Yazar "Yücel, Mücahid Osman" seçeneğine göre listele
Sayfa Başına Sonuç
Sıralama seçenekleri
Öğe Clinical Course and Prognostic Factors of Isolated Pubic Ramus Fractures in Geriatric Patients(2025) Karaduman, Zekeriya Okan; Arıcan, Mehmet; Bulum, Yunus Emre; Sağlam, Sönmez; Yücel, Mücahid Osman; Dalaslan, Raşit EminAim: This study aims to evaluate the clinical outcomes of geriatric patients with pubic ramus fractures managed conservatively, assessing parameters such as length of hospitalization, blood loss, and accompanying comorbidities, and to investigate the impact of these factors on one-year mortality rates. Material and Method: A retrospective evaluation was conducted on patients aged 65 and older diagnosed with pubic ramus fractures and admitted to a tertiary care center between 2012 and 2024. Demographic data, existing systemic diseases, laboratory findings, hospitalization duration, and mortality outcomes within a one-year follow-up were examined in detail. Results: 60 patients were evaluated in the study, with a mean age of 78.00±7.32 years, and 71.7% of the participants were female. The mean hospitalization was calculated as 3.28±2.62 days. A statistically significant relationship was found between the burden of comorbidities and the duration of hospitalization (p<0.001). The change in hemoglobin data was 2.36±1.03 g/dL. The fractures of the pubic ramus were 85% unilateral. Among the comorbid conditions, heart failure was the most frequently observed, affecting 71% of the patients. Deep vein thrombosis was present in 9 patients. The mortality rate was 10 percent during the twelve-month follow-up period. Conclusion: Isolated pubic ramus fractures in older adults should be considered a significant clinical concern due to their association with increased morbidity and mortality. Prompt identification of risk factors influencing hospitalization duration and mortality underscores the necessity of a multidisciplinary approach in patient management.Öğe Clinical Outcomes of Hyaluronic Acid–Based Scaffold Augmentation in Microfracture Treatment for Focal Osteochondral Defects in The Knee: A Retrospective Comparative Study(2025) Karaduman, Zekeriya Okan; Arıcan, Mehmet; Sağlam, Sönmez; Yücel, Mücahid Osman; Dalaslan, Raşit EminAim: Microfracture is a common, cost-effective treatment for focal osteochondral defects (FCDs) of the knee. However, it often results in fibrocartilage with poor biomechanical properties. Hyaluronic acid–based biodegradable scaffolds like Hyalofast® have been developed to enhance cartilage regeneration and improve outcomes. Material and Method: This retrospective study included patients with knee FCDs smaller than 3 cm², treated between 2015 and 2018. Two treatment groups were compared: microfracture alone versus microfracture combined with a hyaluronic acid–based scaffold. Clinical outcomes were assessed using Visual Analog Scale (VAS), International Knee Documentation Committee (IKDC), and Knee Injury and Osteoarthritis Outcome (KOOS) scores preoperatively and at 6 months postoperatively. Results: Both groups showed statistically significant improvements in all clinical scores after treatment (p<0.001). Although postoperative VAS and KOOS scores did not differ significantly between groups, the scaffold-augmented group achieved significantly higher IKDC scores compared to the microfracture-only group (66.35±6.00 vs. 62.08±8.51, p=0.04). Conclusion: These findings suggest that while microfracture remains a valuable primary treatment for focal cartilage defects, scaffold augmentation may confer an additional functional benefit. Further prospective studies with long-term follow-up are warranted to confirm the clinical durability of scaffold-assisted cartilage repair strategies.Öğe Combined ACL and Anterolateral Ligament Reconstruction: A Retrospective Comparative Study of Clinical Outcomes(Sakarya University, 2026) Bulum, Yunus Emre; Karaduman, Zekeriya Okan; Arıcan, Mehmet; Yücel, Mücahid Osman; Dalaslan, Raşit Emin; Sağlam, Sönmez[Abstract Not Available]Öğe Distal Radius Eklem İçi Kırıklarının El Bilek Fiksatörü ile Tedavisinde Radio-Ulnar Açıdaki Değişikliklerin El Bilek Skorlamasına Etkisi(Düzce Üniversitesi, 2023) Akar, Bedrettin; Yücel, Mücahid OsmanAmaç: Bu çalışmada kapalı repozisyon ve penning tipi dinamik el bilek fiksatörü ile tedavi edilen radiusun distal intra-artiküler kırıkları (RDIK)’nda radyolojik ölçüm ile değerlendirilen radial inklinasyon (RI) açısının klinik sonuçlara olan etkisinin değerlendirilmesi amaçlandı.Gereç ve Yöntemler: 2012 ve 2020 yılları arasında RDIK nedeniyle kapalı redüksiyon ve dinamik el bilek fiksatörü uygulanan 120 hastanın dosyaları geriye dönük olarak incelendi. Hastaların post operatif 2., 6. ve 10. haftalarda radyolojik olarak el bileği ön/arka grafilerinden RI açıları ölçülerek, açısal değerlerdeki farklılıkların, Mayo el bilek skorlaması (MEBS) kriterlerine göre klinik sonuçlara olan etkisi araştırıldı.Bulgular: AO kırık sınıflamasına göre, 77 (%64,2) hastanın tip C1, 43 (%35,8) hastanın ise tip C2 kırığı vardı. Hastaların 69 (%57,7)’u kadın ve 51 (%42,3)’i erkek olup ortalama yaş 50,08±15,36 yıldı. Fiksatörler altıncı haftada çıkarıldı. Post op 10. haftada ölçülen RI açıları, 83 (%69,1) hastada 20°-30°, 32 (%26,6) hastada 10°-19° ve 5 (%4,3) hastada ise 0°-9° idi. MEBS’e göre, 39 (%32,5) hasta mükemmel, 76 (%63,3) hasta iyi ve 5 (%4,2) hasta ise orta olarak değerlendirildi. RI değerleri ile MEBS arasında pozitif yönde istatistiksel olarak anlamlı bir korelasyon gözlendi (r=0,369; p lt;0,001).Sonuç: Kapalı redüksiyon ile dinamik bilek fiksatör uygulaması basit ve minimal invaziv bir yöntemdir ve IFDR tedavisinde başarılı klinik ve fonksiyonel sonuçlar sağlar. Optimal RI açılarının klinik ve fonksiyonel sonuçlarda etkili olduğunu düşünüyoruz.Öğe Fixed- versus adjustable-loop femoral fixation in anterior cruciate ligament surgery: Is one method clinically superior?(2025) Karaduman, Zekeriya Okan; Arıcan, Mehmet; Sağlam, Sönmez; Yücel, Mücahid Osman; Dalaslan, Raşit EminObjectives: This study aimed to compare fixed-loop and adjustable-loop femoral fixation systems in anterior cruciate ligament (ACL) reconstruction to determine whether one provides superior short-term clinical outcomes. Methods: This retrospective cohort study included 88 patients who underwent anatomic ACL reconstruction by the same surgical team at Düzce University Faculty of Medicine between January 01, 2018 and December 31, 2023. Patients were divided into two groups as those with a fixed-loop (n=39) and those with an adjustable-loop (n=49). A standard postoperative rehabilitation program was applied to all patients. Lysholm knee score, International Knee Documentation Committee (IKDC) score, Visual Analog Scale (VAS), and range of motion (ROM) were evaluated preoperatively and 6 months postoperatively as clinical evaluation parameters. Results: Both groups demonstrated significant improvement in VAS, Lysholm, and IKDC scores during the postoperative period (P<0.001). Postoperative Lysholm score was 77.5±14.8 and IKDC score was 64.4±10.7 in the fixed-loop group, while these values were 78.4±4.1 and 66.7±10.3 in the adjustable-loop group, respectively. There was no significant difference in postoperative scores between the groups (P>0.05). Conclusions: Fixed- and adjustable-loop femoral fixation systems used in ACL reconstruction show similar performance in terms of short-term clinical outcomes. Both methods can be safely preferred; the final choice of method should be based on the surgeon's experience and patient-specific factors. Further studies evaluating long-term outcomes are needed.Öğe Medial Talus Osteokondral Lezyonlarında Mikrofraktür ve Mozaikoplastinin Karşılaştırmalı Klinik ve Fonksiyonel Sonuçları(Sakarya Üniversitesi, 2024) Sağlam, Sönmez; Arıcan, Mehmet; Karaduman, Zekeriya Okan; Yücel, Mücahid Osman; Dalaslan, Raşit EminAmaç: Bu çalışma, medial talus osteokondral lezyonlarının (OCL'ler) tedavisinde iki cerrahi müdahale, mikrofraktür ve mozaikoplastinin erken klinik ve fonksiyonel sonuçlarını karşılaştırmayı amaçlamaktadır. Yöntem ve Gereçler: Bu retrospektif çalışma, Ocak 2016'dan Ocak 2022'ye kadar XXX Üniversitesi Tıp Fakültesi Ortopedi ve Travmatoloji Anabilim Dalı'nda tedavi edilen hastaları içermektedir. Hastalar, mikrofraktür uygulananlar (Grup 1, n=20) ve mozaikoplasti uygulananlar (Grup 2, n=17) olarak iki gruba ayrılmıştır. Preoperatif ve postoperatif takip verileri başlangıçta, 6. ayda ve 12. ayda görsel analog skala (VAS) ve Amerikan Ortopedik Ayak ve Ayak Bileği Derneği (AOFAS) skorlarını içermektedir. İstatistiksel analiz NCSS yazılımı kullanılarak yapılmış olup, anlamlılık seviyesi p<0,05 olarak belirlenmiştir. Bulgular: Mikrofraktür grubunun ortalama yaşı 37,9±12,5 yıl, mozaikoplasti grubunun ise 38±12,46 yıl idi (p=0,981). Her iki grup da başlangıçtan 6. ve 12. aylara kadar VAS skorlarında anlamlı iyileşme göstermiş olup, mozaikoplasti grubu ağrı azalmasında daha üstün bulunmuştur (p<0,001). AOFAS skorları da her iki grupta anlamlı olarak iyileşmiş olup, mozaikoplasti grubunun 12. ayda daha iyi fonksiyonel sonuçlar gösterdiği tespit edilmiştir (p=0,069). Sonuç: Mikrofraktür ve mozaikoplasti, medial talus OCL'lerin tedavisinde erken dönemde ağrının azaltılmasında ve klinik durumda etkilidir.Öğe Osteomiyelit uygulanan rat modelinde rifaksiminli spacer uygulamasının teikoplaninli ve antibiyotiksiz spacer uygulaması ile etkinlik yönünden karşılaştırılması(Düzce Üniversitesi, 2019) Yücel, Mücahid Osman; Turhan, YalçınGiriş: Akut ve kronik osteomiyelit, uzun süreli antibiyotik tedavisi ve cerrahi debridman gerektiren tedavisi zor bir hastalıktır. Özellikle Metisiline dirençli staphylococcus aureus (MRSA) suşlarından kaynaklanan ve implant ile ilişkili osteomiyelitin tedavisi oldukça güçtür. Rifaksimin etki spektrumu ve farmakolojik özellikleri bakımından osteomiyelit tedavisinde etkili olabilecek rifamisin türevi bir antibiyotiktir. Amaç: Deneysel olarak planlanan bu çalışmada rifaksiminin MRSA etkenli ve implant ilişkili osteomiyelit oluşturulan rat modellerinde etkinliğinin araştırılması amaçlanmıştır. Gereç ve Yöntemler: Çalışmamızda 40 adet erişkin dişi Wistar Albino cinsi rat kullanıldı. Tüm ratlar 10'arlı 4 gruba ayrıldı. Norden'in modifiye deneysel osteomiyelit modeli ile tüm ratların sağ tibia metafizlerinde MRSA etkenli, implant ilişkili osteomiyelit geliştirildi. 4 hafta sonra tüm grupların implantları çıkartılarak debridman uygulandı ve grup 1'e rifaksiminli, grup 2'ye teikoplaninli ve grup 3'e de antibiyotiksiz çimento tedavisi uygulandı. Kontrol grubu olarak ayrılan grup 4'e ise debridman dışında bir tedavi uygulanmadı. 4 hafta sonra tedavi sonlandırılarak ötenazi uygulandı ve klinik, histopatolojik ve mikrobiyolojik sonuçlar kıyaslandı. Bulgular: Tedavi sonrası klinik skorlamada gruplar arasında istatiksel olarak anlamlı bir fark görülmemiştir. Grup 1 ve grup 2'nin histopatolojik skorları ile grup 3 ve grup 4'ün histopatolojik skorları arasında istatiksel olarak anlamlı düzeyde farklılık saptanmıştır. Grup 1 ve grup 2'nin histopatolojik skorları grup 3 ve grup 4'ten daha iyi bulunmuştur. Tedavi öncesi ve sonrası koloni sayıları karşılaştırıldığında, grup 3 ve grup 2 arasında istatiksel olarak anlamlı fark bulunmasına rağmen, grup 4 ve grup 1'in sonuçları arasında istatiksel olarak anlamlı farklılık bulunmamıştır. Sonuç: Geniş etki spektrumlu olması nedeniyle seçilen rifaksiminin osteomiyelit tedavisinde yeteri kadar etkinliği gösterilememiştir. Bu çalışma; ileride yapılacak olan ve enfeksiyon belirteçlerinin de çalışmaya dahil edildiği daha kapsamlı, karşılaştırmalı çalışmalara ışık tutma özelliği göstermektedir.Öğe Perspectives on Traditional and Complementary Medicine Among Orthopedic Outpatients: A Cross-Sectional Study(2025) Karaduman, Zekeriya Okan; Arıcan, Mehmet; Bulum, Yunus Emre; Sağlam, Sönmez; Yücel, Mücahid Osman; Dalaslan, Raşit EminBackground and Objectives: Traditional and complementary treatment (T&CT) methods are widely used by individuals with musculoskeletal disorders, yet limited data exist regarding their utilization patterns and associated factors among orthopedic patients in Türkiye. This study aimed to investigate the prevalence, types, and determinants of T&CT use among patients attending an orthopedic outpatient clinic. Material-Methods: This cross-sectional descriptive study was conducted at Düzce University Faculty of Medicine between October 1, 2024, and February 1, 2025. A total of 734 patients were screened, and 138 participants who met the inclusion criteria were enrolled. Data were collected using a structured, literature-based questionnaire administered through face-to-face interviews. Statistical analysis was performed using SPSS 25.0, and a p-value <0.05 was considered significant. Results: The mean age of participants was 50.7 ± 12.3 years, and 72.5% were female. The most frequently used T&CT methods were wet cupping (87.7%), hirudotherapy (42.0%), and ozone therapy (21.7%). Nearly half of the patients (49.3%) had undergone T&CT three or more times. Statistically significant associations were found between female gender and both hirudotherapy (p = 0.0021) and acupuncture (p = 0.0237). Willingness to reuse T&CT was more common among those treated by informal practitioners (p = 0.0496). Conclusions: T&CT use is highly prevalent among orthopedic patients. Gender, education level, and type of provider influence treatment preferences. This high prevalence underlines the necessity of integrating regulated T&CT services into modern orthopedic practice, ensuring both patient safety and therapeutic efficacy within a structured healthcare framework.Öğe Rifaximine spacer application is not superior to local teicoplanin treatment in a rat model of osteomyelitis(Kare Publ, 2022) Yücel, Mücahid Osman; Turhan, Yalçın; Arıcan, Mehmet; Karaduman, Zekeriya Okan; Sağlam, Sönmez; Tekçe, Yıldıray; Gamsızkan, MehmetOBJECTIVE: Acute and chronic osteomyelitis generally require long-term antibiotic therapy and surgical debridement. Implant-associated osteomyelitis, particularly from methicillin-resistant Staphylococcus aureus (MRSA) strains, is difficult to treat. Rifaximin is an antibiotic derived from rifamycin which may be effective in the treatment of osteomyelitis in terms of its wide spectrum of action and pharmacological properties. The aim of this experimental study was to investigate the local efficacy of rifaximin in rat models with MRSA and implant associated osteomyelitis.METHODS: This study was carried out with 40 adult Wistar albino rats. The rats were randomly divided into 4 equal groups with 10 rats in each. An implant related MRSA osteomyelitis was created in the right tibia metaphysis of each rat by Norden's experimental osteomyelitis model. After 4 weeks, the implants of each tibia were removed and debridement was applied. Group 1 was designed as control group and no other treatment was applied other than debridement. Bone cement without any antibiotic was applied to Group 2, bone cement with teicoplanin was applied to Group 3 and bone cement with rifaximin was applied to Group 4. After 4 weeks from the second surgery, euthanasia was performed to the rats and the clinical, histopathological and microbiological results were compared.RESULTS: There was no statistically significant difference between the groups in clinical scoring. A statistically significant difference was found between the histopathological scores of Group 1 and Group 2 and the histopathological scores of Groups 3 and 4; the histopathological scores of Group 1 and Group 2 were found to be higher than Group 3 and Group 4. When the pre-and post-treatment colony numbers were compared, although there was a statistically significant difference between Group 3 and Group 2, no statistically significant difference was found between Group 4 and Group 1 results.CONCLUSION: In spite of its wide spectrum, the local efficacy of rifaximin in the treatment of osteomyelitis could not be demonstrated. This study shows the ability to shed light on some future comprehensive studies with the inclusion of infection markers.Öğe Topuk Ağrısında Tedavi Noktalarının Lokalizasyonu için Bir Kılavuz(2025) Karaduman, Zekeriya Okan; Arıcan, Mehmet; Sağlam, Sönmez; Yücel, Mücahid Osman; Dalaslan, Raşit EminAmaç: Bu çalışma, plantar fasiit ve Baxter nöropatisi tedavisinde enjeksiyon ve nöroablasyon uygulamaları için üç boyutlu yeni bir yöntemle kalkaneal bölgedeki hedef noktayı belirlemeyi ve daha doğru, kişiselleştirilmiş bir lokalizasyon yöntemi sunmayı amaçlamaktadır. Gereç ve Yöntemler: Ayak patolojisi şüphesiyle MR yapılan 65 hastanın verileri retrospektif olarak incelendi. Baxter siniri ile plantar fasyanın yapışma noktası hedeflendi. Hedef bölgenin deri yüzeyine olan medial (yatay), inferior (longitudinal) ve posterior (sagital) mesafeleri üç boyutlu ölçümle kaydedildi; bu ölçümler cinsiyet ve ayakkabı numarası ile korele edildi. İstatistiksel analizlerde tanımlayıcı yöntemler, normal dağılım değerlendirmesi ve uygun parametrik/non- parametrik testler kullanıldı (p<0,05 anlamlı kabul edildi). Bulgular: Medial, inferior ve posterior mesafelerin ortalamaları sırasıyla 24,26 ± 4,36 mm, 25,97 ± 3,62 mm ve 42,40 ± 4,60 mm olarak bulundu. Inferior ve posterior mesafeler kadınlarda erkeklere göre anlamlı olarak daha kısaydı (p < 0,001). Ayakkabı numarası arttıkça inferior (r = 0,407; p < 0,01) ve posterior (r = 0,653; p < 0,001) mesafelerde anlamlı artış gözlendi. Sonuç: Bu çalışma, plantar fasiit ve Baxter nöropatisi tedavisinde anatomik lokalizasyonu iyileştirmek için yenilikçi bir üç boyutlu yöntem sunmaktadır. Cinsiyet ve ayakkabı numarasının mesafe ölçümlerini etkilediği belirlenmiş olup, geliştirilen yaklaşım daha doğru ve kişiselleştirilmiş tedavi stratejilerine katkı sağlayacaktır. Ayrıca, gelecekte yapılacak prospektif ve geniş ölçekli çalışmalar yöntemin klinik etkinliğini doğrulamaya katkı sağlayacaktır.Öğe Vasküler Zon Önemlidir: Kırmızı–Kırmızı, Kırmızı–Beyaz ve Beyaz–Beyaz Yırtıklarda Artroskopik Menisküs Onarımının Klinik Sonuçları(Oğuz KARABAY, 2026) Bulum, Yunus Emre; Arıcan, Mehmet; Karaduman, Zekeriya Okan; Yücel, Mücahid Osman; Dalaslan, Raşit Emin; Sağlam, SönmezGiriş: Menisküs onarımı, diz biyomekaniğinin korunması ve dejeneratif süreçlerin önlenmesinin sağlanması açısından menisektomiye göre daha üstün kabul edilmektedir. Ancak onarım başarısı, menisküsün bulunduğu vasküler zonun kanlanma düzeyine bağlı olarak değişiklik gösterebilmektedir. Bu çalışma, farklı vasküler bölgelerdeki menisküs yırtıklarında klinik ve fonksiyonel sonuçları karşılaştırmayı amaçlamıştır. Materyal ve Metot: 2015–2025 yılları arasında artroskopik menisküs onarımı uygulanan ve en az 12 ay takip edilen 118 hasta retrospektif olarak incelendi. Yırtıklar kırmızı–kırmızı (RR, n=42), kırmızı–beyaz (RW, n=53) ve beyaz–beyaz (WW, n=23) zon olarak sınıflandırıldı. Fonksiyonel sonuçlar IKDC, Lysholm ve VAS skorlarıyla değerlendirildi; spora dönüş süresi, hasta memnuniyeti ve komplikasyon oranları kaydedildi. Gruplar arası farklar uygun istatistiksel testlerle analiz edildi ve onarım başarısızlığını öngören bağımsız değişkenler çok değişkenli lojistik regresyon analizinde belirlendi. Bulgular: On ikinci ayda RR grubunda fonksiyonel skorlar anlamlı olarak daha yüksekti (IKDC: 89,3; Lysholm: 91,7) ve ağrı skorları daha düşüktü (VAS: 1,8) (p<0,001). Spora dönüş süresi RR grubunda (5,8 ay), RW (6,4 ay) ve WW (8,2 ay) gruplarına kıyasla daha kısaydı (p<0,001). Hasta memnuniyeti RR grubunda en yüksek (%90,5), WW grubunda en düşüktü (%60,9) (p=0,004). Komplikasyon oranı RR grubunda %14,3, WW grubunda %39,1 olarak saptandı (p=0,03). Lojistik regresyon analizinde WW lokalizasyonu onarım başarısızlığının bağımsız bir öngördürücüsü olarak belirlendi (OR=4,98; %95 GA: 1,88–13,18; p=0,001). Sonuç: Menisküs onarımının başarısı, yırtığın bulunduğu vasküler zonla yakından ilişkilidir. RR zonundaki yırtıklar daha iyi fonksiyonel iyileşme, daha hızlı spora dönüş ve daha düşük komplikasyon oranları göstermektedir. Buna karşılık WW zonundaki yırtıklar daha yüksek başarısızlık riski taşımaktadır.












