Düzce Üniversitesi Ziraat Fakültesi Dergisi

Bu koleksiyon için kalıcı URI

Güncel Gönderiler

Listeleniyor 1 - 10 / 10
  • Öğe
    İznik (Bursa) Zeytin Üreticilerinin Bitki Koruma Sorunları
    (Duzce University, 2023) Haliloğlu, Alperen; Arslan, Zübeyde Filiz; Bayram, Mustafa Said
    Bursa ili İznik ilçesindeki zeytin üreticilerinin tarım uygulamalarını, toprak işleme alışkanlıklarını, gübreleme yöntemlerini, sulama tercihlerini, yabancı ot sorunlarını ve zararlı organizma mücadele stratejilerini belirlemek amacıyla 2019 yılında 40 üretici ile anket çalışması yapılmıştır. İznik ilçesindeki zeytin üreticilerinin çoğunluğu (%43), zeytin bahçelerinin büyüklüğünü 10-15 dekar arasında sınıflandırmaktadır. Bu, bölgedeki zeytin üretim alanlarının yoğunlaştığı bir aralığı temsil etmektedir. Zeytin üreticileri, genellikle NPK gübresi ile dengeli gübreleme yapmayı tercih etmektedirler. Ayrıca, şeker gübreleri olarak bilinen amonyum sülfat gibi gübreleri de yaygın bir şekilde kullanmaktadırlar. Gübre kullanımının bu kadar yaygın olması, verimli bir zeytin üretimi için hayati önem taşımaktadır. Katılımcıların büyük çoğunluğu (%90), damlama sulama sistemini kullanmayı tercih etmektedir. Bu tercih, su kaynaklarının verimli ve sürdürülebilir bir şekilde kullanılmasını desteklemektedir. Zeytin bahçelerinde yabancı otlar, çiftçilerin %57'sine göre orta düzeyde bir sorun olarak görülmektedir ve bu durum, yabancı ot mücadelesinin önemini vurgulamaktadır. Glyphosate, zeytin bahçelerinde en yaygın kullanılan herbisit olarak öne çıkmış olup kullanım oranı %78'dir. Ayrıca, insektisitler ve fungusitler, zararlı organizmalara karşı yaygın bir şekilde kullanılmaktadır. Zeytin bahçelerinde en önemli hastalık olarak Halkalı leke hastalığı (Spilocaea oleagina (Cast.) Hughes) belirtilmektedir. Üreticilerin tamamı, hastalıkla mücadele etmektedirler. Zararlı organizmalar arasında Zeytin güvesi (Prays oleae Bernard), Zeytin sineği (Bactrocera oleae (Rossi)) ve Zeytin kabuklu biti (Parlatoria oleae (Colv.)) öne çıkmaktadır. Bu zararlılara karşı da çeşitli kimyasal mücadele stratejileri uygulanmaktadır.
  • Öğe
    Determination of Polyethylene Glycol Doses Affecting Germination Percentage, Germination Index and Seedling length of Different Basil (Ocimum basilicum L.) Genotypes
    (Duzce University, 2024) Hacan, Merve; Mokhtarzadeh, Sam; Kökten, Kağan
    Among the developmental stages of the basil plant, germination and seedling development periods are the most sensitive periods to stress, so increasing the resistance of this plant to germination, emergence and seedling development stages in drought stress is known as an important element. In this study, the drought resistance of different basil lines in Turkey was investigated, and characteristics such as germination percentage, germination index and seedling length of seeds under drought stress were examined. The experiment was conducted in Bingöl University, Faculty of Agriculture, Department of Field Crops Laboratories, as a factorial study, in three repetitions according to the completely randomized design. In the study, five different populations (Elâzığ, Kahramanmaraş, Hatay, Denizli and Istanbul) and five different PEG 6000 concentrations (0%-2.5%-5.0%-7.5% and 100%) were used, and seed germination and Its effects on seedling growth were investigated. According to the data obtained, it was determined that Ocimum basilicum L. genotypes responded differently to abiotic stress conditions. Under drought stress, Ocimum basilicum L seeds gave better results in the Hatay variety, while the lowest germination percentage and germination index were observed in the Elazığ variety. In addition, in terms of seedling length under drought stress, the shortest seedling length was observed in the Denizli population, and the highest seedling length was observed in the Elazığ population.
  • Öğe
    Bingöl İlinde Bal Arısı Kolonilerinin Arı Merası ve Yaylada Koloni Performansı Üzerine Bir İnceleme
    (Duzce University, 2023) Kutlu, Mehmet Ali; Mokhtarzadeh, Sam; Çaçan, Erdal; Kökten, Kağan; Özdemir, Selim; Uçar, Rıdvan; Ekmekçi, Muammer
    Bu çalışma, Bingöl şartlarına uyum sağlamış arı kolonilerinde koloni performansını belirlemek için yapılmıştır. Bu amaçla 2021 ve 2022 yıllarında biri arı merası diğeri yayla olmak üzere iki farklı lokasyonda 10 koloni üzerinde yavrulu alan, polenli alan ile arılı çerçeve özelliklerinin tespiti yapılmıştır. Ana nektar akımı öncesi iki yılın ortalaması alınarak yapılan tespitte arı merasında ortalama yavrulu alan miktarı 1158 cm²/koloni, yaylada ise aynı değer 1212 cm²/koloni olarak belirlenmiştir. Polenli alan çalışma sonucunda koloni ortalaması merada 241 cm², yaylada ise 276 cm² olarak belirlenmiştir. Koloni ortalaması mera alanında 2021 yılında 12 çerçeve/koloni olurken, 2022 yılında %1.66 oranında azalarak 10 çerçeve/koloni’ye düşmüştür. Yayladaki koloni ortalaması ise 2021 ve 2022 yıllarında değişmeyerek 11 çerçeve/koloni olarak tespit edilmiştir
  • Öğe
    A Case Study on Agricultural Machinery Variety and Agricultural Mechanisation Level of Türkiye
    (Duzce University, 2024) Akdeniz, Samet; Pişkin, Bülent
    In this study, the varieties of machinery used in agricultural applications and the characteristics of the level of agricultural mechanisation in Türkiye were investigated. All data used in the study were taken from Turkish Statistical Institute (TUIK), National Tractor distributors and Turkish General Directorate of Security published database. The number of tractors, number of agricultural implements and machinery, variety of agricultural machinery used in Türkiye were examined and indicators such as the ratio of cultivated agricultural area to tractor power (kW/ha), the number of tractors per 1000 hectares of cultivated agricultural area (tractor/1000 ha) and the cultivated agricultural area per tractor were used to determine the level of agricultural mechanisation. In this study, the linkages between tractor power and tractor density were analysed and the number of tractors entering and leaving the farmers' agricultural machinery park over the years were taken into account. It is concluded that tractor economic life and park renewal rate is an important criterion as an indicator of the level of agricultural mechanisation in Türkiye and suggestions for solutions to tractor park problems are given respectively.
  • Öğe
    Determination of The Effect of Drought Stress on Fresh and Dried Seedling Weight of Buckwheat (Fagopyrum esculentum)
    (Duzce University, 2024) Ertunç, Engin; Mokhtarzadeh, Sam
    Fagopyrum esculentum (Buckwheat) plant, which belongs to the Polygonaceae family, is one of the important medicinal plants. Buckwheat plant, like many plants, is affected by drought, which is one of the ecological factors that occurs as a result of climate change. In this research, the effects of drought stress on fresh and dry seedling weight of buckwheat plant were discussed. The experiment was established in 2023 at Düzce University Faculty of Agriculture Department of Field Crops Laboratories, according to the randomized complete block design, with three replications. Four different concentrations of polyethylene glycol were applied to buckwheat seeds to measure their response to drought stress, and the data obtained were compared according to the control factor. In the experiment, a statistically significant difference was observed between the average seedling fresh and dry weight. According to the results, it was observed that the fresh and dry seedling weights of buckwheat plant were affected by drought. Seedling fresh and dry weight decreased as stress increased; It was observed that the highest fresh and dry seedling weight occurred in the control factor and the lowest fresh and dry seedling weight occurred in the germination medium containing 60 mg/l PEG.
  • Öğe
    Biyokompozit Üretiminde Takviye Elemanı Olarak Kullanılan Tarımsal Atıkların İncelenmesi ve Türkiye’deki Tarımsal Atık Potansiyeli
    (Duzce University, 2023) Avşar, Yücel; Çevik, Bekir
    Artan dünya nüfusunu beslemek amacıyla tarımsal üretim her geçen gün artmaktadır. Bu artışa paralel olarak hızlı tüketimin de etkisiyle tarımsal kaynaklı atıklar da hızla ortaya çıkmaktadır. Tarımsal kaynaklı atıkların doğaya zarar vermeden bertaraf edilmesi veya geri dönüşümünün yapılması çevre sağlığı açısından önem arz etmektedir. Bununla birlikte, günümüzde insanoğlunun artan ihtiyaçları nedeniyle geri dönüşümü zor olan veya olmayan hammadde kaynakları da hızla tüketilmektedir. Bu tüketimin sonucunda ortaya çıkan atıklar da çevresel sorunları beraberinde getirmektedir. Özellikle petrol kökenli polimer malzemelerin atıkları çevresel sorunlara neden olan en önemli atıklardan birisidir. Atıklar nedeniyle oluşan çevresel sorunlar, araştırmacıları yeni arayışlara yönlendirmiş ve artan çevre bilinciyle birlikte doğada çözünebilir malzemelere olan ilgi tekrar ortaya çıkmıştır. Biyokompozitler, biyobozunabilir polimer matris ve biyobozunabilir takviye elemanlarından oluşan ekolojik ve/veya yeşil malzeme olarak adlandırılan malzemelerdir. Sürdürülebilir ve doğa dostu olmaları sebebiyle biyokompozitler geleceğin malzemeleri olarak ifade edilmektedir. Özellikle, doğal kaynaklardan yapılan, yüksek performanslı, ucuz, ekolojik ve sürdürülebilir mühendislik malzemelerinin veya ürünlerinin gelişimi dünya çapında artmaktadır. Diğer taraftan, biyokompozit malzemelerin endüstriyel üretimi ve kullanımının daha da yaygınlaşmasıyla özellikle petrol kıtlığı ve atık yönetimi sorunları için bir çözüm sağlanabileceği öngörülmektedir. Bu çalışmada, biyokompozit malzeme üretiminde takviye elemanı olarak değerlendirebilen tarımsal atıklar incelenmiştir.
  • Öğe
    Tıbbi ve Aromatik Bitkileri Konusuna Genel Bir Bakış
    (Duzce University, 2023) Mokhtarzadeh, Sam; Peker, Alihan; Ertunç, Engin; Çakır, Mehmet Fatih; Güngör, Hüseyin
    Tıbbi bitkiler, bitki organlarından birinde, birkaçında veya tümünde farmakolojik aktivitesi olan alkaloitler, terpenoitler veya fenolik maddeler gibi biyoaktif maddeleri taşıyan ve sahip olduğu bu bileşikler sayesinde ilaç olarak kullanılan bitkiler olarak tanımlanmaktalardır. Tıbbi ve aromatik bitkilerin tarihi, insanlık tarihi kadar eskidir. Sümerler, Asurlular, Yunanlılar, Mısırlılar ve Hititler bu bitkileri kullanmışlardır. Dioscurides, Galen ve İbn Sina eserlerinde bu bitkilerden bahsetmişlerdir. Tıbbi ve aromatik bitkiler, dünyadaki topluluklarda önemli sosyal, kültürel ve çevresel roller oynamaktadır. Tıbbi ve aromatik bitkilerin ekolojik ve toprak isteklerine bakıldığında, bu bitkiler hemen hemen her iklim ve ekolojik şartlarda yetişebilmekte; son zamanlarda ilaç ve gıda sektöründe daha fazla kullanılan ve halk tarafından rağbet gördüklerinden dolayı yetiştirilmesi ve ıslahı çalışmaları önem taşımaktadır. Stratejik tarım ürünleri yanı sıra alternatif bir ürün olarak bilinen tıbbi ve aromatik bitkilerin üretimi, özellikle yoğun işgücü talebinin olduğu kırsal alanlarda işsizliğin azalmasına ve tarımsal gelirin artmasına katkı sağlayarak sosyo-ekonomi çalışmalara katkı sağlayacağı düşünülmektedir
  • Öğe
    Ülkesel ve Bölgesel Ölçekte Türkiye’nin Bitkisel Atık Miktarları
    (Duzce University, 2023) Ünlü, Alperen; Arslan, Zübeyde Filiz; Arslan, Recai; Ceylan, Faik
    Ülkemizde oluşan tarımsal atıklar, miktar olarak oldukça fazla ve çeşitlidir. Yıllık 62.2 milyon ton olan bitkisel atık miktarımız yeterince değerlendirilememektedir. Ülkemizde oluşan bazı tarımsal atıklar hayvan yemi olarak değerlendirilebilmektedir. Ancak, tarımsal atıkların büyük bir kısmı tarlalarda bırakılmakta veya hasat sonrası yakılmaktadır. Ülkemizde atık olarak sorun iken, tarım ve endüstri başta olmak üzere pek çok sektörde değerli bir hammadde olan tarımsal atıkların değerlendirilmesi büyük önem arz etmektedir. Tarımsal atıkların değerlendirilmesi konusunda yapılan çalışmalar sürdürülebilir tarıma, çevre kirliliği kaynaklı ekolojik sorunların azaltılmasına ve ekonomiye katkılar sağlamaktadır. Yapılan araştırmalar sonucunda ülkemizdeki tarımsal atıkların miktarı konusunda ihtiyaç duyulan bilgilerin olduğu bir kaynağa rastlanamamış olup, sadece T.C. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı tarafından hazırlanan “Biyokütle Enerji Potansiyeli Atlası” (BEPA) adındaki çevrimiçi atlas kullanılarak veriler sağlanmıştır. Elde edilen veriler ile Türkiye’nin yedi coğrafik bölgesindeki tarla bitkileri, bahçe bitkileri ve sebze üretim ve atık miktarları karşılaştırılmıştır. Bu çalışma, Türkiye’deki tarımsal atıkların miktarını bölgesel ve ülkesel ölçekte bir araya getiren ilk çalışmadır
  • Öğe
    Topraktan İzole Edilen Antagonist Bakterilerin Xanthomonas arboricola pv. juglandis L.’ e Karşı Biyolojik Mücadelede Kullanımın Araştırılması
    (Duzce University, 2024) Altin, İrem; Baykuş, Muhammed
    Bu çalışmada, Düzce ilinin farklı ilçelerinde toprak örnekleri alınmış ve Xanthomonas arboricola pv. juglandis L.’e karşı in-vitro da biyolojik mücadele ajanı olarak kullanılmak üzere antagonist aktivite gösteren bakteriler taranmıştır. İzole edilen 10 adet aday antagonist bakteriler morfolojik ve biyokimyasal özelliklerine yönelik farklı tanımlama testlerine tabi tutulmuştur. Antagonistik etkiye sahip olabileceği düşünülen bakteri izolatları saflaştırıldıktan sonra ikili kültür ortamında oluşturdukları inhibisyon zonları 3 tekerrürlü olacak şekilde ölçülmüştür. 10 adet izolatın farklı oranlarda (0,1- 2,1cm) engelleme zonları oluşturdukları tespit edilmiştir. İnhibisyon zonu oluşturmada en etkili izolat 2,1cm ile C1 olurken, G3-1 ve Cal2-1 izolatlarının inhibisyon zonu oluşturamadığı gözlemlenmiştir. Ancak Cal2-1 izolatı her ne kadar kültür ortamında gelişemesede ortama flourasant madde salgılamıştır. Elde edilen sonuçlar Xanthomonas arboricola pv. juglandis L. ile mücadelede antagonist bakterilerin biyolojik mücadele etmeni olarak kullanılabileceğini göstermiştir.
  • Öğe
    Domates Bakteriyel Kanser ve Solgunluk Hastalığına (Clavibacter michiganensis subsp. michiganensis) Karşı Antagonist Bakteri Etkinliği
    (Duzce University, 2024) Doğan, Hasan; Altin, İrem
    Domates bakteriyel kanser ve solgunluk hastalığı Clavibacterium michiganensis subsp. michiganensis (Cmm) üretimde önemli ölçüde ürün kayıplarına neden olmaktadır. Hastalığın inokulum kaynağı tohumda bulunan bir bakteri olması alınacak önlemlerin patojenin bulaşımının önlenmesine yönelik olmalıdır. Fakat uygulanabilirliği kabul edilmiş tohum uygulamaları her zaman olumlu sonuç göstermemektedir. Son yılarda Cmm’e karşı biyolojik altenatif mücadele yöntemi olabileceği belirtilmektedir. Yapılan bu çalışmanın amacı topraktan izole edilen antagonist bakteri adaylarının biyokimyasal özelikleri ve domates bakteriyel kanser ve solgunluk etmeni Cmm’i engelleme potansiyeli in vitro koşullarda gözlemlenmiştir. Çalışmada Düzce ilindeki topraklardan izole edilen 10 adet antagonist bakteri adayı kullanılmıştır. in vitro sonuçlarına göre en etkili antagonist bakteri adayı Gram (-) olduğu tespit edilmiş, test edilen bakteriyel antagonistlerin 0,26-0,6 cm arasında değişen engelleme zonları oluşturmuştur.