Yazar "Eroğlu, Engin" seçeneğine göre listele
Listeleniyor 1 - 20 / 34
Sayfa Başına Sonuç
Sıralama seçenekleri
Öğe Antioxidant Defense System in Borago officinalis L. under Drought Stress(2021) Eroğlu, Engin; Torun, HülyaDrought is one of the main abiotic stress factor that limits plant growth and development. Droughtstress effects on Borago officinalis L. (borage) plants in terms of physiological and antioxidant responses havebeen evaluated in this study. In parallel with this purpose, relative growth rate (RGR), leaf relative watercontent (RWC), osmotic potential, chlorophyll fluorescence (Fv/Fm), lipid peroxidation, hydrogen peroxide($H_2O_2$) level, superoxide dismutase (SOD), peroxidase (POX), catalase (CAT), ascorbate peroxidase (APX) andglutathione reductase (GR) activities were determined under drought treatment in a controlled greenhouse.RGR, RWC and osmotic potential were significantly decreased, while lipid peroxidation expressed thiobarbutiricacid reactive substances (TBARS) and $H_2O_2$ contents were increased under drought stress. On the other hand,significant increases in POX, CAT, APX and GR activities did not prevent the increase in lipid peroxidation. Tothe best of our knowledge, this is the first study conducted on the enzymatic antioxidants of the defensesystem of Borago officinalis L. under drought stress.Öğe Bilgisayar Destekli Programların Bitkisel Tasarım Sürecinde Değerlendirilmesi: “Düzce Üniversitesi Botanik Bahçesi Örneği”(Düzce Üniversitesi, 2019) Kaya, Sertaç; Kurt, Ezgi; Eroğlu, EnginBu çalışmanınamacı, görselleştirme teknolojisinin kullanım aşamalarını, kullanımdaki zorlukderecesini ve gereksinim olup olmadığını, peyzaj ve çevre planlamasındakiuygulama potansiyelini incelemektedir. Çalışmada tasarım sürecinde kullanılan vetercih edilen programlar örneklerle değerlendirilmiştir.Öğe Bolu Gölcük’teki doğal ve egzotik sucul bitki türleri için risk yönetimi planı(2023) Aksoy, Necmi; Güneş Özkan, Neval; Koçer, Nihan; Müderrisoğlu, Haldun; Eroğlu, EnginBu çalışma Bolu Gölcük Gölü Tabiat Parkı için göl içerisinde bulunan istilacı ve yabancı türlerle ilgili eylem planının hazırlanması kapsamında yapılmıştır. Nisan-Ekim 2022 tarihleri arasında, göl içerisinde ve kıyı alanlarında floristik çalışmalar yürütülerek, gölün doğal ve yabancı bitki türleri ile bunların oluşturduğu toplumlar Braun-Blanquet yöntemine göre belirlenmiştir. Arazi çalışmaları sonucunda göl içi ve kıyısında yayılış yapan 22 familya ve 38 cinse ait 47 takson ile sucul 3, kıyı-çamur vejetasyonunda 2 olmak üzere 5 bitki toplumu belirlenmiştir. Bu toplumlar içerisinde yayılış yaptığı belirlenen yabancı bitki türleri ve bu türlerden istilacı olma potansiyeline sahip olanlar ile ilgili risk yönetimi önerileri yapılmıştır.Öğe Çapakçur Mikro Havzası’nda (Bingöl) Mikro Havza Ölçekli Peyzaj Değerlendirmesi(2020) Yüksel, Alaaddin; Meral, Alperen; Demir, Yasin; Eroğlu, EnginGünümüzde doğal ve kültürel kaynaklar hızla tükenmekte ancak buna karşılık etkili olabilecek korumayaklaşımları sergilenememektedir. Mevcut kaynaklar da yanlış alan kullanımları ve yoğun kullanımlarneticesinde yok olma tehlikesi ile karşı karşıya kalmaktadır. Doğru ve etkili kaynak yönetimi ve plan kararlarınınalınabilmesi için, ekolojik yapının korumasını hedef alan optimal alan kullanımlarının hassas bir şekildebelirlenmesi gerekmektedir. Doğal kaynakların en belirgin sınırlarını küçük, orta ve büyük ölçekte havzalarbelirlemektedir. Havza bazında ele alınan ekolojik doğal kaynak envanteri yerel ölçekte en önemli oluşumunuda mikro havzalar özelinde ortaya koymaktadır. Bu çalışmanın amacı; mikro havza planlamasına yardımcı olmasıaçısından alandaki mevcut sorunlar ve alanın sahip olduğu doğal ve kültürel olanaklar alanında uzman kişiler vemikro havza sakinlerinin görüşleri doğrultusunda belirlemek ve bu yönde öneriler geliştirilmesine olanaksağlamaktır. Bu amaç doğrultusunda çalışma; Bingöl ili Çapakçur Mikro Havzası sahip olduğu doğal ve kültürelkaynakları ile tarım ve rekreasyonel açıdan önemli bir potansiyelleri araştırılmıştır. Bu kaynakların belirlenerekmikro havzanın bu veriler doğrultusunda planlanması, doğallığın korunması ve sürdürülebilirliğin sağlanmasıaçısından çok önemlidir. Sor-Sapta-Çözümle (Sor-Sap-Çöz) analizleri gerçekleştirilerek, yapılan bu çalışmanınsonucunda da alanın en belirgin sorunları; rekreasyon imkanlarının varlığına rağmen planlamaların olmadığı,sulama yapılarının yetersizliği ve bakımsızlığı, yayla yollarının kullanılamaz halde oluşu, arıcılık ve tarımsalfaaliyetlerin yetersizliği, heyelan ve erozyon yapılarının eksikliği nedeniyle yaşanan toprak kayıpları ve yeterlidoğal kaynaklara sahip olunmasına rağmen (rüzgar, güneş, su) yenilenebilir enerji kaynaklarının verimlikullanılamaması olarak belirlenmiştir. Doğal kaynakların bilinçsiz kullanımı ve orman tahribatının çokluğu damikro havzanın sürdürülebilir kullanımı açısından büyük tehdit oluşturduğu çalışmanın bir diğer önemli sonucuolarak ortaya çıkmıştır.Öğe Cephalaria duzceënsis N. Aksoy & R. S. Göktürk ve Seseli resinosum Freyn & Sint. Endemik Taksonlarının Morfolojik ve Fizyolojik Özellikleri ile Bitkilendirmede Kullanılabilme Potansiyelleri(Düzce Üniversitesi, 2020) Aydın, Harun; Torun, Hülya; Eroğlu, EnginEndemik bitkiler sahip oldukları nadir bulunma özelliklerinin yanı sıra estetik özellikleri ile peyzaj mimarlığı çalışmaları için önemli bitki grubunu oluşturmaktadır. Bitkilerin sahip oldukları estetik özellikler ve bitkilendirme çalışmalarında ortaya koydukları değer ile tasarımın ekolojik boyutu olan bitkilerin yaşadıkları ortamda uygun olmayan çevre koşullarına uyum sağlayarak gösterdikleri tolerans doğrudan ilişkilidir. Düzce’de bulunan ve Karadeniz Bölgesi için endemik bir tür olan Seseli resinosum Freyn & Sint. (Batı Karadeniz horozgözü) ve yalnızca Düzce ili sınırları içerinde yayılış gösteren Cephalaria duzceënsis N. Aksoy & R. S. Göktürk (Düzce pelemir otu) bitkilerinin kullanıldığı bu çalışmanın amacı, her iki türün peyzaj mimarlığında kullanımlarını estetik, fonksiyonel ve ekolojik potansiyelleri açısından belirlemektir. Bu amaç doğrultusunda, bitkilerin mevsimsel değişim potansiyelleri, yayılış gösterdikleri habitatlar düzeyinde bir yıl boyunca incelenmiştir. Bitkilerin yaprak, çiçek, sürgün, meyve gibi estetik özelliklerinin yanı sıra yaşam ortamlarındaki sosyobilite, yayılış, yaşam formu gibi bitki sosyolojisi özellikleri de incelenmiştir. Ayrıca, bitkilerin verimini önemli ölçüde sınırlayan iki önemli abiyotik stres olan kuraklık ve tuzluluk altında yaprak boy, yaş ve kuru ağırlığı gibi büyüme parametrelerindeki değişimler de ortaya konulmuştur. Sonuç olarak, bitkilerin peyzaj mimarlığında kullanım potansiyelleri her iki bitkinin ekolojik koşullarının kentsel adaptasyon özellikleri de dikkate alınarak oluşturulmuştur. Her iki endemik türün de çiçek estetikleri ön plana çıkarken Seseli resinosum sahip olduğu herdem yeşil yaprak yapısı ile bitki kompozisyonlarındaki renk sürekliliğine katkı sunmaktadır. Ayrıca, kuraklık ve tuz stresi koşullarına karşı iki endemik türün de biyokütlesinde değişim belirlenmiş olup S. resinosum’un tuz, C. duzceënsis’in ise kuraklık stresine toleransının yüksek olduğu belirlenmiştir.Öğe Cephalaria duzceënsis N. Aksoy & R. S. Göktürk ve Seseli resinosum Freyn & Sint. Endemik Taksonlarının Morfolojik ve Fizyolojik Özellikleri ile Bitkilendirmede Kullanılabilme Potansiyelleri(Düzce Üniversitesi, 2020) Aydın, Harun; Torun, Hülya; Eroğlu, EnginEndemik bitkiler sahip oldukları nadir bulunma özelliklerinin yanı sıra estetik özellikleri ile peyzaj mimarlığı çalışmaları için önemli bitki grubunu oluşturmaktadır. Bitkilerin sahip oldukları estetik özellikler ve bitkilendirme çalışmalarında ortaya koydukları değer ile tasarımın ekolojik boyutu olan bitkilerin yaşadıkları ortamda uygun olmayan çevre koşullarına uyum sağlayarak gösterdikleri tolerans doğrudan ilişkilidir. Düzce’de bulunan ve Karadeniz Bölgesi için endemik bir tür olan Seseli resinosum Freyn Sint. (Batı Karadeniz horozgözü) ve yalnızca Düzce ili sınırları içerinde yayılış gösteren Cephalaria duzceënsis N. Aksoy R. S. Göktürk (Düzce pelemir otu) bitkilerinin kullanıldığı bu çalışmanın amacı, her iki türün peyzaj mimarlığında kullanımlarını estetik, fonksiyonel ve ekolojik potansiyelleri açısından belirlemektir. Bu amaç doğrultusunda, bitkilerin mevsimsel değişim potansiyelleri, yayılış gösterdikleri habitatlar düzeyinde bir yıl boyunca incelenmiştir. Bitkilerin yaprak, çiçek, sürgün, meyve gibi estetik özelliklerinin yanı sıra yaşam ortamlarındaki sosyobilite, yayılış, yaşam formu gibi bitki sosyolojisi özellikleri de incelenmiştir. Ayrıca, bitkilerin verimini önemli ölçüde sınırlayan iki önemli abiyotik stres olan kuraklık ve tuzluluk altında yaprak boy, yaş ve kuru ağırlığı gibi büyüme parametrelerindeki değişimler de ortaya konulmuştur. Sonuç olarak, bitkilerin peyzaj mimarlığında kullanım potansiyelleri her iki bitkinin ekolojik koşullarının kentsel adaptasyon özellikleri de dikkate alınarak oluşturulmuştur. Her iki endemik türün de çiçek estetikleri ön plana çıkarken Seseli resinosum sahip olduğu herdem yeşil yaprak yapısı ile bitki kompozisyonlarındaki renk sürekliliğine katkı sunmaktadır. Ayrıca, kuraklık ve tuz stresi koşullarına karşı iki endemik türün de biyokütlesinde değişim belirlenmiş olup S. resinosum’un tuz, C. duzceënsis’in ise kuraklık stresine toleransının yüksek olduğu belirlenmiştir.Öğe A Comparative Approach to Artificial and Natural Green Walls According to Ecological Sustainability(Mdpi, 2018) Meral, Alperen; Başaran, Nermin; Yalçınalp, Emrah; Doğan, Ezgi; Ak, Mehmet Kıvanç; Eroğlu, EnginTogether with the rapid industrialization of the world, urbanization is also uncontrollably increasing. Such an increase in urbanization exerts the greatest pressure on natural resources, obligating people to live in intense structural spaces and increasing the need for green spaces in cities. Because of the expensive costs of horizontal surfaces being green, urban places are faced with serious green-infrastructure problems. In recent years, alternatives have been searched for to eliminate such deficiencies. These alternatives, such as rain gardens, green walls (GWs), ecological designs, and green roofs, are commonly included in urban landscape designs. Besides rocky or steep-slope natural green walls (NGWs), natural green covers over buildings, walls, and so forth, structural members are also encountered in urban or rural places. On the other hand, artificial green walls (AGWs) have recently been used as a significant component of urban design. Although the AGWs are able to address various functional needs, they have not yet gained the desired popularity because of construction costs, static loads, constructional damages, and maintenance costs. In addition, such sites are largely left to exotic species with limited ecological requirements; these species are far from meeting ecological functions and resistance to extreme conditions. This study was conducted for a benchmarking assessment of artificial and natural green walls (A&NGWs) with a high potential in urban landscape design not only for esthetics, but also for ecological and economical purposes. Plant species, initial establishment, maintenance costs, and some other parameters of selected GWs were assessed. The study was considered as pioneering research for low-cost minimum-maintenance AGWs to be included in urban landscape designs. It was concluded, on the basis of the present findings, that the GW systems established with natural plant species, rock, and other materials already existing in natural landscapes could be constructed at fairly low costs, and such wall systems could have great ecological contributions.Öğe DETERMINATION OF THE VISUAL PREFERENCES OF DIFFERENT HABITAT TYPES(Parlar Scientific Publications (P S P), 2018) Eroğlu, Engin; Kaya, Sertaç; Doğan, Tuba Gül; Meral, Alperen; Demirci, Sena; Başaran, Nermin; Çorbacı, Ömer LütfüThe unique qualities of areas with natural landscape features help provide sustainability. Moreover, their different vegetation covers and ecosystems contribute to the preservation of their visual attraction. In recent years, the demand for natural areas has not only been seen at a recreational level, but has also become associated with the conservation and sustainability of those areas. Although the concept of sustainability is expressed from an ecological point of view, studies indicate that the visual aspect is also an important component. Thus, in this study, a visual quality assessment was carried out which considered both objective and subjective evaluations of different habitat types. Efteni lake-wetland and Melen Agzi dunes (Duzce), Anzer, Ayder, and Cat Diizii highlands (Rize), and Sultanmurat and Tasli highlands (Trabzon) were selected as the study areas. A visual quality analysis was conducted with a total of 43 participants (23 students, 16 local inhabitants and four lecturers) in order establish their preferences in areas with different landscape characteristics. For the determination of the visual qualifications of these areas, a total of 24 photographs showing typical images representing each habitat type (three photographs for each) were employed. Taking perceptual parameters into consideration, assessment of visual quality was made according to the points given to each photo by the participants. Consequently, differences in visual quality were found to be influenced by the demographic status of the participants, differences in habitat types, recreational trends and the conservation status of the habitats.Öğe Düzce Üniversitesi Süs ve Tıbbi Bitkiler Botanik Bahçesinin Ballı Bitkileri(Düzce Üniversitesi, 2023) Aksoy, Necmi; Müderrisoğlu, Haldun; Eroğlu, Engin; Özkan, Neval Güneş; Birtürk, Turgay; Koçer, Nihan; Tunçkol, BilgeBu çalışmada Düzce Üniversitesi Süs ve Tıbbi Bitkiler Botanik Bahçesi’ne dikilen taksonlardan bal arısının (Apis mellifera L.) yararlanabileceği ballı bitkiler sunulmuştur. Botanik bahçesine dikimi gerçekleştirilen 451 taksondan bu özelliklere sahip olanlar konuyla ilgili çalışmalar incelenerek belirlenmiştir. Ballı bitki sınıfına giren 165 taksondan (%36,58); 119'u hem nektar hem de polen, 25'i polen, 13'ü nektar, 4'ü hem polen hem de böcek salgısı (BS) veya tatlı özsu (TÖS), 2'si polen, nektar ve BS veya TÖS, 1'i hem nektar hem de TÖS, 1’i yalnızca BS içerir. Küresel iklim değişikliği nedeniyle sayıları azalan polen ve polen taşıyıcı böceklerin azalmasını önlemek amacıyla botanik bahçesine bir "Arı ve Böcek Oteli" yerleştirildi. Bu nedenle dikim için seçilen bitkilerin büyük çoğunluğu ballı bitki özelliği taşıyan taksonlardan seçildi. Buradaki temel amaç hem botanik bahçesindeki bitkilerin tozlaşmasını sağlamak hem de böcek türlerinin tozlaşma üzerindeki etkilerini doğa eğitimi yoluyla göstermek ve anlatmaktır.Öğe Düzce ve Yakın Çevresindeki Bazı Endemik Bitki Türlerinin Mevsimsel Deği?im Potansiyelinin Belirlenmesi(2019) Eroğlu, Engin; Ak, M. Kıvanç; Kulaç, Şemsettin; Çetin, Bilal; Kaya, Sertaç; Aydın, Harun; Meral, AlperenTürkiye bitki çeşitliliği açısından oldukça zengin bir doğal bitki örtüsüne sahiptir. Yüksek çeşitlilikteki doğalbitki örtüsü içerisinde yer alan birçok ağaç, çalı ve otsu karaktere sahip bitki türleri bulunmaktadır. Doğal bitkitürleri bulundukları coğrafyada kullanıldıklarında yöre koşullarına en iyi adapte olabilen türler olmaktadırlar.Peyzaj mimarlığı uygulamalarında bakım maliyetlerinin azaltılması, sağlıklı bir bitki dokusu sağlanması, yerelçevreye uyum, çevre kalitesinin iyileştirilmesi gibi nedenlerle doğal türlerin kullanılması büyük önemtaşımaktadır. Türkiye’de özellikle doğal kaynak yönetimleri açısından yaşam birliktelikleri son derece önemkazanmaya başlamıştır. Özellikle Batı Karadeniz bölgesi gerek içermiş olduğu tür zenginliği ve gerekse deyaşam birliktelikleri çeşitliliği ile dikkat çekmektedir. Bu çalışmada Düzce Kent Merkezi çevresinde envanteriçıkarılmış olan endemik bitki türleri mevsimsel olarak gözlemlenmiş ve bu bitkilerin estetik ve fonksiyonelyönden kentsel alanlarda yapılacak olan peyzaj tasarımlarında değerlendirilme olanakları saptanmıştır.Öğe ECOLOGICAL AND VISUAL CHARACTERISTICS OF NATIVE PLANT COMPOSITIONS IN MOUNTAIN FORESTS(Parlar Scientific Publications (P S P), 2018) Eroğlu, Engin; Acar, Cengiz; Meral, AlperenPlants are important components of native landscape should be handled in accordance with their features, enabling them to be recognized, defined and utilized in natural and cultural environments. Road corridors are the best places to observe changes related to succession and fragmentation in native vegetation in the mountainside. In the present study, carried out in the road corridors in the mountainside within the boundaries of Trabzon province in Turkey. It was aimed to define the vegetation visually and ecologically based on the native landscape features. While native plant compositions were ecologically defined, they were approached as an ecological corridor. Patch Analyses based on landscape metrics in the vegetation around this ecological corridor were carried out via GIS. As for visual studies, photographing, visualization and surveys were used to define the design elements and design principles of plant composition and the visual effects they had. Thus, come up in planting design, it was determined according to which design principle design elements came together and what kind of a visual effect appeared. In the final phase, the relationships between the values produced by ecological and visual parameters were stated. Consequently, some significant relationships were found out between patch analysis metrics and visual parameters, area metrics and potential effect of seasonal change of native compositions, habitat features and fragmentation values etc.Öğe ECOLOGICAL AND VISUAL PLANTING DESIGN ANALYSIS. A CASE STUDY OF TWO PARKS IN AMSTERDAM(Scibulcom Ltd, 2016) Eroğlu, Engin; Ak, Mehmet KıvançPlants contributions to the environment are their aesthetical, ecological and identity transmitting features. The plant diversity in urban landscape areas plays a certain role in urban nature conservation and the determination of planning and policies. Plants should be assessed according to not only species and composition, but also functional characteristics in contributing urban landscape and human life quality. Park areas in urban spaces are at the fore front in terms of they have not only plant material richness but also to be designed element. In this study, plant materials and planting groups in Frankendael Park and Bijlmerpark in Amsterdam were analysed of ecological and viusal point of view. The plant material and planting groups were evaluated according to their space-mass features and ecological and visual values as well. Then, these plant groups were assessed as their visual element characters such as colour, texture, size and form being the main instruments for plant compositions. Consequently, the situation of plants whether to be an individual or planting composition is important in evaluation of plants and planting groups, whether plants and their compositions are in urban environments or have a different environment. Moreover, visual elements of these planting design features have enormous values for these assessments.Öğe THE EFFECT OF SEASONAL CHANGE OF PLANTS COMPOSITIONS ON VISUAL PERCEPTION(Vilnius Gediminas Tech Univ, 2012) Eroğlu, Engin; Müderrisoğlu, Haldun; Kesim, Güniz AkıncıPlants are important elements of open-green areas in the urban space and perception of an environment. Some plants have seasonal colour changes. The identification of these changes and clarification of the effects on people are quite important for landscape architecture. Seasonal changes of plants in some open-green areas in Duzce were examined in order to explain how it affects people regarding changes in perceptional preferences. Delphi Method was used on photographs as a mean of identification of the visual effects of the plant compositions. The plant composition photographs, which had been examined before, were used in the questionnaire to 370 student groups. As a result, the difference was evaluated between the perceiving of different plant compositions. Summer was the most affecting season having the design value and visual quality. Besides, evergreen plants had a positive effect on design power and visual quality of compositions. Furthermore, as another important result, it was found out that socio-economic levels of the people had some important effects on visual preferences. In this study, perceptional differences of the participants on seasonal changes of the plants were identified. Moreover, the form and the texture were evaluated for identifying perceptional effects.Öğe Effects of User Density Levels on Recreational Walking Experiences(Sage Publications Ltd, 2013) Müderrisoğlu, Haldun; Aydın, Şükran Özkan; Ak, Kıvanç; Eroğlu, EnginOver the past 25 years, attempts to increase the quality of visitor experiences have been a priority in outdoor recreational areas for planners and managers. Recreation planners should determine acceptable usage levels for an area before making planning decisions. Physical, economical, ecological and social carrying capacity of that area must be determined, in order to assess acceptable usage levels. In this study, the influence of the characteristics of the area on visitor perception of user density levels was evaluated. The activity of walking was chosen to determine the perception of the user density level. Walking was chosen because it is a recreational activity that can be performed easily and frequently by visitors of outdoor recreational areas without any need for experience. Factors affecting the perception and effects of the user density level on visitors were examined from urban recreational areas to rural recreational areas. According to our results, characteristics of the recreational area and changes in the perception of suitable user density levels varied according to the recreational activities performed in an area. Specifically, rural recreation users tolerated less user density. In contrast to the expected, female users preferred lower user density.Öğe Farklı Arazi Örtüsüne Bağlı Peyzaj Bileşenlerinin Görsel Değerlendirilmesi: Yuvacık Baraj Havzası Örneği(Düzce Üniversitesi, 2019) Hacıalioğlu, Ayşegül; Eroğlu, Engin; Kahveci, HilalGünlük hayatımızı sürdürürken karşılaştığımız sıkıntılara ek olarak şehir hayatının kalabalık ve sıkışıklığı, işyerlerimize ve evlerimize ulaşmada yaşadığımız vakit kaybı, yorgunluk ve stres; nefes aldığımız havanın ve su kaynaklarımızın kalitesizliği ve kirliliği gibi sorunlar doğaya kısa süreli dönüşler yapma isteği doğurmaktadır. Buna karşın hayatımızı kolaylaştırmada kullandığımız her unsur; arazi örtüsünün ve kullanımının, özellikle doğal ve yarı doğal alanların üzerinde çoğu geri dönüştürülemez değişimlere yol açmaktadır. Yuvacık Baraj Havzası, İzmit, Bursa ve Sakarya illerinin kesişim noktasında olmasından ve İstanbul metropolüne yakınlığı sebebi ile şehirlerin stresinden uzaklaşmak için önemli bir potansiyel barındırmaktadır. Bu mevcut potansiyel içinde tespit edilmiş olan farklı peyzaj bileşenlerinin fotoğrafları ile potansiyel kullanıcılar üzerinde yapılmış olan anket çalışması yardımıyla çalışma alanının görsel peyzaj kalitesi yönünden değerlendirilmesi yapılarak Yuvacık Baraj Havzası’nın güçlü ve zayıf yönleri ortaya konulmuştur. Sonuç olarak yapılan anket çalışması ve yerinde gözlemler ile birlikte tespit edilmiş olan olumsuz durumlar belirtilmiş ve çeşitli çözüm önerileri geliştirilmiştir.Öğe First records of migration behaviour change of Spur-Winged Lapwing (Vanellus spinosus) from Boğazkent/Turkey [2](2017) Başaran, Nermin; Eroğlu, EnginDikey bahçelerin kullanımının dış mekanlarla sınırlı kalmayıp iç mekanlara da sıçraması ülkemiz şartlarında doğal olarak yetişmeyen türlerin farklı bir sunum ile insanlara sunulması sağlanmıştır. Bu çalışmada, iç mekan dikey bahçelerinde kullanılabilecek bitki türlerini ve bu türlerin adaptasyonlarının belirlenmesi amacı ile; Kocaeli İli'nin Körfez ilçesi ve İstanbul İli'nin Silivri ilçesi arasında, İstanbul il sınırları içinde yer alan iç mekan dikey bahçeleri incelenmiştir. Bu kapsamda iç mekan dikey bahçelerinde 41 adet bitki türü ve varyeteleri kullanıldığı belirlenmiştir. Codiaeum variegatum, Nephrolepis exaltata, Maranta leuconeura, Tradescantia zebrina ve Diffenbachia spp. türleri dikey bahçe ortamlarında ilk kaybolan türler iken, Spathiphyllum wallisii, Anthurium andreanum, Aglaonema diamond, Philodendron erubescens, Aspilenum nidus ve Hedera helix türlerinin dikey bahçe ortamına en iyi uyum sağlayan bitkilerdir. Epipremnum aureum bitkisinin baskın yapısı dikey bahçedeki diğer türlerin yok olmasına sebebiyet vermektedir. Ayrıca ekolojik istekleri birbirine yakın olmayan bitkilerin oluşturduğu kompozisyonlar başarısızdır. Çiçekli türlerin yeterli ışık bulunmayan bahçelerde kullanılması çiçek sayısının azalmasına neden olmuştur. Nem isteği karşılanmayan bitkilerde çeşitli deformasyonlarla birlikte seyrelme ve yok olmalar gözlemlenmiştirÖğe GIS-BASED SPATIAL DISTRIBUTION ANALYSIS OF PLANTS IN HISTORICAL CITY SQUARES; CASE OF ISTANBUL(Peyzaj Mimarlığı Eğitim ve Bilim Derneği, 2020) Başaran, Nermin; Özaydın, Hilal; Kahveci, Hilal; Eroğlu, EnginBy the 19th century, the increase in urbanization and the fact that the effects of climate change were felt more intensely in cities, enabled plants to take a more active role in squares. However, due to the influence of anthropogenic factors, the spatial distribution and composition of plant such urban areas has been constantly changed and ignored. Yet, plant distributions, the distance between plants or the association of the same species in plant design affect ecosystem functions and ecosystem services at the individual level. The aim of this study is to examine the relationship between plant material and spatial distribution in the squares that have witnessed different events throughout history. In this context, Beyazıt, Dolmabahçe, Eminönü, Eyüp, Galata, Ortaköy, Sultan Ahmet, Taksim, Tophane, Üsküdar Squares in Istanbul were examined in terms of plant species and density-spatial distribution relations. According to the findings of the study, it was determined that a total of 58 different species from 27 different families were preferred. Beyazıt, Eminönü, Ortaköy and Üsküdar at the significance level of p <0.01; At p <0.10 significance level, it shows a clustered distribution in Sultanahmet squares. Taksim at p <0.01 significance level; Dolmabahçe and Galata at the significance level of p <0.05; p <0.10 significance level, there is a scattered distribution in Tophane Squares. The highest heterogeneity in squares is observed in Eyüp Square. According to the results of the kernel density analysis, it was determined that the density in Eyüp and Sultanahmet Square are equally distributed throughout the square. In Galata Square, the plants are both few in number and the lowest in density. As a result, the vegetative distribution in the squares affects both the ecological and aesthetic functions in that space.Öğe Havalimanlarında Sürdürülebilirlik: Singapur Changi Havalimanı(Düzce Üniversitesi, 2023) Demirci, Sena; Doğan, Tuba Gül; Eroğlu, EnginSürdürülebilirlik, giderek artan sosyo-ekonomik sorunlar nedeniyle uygulayıcılar ve akademisyenler arasında öncelikli bir alan haline gelmiştir. Sürdürülebilir binalarla ilgili çok fazla bilgi mevcut olmasına rağmen, yeşil havaalanlarına ve bunların şehirler üzerindeki etkilerine odaklanan örnekler sınırlıdır. Son zamanlarda, yeni yasaların getirdiği teşviklerle birlikte, birçok havalimanı işletmecisi sürdürülebilirlik programlarını benimseyerek bu konuda önemli adımlar atmaya başlamıştır. Bu makale sürdürülebilirliğin boyutlarını belirlemeyi ve seçilen Singapur Changi Havalimanındaki sürdürülebilir uygulamaları değerlendirmeyi amaçlamaktadır. Singapur Havalimanı, sürdürülebilirlik ilkesi doğrultusunda yeşilin tasarıma dönüşümünü muhteşem bir şekilde yansıtan örneklerden biridir. Singapur Havalimanı'nın sürdürülebilirlik anlayışıyla şekillenen etkileyici bahçelerini ve doğayla uyumlu çözümlerin sağladığı avantajları vurgulayarak, bu tasarımın ekolojik faydalarını ele alıyoruz. Singapur Havalimanı'nın başarısı, benzer çabalara teşvik sağlamak açısından diğer havalimanları ve kamu alanları için önemli bir örnektir. Bu araştırma, sürdürülebilirlik odaklı havalimanı tasarımlarının gelecekteki projeler için ilham kaynağı olabileceğini ve çevresel olarak duyarlı ve toplumsal olarak faydalı alanlar yaratmanın mümkün olduğunu ortaya koymaktadır.Öğe İç Mekan Dikey Bahçe Bitki Kompozisyonlarının Görsel Peyzaj Kalitesinin Değerlendirilmesi(Düzce Üniversitesi, 2017) Eroğlu, Engin; Başaran, NerminKentlere doğru gerçekleşen göçler kırsal bölgeleri yalnızlaştırırken, kentleri büyük bir beton yığınına dönüştürmüştür. Kentlerdeki bu betonlaşma insanların temel gereksinimlerini karşılayan yeşil örtünün giderek azalmasına neden olmuştur. Yüksek eğimli alanlarda küçük hacimli topraklarla yaşamayı başarabilen bitkilerlerden ilham alan dikey bahçeler sürdülebilir peyzajın bir ögesi haline gelmiştir. Dikey bahçeler iç mekanlarda; hava kalitesi, ısı ve enerji bütçesi, toz partiküllerinin ortamdaki varlığı gibi önemli konularda fayda sağlamaktadır. Aynı zamanda, dikey bahçeler mekan algısı, pozitif etki ve estetik duyguları kullanıcılara aktaran doğal yapıtlardır. Bu çalışma kapsamında, dikey bahçelerin görsel değerlendirme değişkenleri kullanılarak peyzaj kalitesi ölçülmüştür. Dikey bahçeler, çirkin-güzel, sıradan-özgün, yapay-doğal, estetik değil- estetik, güvensiz-güvenli, uyumsuz-uyumlu, fonksiyonel değil-fonksiyonel vb. karşılaştırmalı sıfatlarla tanımlanarak tasarlanacak bir dikey bahçede ön plana çıkması gereken nitelikler ortaya konmuştur. Sonuç olarak, bitki kompozisyonlarındaki doğallık, tür sayısı, çeşitlilik, büyüklük ve renklilik görsel algıyı etkilemektedir. Bu değişkenlerin kullanıcılar tarafından algılanması ise cinsiyet, gelir düzeyi, eğitim durumu, meslek ve yaş ile ilgilidir.Öğe Investigation of Plant Diversity in an Urban Area Having Historical Features Aspect of Floristic and Aesthetic Quality(Düzce Üniversitesi, 2016) Eroğlu, Engin; Kaya, Sertaç; Özçelik, ZüleyhaIn recent years, whether in urban as well as rural spaces are under significant pressure with rapid urbanization and increasing population. Historical urban sites is also the case with this aspect of the threatened structures. Surely this is a majority of the pressure is also due to open green space with plants. In this research Konuralp’ has a historical site like Prusias Ad Hypium Ancient City and has rapid urbanization the 15 street (Ali Hamza Street, Tomb Street, Sevinar Street, Golden Gate Street, Artillery Street, Yesilyurt Street, Bath Six Street, Üstündağ Street, Muhajir Street, Star Street, Republic Street, Konuralp Street, Hospital road, Bazaar Domestic Street, Liberty Street), Ali Hamza Park, Konualp Museum, Tea Garden, Faculty of Sciences Campus, Home Gardens, Hospital Road median, Meydan, Health Center Playground, were evaluated in terms of plant species.The main aim of the study is to evaluate plant species used in open and green spaces have different spatial feature in terms of aesthetic, functional and plant diversity. In accordance with this purpose, nbsp;as a result of observations in the study area with field studies conducted in 8 different types of spatial features, plant diversity were determined and disclosed aspect of in the alpha and beta diversity indices. In addition aesthetic potential of the species diversity in the situations specified in this work places were identified. nbsp;Consequently, in areas having different spatial typologies, most of plants existed in homegardens. It was determined that the diversity index values supported the presence of the diversity in this spatials. Furthermore, the other most important result for this study was that spatial differentiation provided different aesthetical values to the plant species.