-law local development dynamics of 14 cities, whose administrative features are regarded as metropolitan within the framework of Law No. 6360, and investigated how the process shaped the cities. In the study, the data for the three years before and after 2014, which is the date of implementation of the law, were discussed using the local economic development indicators for 14 cities. This study aimed to reveal how Law No. 6360 shaped the cities legally and administratively and investigate its effects in the context of local economic development. © 2022, Jomard Publishing. All rights reserved.Öğe Sakin Şehirlerin COVID-19 ile Mücadele Yöntemleri: Seferihisar ve Bra Kenti Örnekleri(2021) Küçük, Hülya; Çelikyay, Hicran HamzaBu çalışmanın amacı sakin şehirler olan Türkiye’den Seferihisar kenti ile İtalya’dan Bra kenti belediyelerinin COVID-19 pandemi sürecinde gerçekleştirdiği çalışmaların sakin şehirler ilkeleri bağlamında karşılaştırılarak ortaya konulmasıdır. Seferihisar ve Bra Belediyelerinin COVID-19 pandemisi ile mücadele kapsamında aldıkları önlemler ve yerel hizmetlerinin karşılaştırıldığı bu çalışmada, her iki belediye ile iletişime geçilmiş, yapılan çalışmalar sakin şehir ilkeleri ve hizmet parametreleri göz önüne alınarak ortaya konulmuştur. Elde edilen veriler sonucunda, her iki belediyenin pandemi ile mücadelede sakin şehir olmanın getirdiği avantajları da kullanarak mücadele sürecini başarıyla yürüttüğü görülmüştür. Bu durumun ortaya çıkmasında Bra ve Seferihisar kentlerinin İtalya ve Türkiye’de ilk sakin şehirler olmaları ve sakin şehir ilkelerine bağlı kalmalarının etkisi gözlemlenmiştir. COVID-19 pandemisi, bilindiği üzere özellikle metropolitan alanlarda ve yoğun yerleşim bölgelerinde etkili olmuş ve yayılmıştır. Bu süreç, yerleşim tercihlerini orta ölçekli ve nüfusu belirli seviyede kalabilmiş kentlere yöneltmiştir. Dolayısıyla, sakin şehirler de bu bağlamda ilgi görmüş ve önem kazanmışır.Çalışma, sakin şehirlerin belirli ilkelere bağlı kalarak yaptıkları çalışmalarının COVID-19 ile mücadelede başarılı sonuçlar elde edilebileceğini ortaya koymuştur.Öğe The "Smart" transformation of cities in Turkey: An analysis of policy documents(IGI Global, 2020) Çelikyay, Hicran HamzaSmart city policies represent a process of comprehensive and multi-actor effort. Smart cities is undoubtedly a policy process that has reached maturity as Turkey has revealed a series of action plans and policy documents for many years. It can be accepted that Turkey's basic policy documents for the information society, published in 1999, starts with Turkey's National Information Infrastructure Master Plan (TUENA). The Information Society Strategy Action Plan (20I5-20I8), the Eleventh Development Plan (2019-2023), and the National Smart Cities Strategy Action Plan (2020-2023) are some of the recent documents. In this study, Turkey's roadmap of smart city that began with information society is analysed via policy documents. In the analysis, the concept of smart city, its components, vision, and goals were determined as the main topics. In this way, an overview of the policies followed between 1999 and 2023 will be made and the aspects that are intensely processed, incomplete or not mentioned will be tried to be revealed. © 2021, IGI Global.Öğe Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri (SKH) Bağlamında Aracı Şehirler(2020) Çelikyay, Hicran HamzaAracı Şehirler (Intermediary Cities), en genel tanımı ile nüfusu 50.000 ve birmilyon arasında olan şehirlerdir. Orta Ölçekli Kentler (Mid Size Cities) veyaİkincil Şehirler (Secondary Cities) olarak da ifade edilirler. Bu çalışmadaerişilen kaynaklarda farklı kullanımlar nedeniyle her üç kavrama da yerverilmiştir. Aracı Şehirler, kırsal alanların kentsel alanlardaki hizmetlerlebağlantısında birincil bir rol oynamaktadır. 2015 yılında, Birleşmiş MilletlerSürdürülebilir Kalkınma Hedefleri kabul edilmiştir. 2019 Yılında yayınlananOn Birinci Kalkınma Planı’nda ise sürdürülebilir kalkınma amaçları yeralmaktadır. Aracı Şehirler, Sürdürülebilir Kalkınma Hedeflerinin (SKH)uygulanabilirliği için ideal alanlar olarak kabul edilmektedir.Çalışmada, Türkiye’de aracı şehirler için bir yol haritası ve stratejibelirlenmesi amacıyla, aracı şehirler için geliştirilen kent politikaları, yasalmevzuat ve strateji belgeleri Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri bağlamındaincelenmiştir. Kavramsal çerçevede Aracı Şehirler ele alınarak, kentseldinamikleri, yerel kalkınmada üstlendikleri rol ve taşıdıkları potansiyelincelenerek Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri bağlamında Aracı Şehirleriçin yol haritası ve stratejilerin ortaya konulması hedeflenmiştir.Aracı Şehirlerin nüfus yoğunlukları, işlevsel özellikleri, bulunduklarıbölgede ekonomik kalkınmayı destekleyici yönleri, yaşam endeksleriyayınlanmış ulusal ve uluslararası raporlar ve araştırmalar ışığında ortayakonulmuştur.Sonuç olarak, tüm bu çalışmalar aracı şehirlerin sadece demografik açıdandeğil, yaşam kalitesi, refah durumu, temiz ve yeşil çevre, eğitim olanakları,konut imkanları, istihdam olanakları, ticari faaliyetleri gibi işlevler ile önplana çıktığını ve sürdürülebilir kalkınmada önemli rol ve sorumluluklarıolduğunu göstermiştir.ÖzetAracı şehirler, genel kabul gören yaklaşıma göre nüfusu 50 bin ile 1 milyonarasında olan kentlerdir. Bulundukları bölgede hem metropoliten kentlerhem de küçük ölçekli kentler arasında geçiş kentleri olarak sürdürülebilirkalkınmayı desteklerken aynı zamanda, ölçekleri itibariyle yaşam kalitesi,refah durumu, temiz ve yeşil çevre, eğitim olanakları, konut imkanları,istihdam olanakları, ticari faaliyetler gibi yaşam standartlarını yükselten,kentsel hizmetlerin etkin ve vatandaş odaklı yapılmasını kolaylaştıran bir işleve de sahiptirler. Bu açıdan, dünya genelinde olduğu gibi Türkiye’de desayıca fazla olan aracı şehirler, kapsadıkları coğrafi alan ile de oldukçabüyük bir öneme sahiptirler.Çalışmanın amacı, aracı şehirlerin sürdürülebilir kalkınmada anahtar görevigördüğü kabulü ile, bu bağlamda strateji ve politikaların geliştirilmesi, yasaldüzlemde ele alınması ve mevcut belgelerdeki hedeflerin uygulamayageçirilmesinin gerekliliğinin ortaya konulmasıdır.Çalışmada öncelikle kavramsal çerçevede Aracı Şehir, İkincil Şehir ve OrtaÖlçekli Kent Kavramları açıklanmıştır. Aracı Şehir (Intermediary City)terimi ilk olarak 1970’lerin sonları ve 1980'lerin ortalarında ortaya çıkmıştır.Avrupa Birliği, aracı şehirleri 20.000 ila 500.000 arasında bir nüfusa sahipyerleşim birimleri olarak tanımlarken, Dünya Bankası (World Bank)maksimum nüfus limitini bir milyona çıkarmaktadır. Kuzey Amerika'da,aralığın 200.000 ila 500.000 olduğu; Pakistan'da 25.000 ila 100.000 veArjantin'de 50.000 ve 1 milyon arasında tanımlandığı görülmektedir (UNDESA, 2019: 8).Aracı şehirler dünya nüfusunun % 20'sine ve toplam kentsel nüfusun1/3’üne ev sahipliği yapmaktadır. Aracı şehirler sadece demografikbüyüklükleri ve coğrafi özelliklerine göre değil, aynı zamandagerçekleştirdikleri işlevlerle de ön plana çıkmaktadır. Aracı şehirler, kırsalalanlar ile kentsel alanlar arasında ve diğer kent merkezlerine ticarifaaliyetler, ürünlerin hareketliliği, verinin iletilmesi, inovasyonda öncü rolalma gibi konularda aracılık etmektedirler. Bölgesel kalkınmanıngerçekleştirilmesi yönünde ekonomik ve sosyal kalkınma için gerekli olanhizmetleri gerçekleştirmek, kurum ve kuruluşları tesis etmek ve yatırımfaaliyetlerini desteklemek aracı şehirlerin diğer önemli işlevlerindendir.Uluslararası Belgelerde Aracı Şehirlerin Önemi ve Etkinliğindenbahsedilmiştir. Uluslararası Mimarlar Birliği (UIA) Raporu, UNESCO veBirleşmiş Kentler ve Yerel Yönetimler Teşkilatı (UCLG) Çalışmaları,Birleşmiş Milletler Rio+20 Zirvesi ve 2030 Gündemi bu çalışmalardanbazılarıdır.Çalışmada, Türkiye’de Aracı Şehirler İle İlgili Politikalara da değinilmiştir.1961 Anayasası’nda, ekonomik, sosyal ve kültürel kalkınmayıgerçekleştirmek hedefiyle kalkınma planlarının yapılmasının devletin göreviolduğu belirtilmektedir (TBMM, 1961: Madde 41). 1982 Anayasası’nda isesosyal ve ekonomik gelişmeyi sağlamak, sağlıklı ve düzenli kentleşmeyigerçekleştirmek hedefinden bahsedilmektedir (TBMM, 1982: Madde 23).Aracı Şehirler Kalkınma Planlarında da yer almıştır. Üçüncü Beş YıllıkKalkınma Planı’nda Kentlerin kademelendirilmesi gündeme gelmiştir.Beşinci Beş Yıllık Kalkınma Planı’nda ilk defa “orta ölçekli kent”kavramından bahsedilmiştir. Son olarak Temmuz 2019’daCumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığı tarafından yayınlanan OnBirinci Kalkınma Planı’nda (2019-2023), göçün özellikle metropoller ile ekonomisi gelişme gösteren illerde yoğunlaşmasına dikkat çekilerek“kentlerin büyümesi, ekonomik ve sosyal gelişmenin yanında çevresel tedbirlerinalınmasını gerekli kılmaktadır” denilmektedir (Cumhurbaşkanlığı Strateji veBütçe Başkanlığı, 2019: 11).Türkiye’de yerel yönetimler mevzuatına bakıldığında kentsel büyüklüklerintanımlanmasında doğrudan nüfus ölçütünün esas alındığı görülmektedir.1924 yılında kabul edilen kentsel büyüklükleri sınıflayan en eski kanun, 442Sayılı Köy Kanunu’dur. Köy Kanunu’nun gerekçesinde Köy, Kasaba, Şehirve Büyük Şehir şeklinde 4 dereceli kent ölçeği de tanımlanmıştır.5216 Sayılı Büyükşehir Belediye Kanunu’nda ise Büyükşehir Belediyesikurulabilmesi için asgari nüfus şartı 750.000 olarak belirlenmiştir. Diğeryandan, 5393 Sayılı Belediye Kanunu’nda ise belediyeler görevlerilistelenirken 50.000 nüfus ölçütü kullanılmıştır. Yasal düzenlemelerde ortaölçekli kentler ve kentsel alanlara yönelik doğrudan tanımlamayapılmamakla birlikte, yasalardaki bazı ifadelerin dolaylı olarak alt ve üstnüfus sınırlarına işaret gösterdiği söylenebilir.Çalışma, Aracı Şehirlerde Yaşam Endeksleri verileri ile desteklenmiştir.Yaşam Endeksi sıralamaları, Konut, Çalışma Hayatı, Gelir ve Servet, Sağlık,Eğitim, Çevre, Güvenlik, Sivil Katılım, Altyapı Hizmetlerine Erişim, SosyalYaşam ve Yaşam Memnuniyeti endekslerinden oluşmaktadır. Edinilen TUİKverilerine göre, Türkiye’de orta ölçekli kentlerin birçoğunun Yaşam Endeksisıralamasının metropoliten kentlerin üstünde olduğu sonucuna varılmıştır.2015 yılında, Birleşmiş Milletler genel kurulu tarafından kabul edilen“Gündem 2030: BM Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri (SKH)”, 17 hedef ve169 alt hedeften oluşmaktadır. Yayınlanan metin içerisinde yer alan 11.Hedef “Sürdürülebilir Şehirler ve Yaşam Alanları” başlığını taşımaktadır.Hedefler ile şehirlerin yatırımlar, ticaret, kültür, bilim, nitelikli yaşam, sosyalgelişim ve daha birçok alanda odak noktası olarak kabul edildiklerinin altıçizilmektedir. Toplumların yaşam kalitesi, ulusal ekonomiler ve uluslararasıçevre üzerinde etkili olan Aracı Şehirler, özellikle sürdürülebilir kalkınmahedeflerinin uygulanabilirliği için ideal alanlar olarak kabul edilmektedir.BM tarafından kabul edilen bu evrensel hedefler, Temmuz 2019’daCumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığı tarafından yayınlanan OnBirinci Kalkınma Planı’nın hazırlanmasında da göz önüne alınmıştır. Planiçerisinde BM hedeflerinin oldukça kapsamlı bir şekilde ele alındığı veTürkiye için adapte edilebilir amaçların belirlendiği görülmektedir.“Yaşanabilir Çevre, Sürdürülebilir Şehirler” başlığı altında Bölgesel Gelişme,Şehirleşme, Konut, Kentsel Dönüşüm, Kentsel Altyapı, Kırsal Kalkınma,Çevrenin Korunması ve Afet Yönetimi gibi konularla ilgili stratejik hedefler,izlenecek yol haritası ve öneriler yer almaktadır (SBB, 2019). Çalışmada BMSürdürülebilir Kalkınma Hedefleri ile On Birinci Kalkınma Planı “Yaşanabilir Çevre, Sürdürülebilir Şehirler” hedefleri Aracı Şehirlerbağlamında karşılaştırılarak ele alınmıştır.Sonuç olarak, çalışmada incelenen belgeler çerçevesinde dünya geneli veTürkiye’de orta ölçekli kentlere yönelik geliştirilen politikalara kısa bir bakışsunulmaya çalışılmıştır. Orta ölçekli kentlere dikkat çekilerek, kalkınmabağlamında önemli rolleri ve sorumlulukları dile getirilmiştir. Orta ölçeklişehirlerde ekonomik faaliyetlerin ve istihdamın artırılması, yaşamkalitesinin iyileştirilmesi, kalkınmanın gerçekleştirilmesinde taşıdıklarıönem ifade edilmiştir. Bu bağlamda, orta ölçekli kentler ile ilgili strateji vepolitikaların geliştirilmesi, yasal düzlemde desteklenmesi ve mevcutbelgelerdeki hedeflerin uygulamaya geçirilmesi gerekmektedir.Öğe Sürdürülebilirlik Açısından Afet ile Mücadele Politikaları: Louisiana Eyalet Mevzuatı(Mehmet Ali KARAMAN, 2022) Çelikyay, Hicran HamzaAmerika Birleşik Devletleri Lousiana Eyaleti, kıyı eyaleti olarak tarih boyunca birçok su baskını, tayfun ve kasırga gibi afetlerle karşılaşmıştır. Eyalette ciddi yıkım ve ölüme yol açan bu afetler aynı zamanda büyük ekonomik zararlar da vermiştir. Afetler sonrası sürdürülebilir politikaların geliştirilmesi ve takibi afetlerin yıkıcı etkilerinden kurtulmak için önem kazanmıştır. Çalışmada, Louisiana Eyalet Meclisi tarafından çıkarılan kanunlar “sürdürülebilirlik” kavramı çerçevesinde taranarak kanunların içerik analizi yapılacaktır. Bunun için, Lousiana eyalet mevzuatı web sitesindeki (Louisiana State Legislature) arama sayfası kullanılacaktır. Kavram, aynı zamanda afet sonrası iyileştirme politikaları açısından da incelenecektir. Bunun için kanunlarda yer alan sürdürülebilirlik kavramı afet, kasırga, tayfun, deprem, sel, konut, çevre, iklim gibi farklı kavramlarla birlikte değerlendirilecektir. Geri dönen sonuçlar tarih sırasına göre listelenerek kanun içerikleri çalışma metnine aktarılacaktır. Çalışma ile Lousiana Eyaleti yasalarında sürdürülebilirlik kavramının ne şekilde ve hangi içeriklerle yer aldığının belirlenmesi hedeflenmektedir.Öğe Türkiye’de Çevre Politikaları: Kalkınma Planları Üzerinden Bir İnceleme(2021) Çelikyay, Hicran HamzaBu çalışmanın amacı, kalkınma planlarında yer alan çevre politikalarının çevre ana stratejileri, problemlerin teşhisi, müdahale yöntemleri ve kararların uygulanması yönüyle değerlendirilmesidir. Çalışmada, kalkınma planları hazırlandıkları dönem ve taşıdıkları belirgin özellikler göz önüne alınarak üç ana gruba ayrılmıştır. İlk gruba ilk beş kalkınma planı, ikinci gruba altı, yedi ve sekizinci kalkınma planları, son gruba ise dokuz, on ve on birinci kalkınma planlarını dahil edilmiştir. Çevre politikaları, politika uygulama aşamaları olan “problemlerinin teşhis edilmesi”, “müdahale yöntemlerinin incelenmesi” ve “kararların uygulanması” bağlamında incelenmiştir. Sonuç olarak, çevre politikalarının planların yayınlandığı dönemlerin şartları ve özelliklerini yansıttıkları, çevre problemlerinin tanımlanması ve çözüm yaklaşımlarının yeterli açıklık ve kararlılıkla planlarda yer aldığı ve politikaların uygulama aşamalarında önemli paradigma değişimlerinin olduğu görülmüştür. Türkiye, çevre sorunlarının farkında olarak değişen dünya dengeleri, uluslararası çevre politikaları ve ülke kalkınma hedefleriyle uyumlu politikalar geliştirmiş, gerektiğinde politika yaklaşımlarını değiştirmekten kaçınmamıştır. Ancak, ardışık dönemlerde yayınlanan bir kısım planlarda bazı çevre sorunlarının aynı haliyle yer aldığı ve çözüm önerilerinin tekrarlandığı görülmüştür. Bu durum, politikaların uygulama aşamalarında beklenilen sonucun alınamadığı yönünde değerlendirilmiştir. Eksik ve kısıtlı yönlerin yanı sıra başarı ile uygulanmış alanların ortaya konulması için politikaların son uygulama aşaması olan “belirlenen politikaların karar mekanizmaları içinde uygulanmasının” takip edilmesi önerilmektedir.Öğe Türkiye’de KOVİD-19 ile Mücadele: Politikalar ve Aktörler(Mehmet MECEK, 2020) Turan, Menaf; Çelikyay, Hicran HamzaBu yazının konusu, 2019 yılının Aralık ayında Çin’de ortaya çıkan ve kısa süre içerisinde küresel düzeye yayılan, ölümcül KOVİD-19 salgını ile Türkiye’nin mücadelesini, izlediği politikaların ve aktörlerin üzerinden analizidir. Günümüz toplumlarını belirsizlikler içeren risk toplumu olarak niteleyen yaklaşımlardan esinlenilerek biyolojik bir afet türü olan salgınla mücadele, önce afet yönetimi sürecinin iki önemli unsuru olan risk yönetimi ve kriz yönetimi kavramlarıyla ilişkilendirilmekte ardından Türkiye’nin her iki aşamaya denk gelen politikaları kamu politikası yaklaşımlarından süreç yaklaşımı yardımıyla aşamalar halinde değerlendirilmektedir. Yazının amacı, Türkiye’nin risk yönetimi süreci kapsamında değerlendirilen hazırlık planı ve sağlık altyapısı ile kriz yönetimi aşamasında benimsemiş olduğu tedbir stratejisi kapsamında salgına müdahalesi, toplumsal bilinçlendirme çalışmaları, sosyal hareketliliğinin azaltılması, ulaşım ve dolaşımın sınırlandırılması, ekonomik düzenlemeler, toplumsal yardımlaşma ve dayanışma ile aşamalı normalleşme süreçlerini ele almaktır. Özellikle toplumun açıklık ve şeffaflık ilkeleri doğrultusunda bilgilendirilmesi, uygulanan politikaların kanıta dayalı olarak belirlenmesi, sürecin yönetiminde aktörler arası işbirliği ve eşgüdüm olması, aktörlerin sorumluluk alanlarının belirlenmesi, alınan tedbirlerde ölçülü davranılarak istisnai koşulların düzenlenmesi bu sürecin yürütülmesinde gözetilen ilkeler olmuştur. Toplumsal yaşamı felce uğratan, devletlerin sınırlarını kapatmasına ve şehirlerin karantina altına alınmasına yol açan, sağlık altyapısı başta olmak üzere ekonomik yapıları alt üst eden, etkileri henüz tam olarak ölçülmese de derin olacağı varsayılan bu salgın sürecinde Türkiye’nin deneyimi ve mücadelesinin gelecekte karşılaşılabilecek riskler karşısında uygulanacak olan politikaların belirlenmesinde bir model olabileceği varsayılmaktadır. Literatür taraması yöntemiyle, güncel veriler ve kaynaklar taranarak hazırlanan çalışma giriş ve sonuç bölümleri dışında üç başlık halinde kurgulanmıştır.Öğe Türkiye’de Yerel Yönetim Reformları Bağlamında Yeni Kent Yönetim Yapısı(2018) Çelikyay, Hicran HamzaKüreselleşme ile ortaya çıkan değişimler, kentleri de içine almış; kent ölçeğinin gelişmesi,artan kentsel nüfus ve güçlü yerel dinamikler metropoliten kent olgusunu ortaya çıkarmıştır.Metropoliten kentler ile birlikte küçük kent ölçeklerinin yönetimi için tasarlanmış sistemleryerini yeni arayışlara bırakmıştır. Bu bağlamda, kentlerin örgütsel ve yönetsel özelliklerinin yenidentanımlanmasına duyulan gereksinim, yerel yönetim reformlarının farklı uygulama ve pratiklerleülkelerin gündeminde yer bulmasına yol açmıştır.Dünyadaki gelişmelerle birlikte, Türkiye’de de yerel yönetimlerle ilgili reformlar yapılmıştır.Reform hareketleri, özellikle 1980 ve sonrası yıllarda yaşanan gelişmelerle beraber artan birivme kazanmıştır. 1984 tarihli 3030 Sayılı Büyükşehir Belediye Kanunu ile Türkiye’de ilk defabüyükşehir yönetim modeline geçilmiştir. 2000’li yıllar Türkiye’de kamu yönetimi alanında “idariyapıda reform” tartışmalarının yeniden başladığı yıllardır. Türkiye’deki mevcut yerel yönetimsisteminin ekseriyetle küçük ölçekli belediyelere göre yapılandırıldığı; tüm dünyada olduğu gibiTürkiye’de de kentlerin gerek nüfus gerekse yerleşim alanlarının büyümesi sonucunda kentyönetimleri için yeni ölçütler geliştirilmesi gerekliliği gündeme gelmiştir.2002 yılından itibaren, bu kapsamda yeni arayışlara yönelik çalışmalar gerçekleştirilmiştir.En son, 12 Kasım 2012’de kabul edilen 6360 Sayılı Yasa, yeni bir yönetim yapılanması getirmektedir.Bu çalışmada, Türkiye yerel yönetim sisteminin yapılan reformlar çerçevesinde geldiğinokta incelenecek, özellikle 2000’li yıllardan itibaren gerçekleşen reformlar yasal ve yönetseldüzlemde ortaya konulacaktır.