Yazar "Sönmez, Vildan Zülal" seçeneğine göre listele
Listeleniyor 1 - 4 / 4
Sayfa Başına Sonuç
Sıralama seçenekleri
Öğe Determination of the toxicity of different discharge waters using acute toxicity tests approved for national pollutant discharge permit in Turkey(Oriental Scientific Publishing Company, 2016) Sönmez, Vildan Zülal; Sivri, Nüket; Dökmeci, Ayşe HandanNowadays, three methods which target the evaluation of the characteristics of ecotoxicology tests according to aquatic trophic level are well-known, approved methods. In Turkey, the toxicity dilution factor (TDF) method, approved by Turkish Water Pollution and Control Regulation, and Lebistes reticulatus the actual method name that utilizes this animal which is a high level consumer, are used in the assessment of acute toxicity levels of waste waters with different compositions. However; it is not preferred by researchers except statutory obligations due to its disadvantages in implementation. The other method Daphnia magna, which belongs to secondary trophic group, is also widely used. Vibrio fischeri which is based on bioluminescent bacteria is mostly preferred due to ability of giving fast and precise results in acute toxicity assessment tests. In this study, specific to Turkey, it is aimed to compare issues such as experimental process, time, cost, efficiency, repeatability, etc. of tests that take place in the related legislation and standards. In light of all this information, it is determined the insufficient parts about legal regulations related to toxicity in Turkey. It can be suggested that bioluminescence bacteria (V. fischeri), defined all around the world recently with its precision, optimal cost, repeatability features be used in Legal Regulations of Turkey. It is aimed to contribute to scientific literature, this study being the first on suggesting an innovative approach about acute toxicity test in Turkey.Öğe Kampüs Ortamındaki Plastik Atık Çeşitliliğinde Gözlemsel Öğrenmenin ve Akran Etkisinin ArcGIS ile Görselleştirmesi(2024) Sivri, Nuket; Aydoğdu, Atilla; Sönmez, Vildan Zülal; Akarsu, CeyhunPlastik kirliliği; ekosistemleri, yaban hayatını ve en çok da insan sağlığını etkileyen önemli bir çevresel sorun haline gelmiştir. Son dönemde yapılan çalışmalarda mikroplastiklere özellikle vurgu yapılmış olsa da bunların birincil kaynaklarından olan ve yetersiz/yanlış atık yönetim stratejileri nedeniyle doğal ortamlarda sıklıkla karşılaşılan mezo- ve makroplastiklerin varlığı ve çeşitliliğinin değerlendirilmesine ihtiyaç duyulmaktadır. Öyle ki atıkların tüketiciler tarafından biriktirme ekipmanları yerine doğal ortamlara bırakılması konusunda bazı ilişki ve etkileşimler, viral bir salgın tarzında yayılmakta ve ardından bir davranış paternine dönüşmektedir. Öğrenmede sosyal bilişsel yaklaşım olarak tanımlanan “gözlemsel öğrenme”nin ve “akran etkisi”nin, kampüs alanı içinde bilinçsizce bırakılan mezo/makroplastik malzeme çeşitliliğine etkisi ve bu ortamda oluşan plastik kirliliğinin arazi dağılımının görselleştirilmesi bu çalışmanın temelini oluşturmaktadır. Elde edilen bulgular, sürdürülebilirlik amaçları kapsamında gençlerin farkındalığını artırmak ve çevre eğitimi programlarına olan ihtiyacı ortaya koymak adına görsel verilerle desteklenmiştir. Bu çalışmanın en önemli bulgusu olarak; her alanda baskın olan polimer yapıların, öğrencilerin derslik/ ofis/ market/ kantin yakınlığı kaynaklı tükettiği plastik ambalajlı ürünler, tütün ürünleri kullanma alışkanlıkları nedeniyle sigara izmaritleri ve hızlı hijyen oluşturma alışkanlığı nedeniyle ıslak mendiller olduğu gözlenmiştir. Atıkların en yoğun olduğu dönem, ara sınav dönemi olarak bilinen Ekim ayı ve en yoğun alan yol kenarındaki oturma alanlarının olduğu bölge olarak belirlenmiştir. En çok kaydedilen meso-makroplastik parçaların FT-IR analizleri sonucunda, yoğunluğa göre polimer yapılara ait sıralamanın; PET, PE, PP ve PMMA olduğu tespit edilmiştir. Çalışma sonucunda, plastik atıkların çevresel etkileri konusunda farkındalıkların artmasına yardımcı olabilecek, sürdürülebilir uygulamaların benimsenmesinde, ekolojik uygulamaları örnekleyecek farklı girişimlerle gençlerin desteklenmesi ve yönetimlerin bir an önce aksiyon alması gerekliliği ortaya konulmuştur.Öğe Potential impacts of oil spill damage around the planned oil rigs at the Black Sea(Natl Inst Science Communication-Niscair, 2018) Başar, Ersan; Sivri, Nüket; Uğurlu, Özkan; Sönmez, Vildan ZülalThis study uses 10 different scenarios in order to determine the risks of oil rigs which are planned to be conducted at Black Sea on coastal area or in marine environment. The Black Sea, which is among the most remarkable water basins in the world, is a unique ecosystem including endangered species and also other endemic and economic species detected by International Union for Conservation of Nature (IUCN). Only accident scenarios to be developed under variable conditions can help us to foresee such irrevocable damages against this important ecosystem. Taking stand from this point, an assessment on possible scenarios related to an area during the studies of oil exploration and oil rigs will minimize any damage on sensitive coastal system. Furthermore, 2 emergency intervention regions were determined in case of accidents.Öğe QUALITY ASSESSMENT AND CHEMICAL COMPOSITION OF SURFACE WATER IN THE AKCADAG BASIN (MALATYA), TURKEY: A CASE STUDY FOR IRRIGATION AND DRINKING PURPOSES(Parlar Scientific Publications (P S P), 2019) Şahin, Serap Koşal; Sivri, Nüket; Şahin, Ülkü Alver; Sönmez, Vildan Zülal; Şeker, Dursun ZaferThe quality of irrigation water has a considerable impact on what plants can be successfully grown, the productivity of these plants, and water infiltration and other soil physical conditions. Irrigated agriculture is dependent on an adequate water supply of usable quality. To avoid problems when using poor quality water supplies, there must be sound planning to ensure that the quality of water available is put to the best use. The usage of irrigation water by Polat and Silrgti Streams is one of the most important factors in respect to the intensification of agricultural activities in the Akcadag Basin. Responsible and accurate use of these factors by means of GIS is of vital importance. This study aims to visualize waters defined to be qualified to be used for irrigation or drinking purposes with the aid of GIS and to ensure the sustainable use of surface waters in the Akcadag Basin. The most common measure to assess irrigation in water is called the Sodium Adsorption Ratio (SAR). The SAR defines sodicity in terms of the relative concentration of sodium (Na) compared to the sum of calcium (Ca) and magnesium (Mg) ions in a sample. The SAR assesses the potential for infiltration problems due to a sodium imbalance in irrigation water. The highest value was found in SAR station 2 (0.473) while the lowest value (0.027) was calculated in the station 7. The selected stations should be monitored in wet and dry seasons in order to provide a more accurate interpretation of the area and to ensure proper use. It is possible to aim to protect water resources and make people reach these resources in a healthy way, to create a sustainable water management policy by means of different monitoring tools to be used for the monitoring of the area.