Yazar "Başaran, Nermin" seçeneğine göre listele
Listeleniyor 1 - 8 / 8
Sayfa Başına Sonuç
Sıralama seçenekleri
Öğe A Comparative Approach to Artificial and Natural Green Walls According to Ecological Sustainability(Mdpi, 2018) Meral, Alperen; Başaran, Nermin; Yalçınalp, Emrah; Doğan, Ezgi; Ak, Mehmet Kıvanç; Eroğlu, EnginTogether with the rapid industrialization of the world, urbanization is also uncontrollably increasing. Such an increase in urbanization exerts the greatest pressure on natural resources, obligating people to live in intense structural spaces and increasing the need for green spaces in cities. Because of the expensive costs of horizontal surfaces being green, urban places are faced with serious green-infrastructure problems. In recent years, alternatives have been searched for to eliminate such deficiencies. These alternatives, such as rain gardens, green walls (GWs), ecological designs, and green roofs, are commonly included in urban landscape designs. Besides rocky or steep-slope natural green walls (NGWs), natural green covers over buildings, walls, and so forth, structural members are also encountered in urban or rural places. On the other hand, artificial green walls (AGWs) have recently been used as a significant component of urban design. Although the AGWs are able to address various functional needs, they have not yet gained the desired popularity because of construction costs, static loads, constructional damages, and maintenance costs. In addition, such sites are largely left to exotic species with limited ecological requirements; these species are far from meeting ecological functions and resistance to extreme conditions. This study was conducted for a benchmarking assessment of artificial and natural green walls (A&NGWs) with a high potential in urban landscape design not only for esthetics, but also for ecological and economical purposes. Plant species, initial establishment, maintenance costs, and some other parameters of selected GWs were assessed. The study was considered as pioneering research for low-cost minimum-maintenance AGWs to be included in urban landscape designs. It was concluded, on the basis of the present findings, that the GW systems established with natural plant species, rock, and other materials already existing in natural landscapes could be constructed at fairly low costs, and such wall systems could have great ecological contributions.Öğe DETERMINATION OF THE VISUAL PREFERENCES OF DIFFERENT HABITAT TYPES(Parlar Scientific Publications (P S P), 2018) Eroğlu, Engin; Kaya, Sertaç; Doğan, Tuba Gül; Meral, Alperen; Demirci, Sena; Başaran, Nermin; Çorbacı, Ömer LütfüThe unique qualities of areas with natural landscape features help provide sustainability. Moreover, their different vegetation covers and ecosystems contribute to the preservation of their visual attraction. In recent years, the demand for natural areas has not only been seen at a recreational level, but has also become associated with the conservation and sustainability of those areas. Although the concept of sustainability is expressed from an ecological point of view, studies indicate that the visual aspect is also an important component. Thus, in this study, a visual quality assessment was carried out which considered both objective and subjective evaluations of different habitat types. Efteni lake-wetland and Melen Agzi dunes (Duzce), Anzer, Ayder, and Cat Diizii highlands (Rize), and Sultanmurat and Tasli highlands (Trabzon) were selected as the study areas. A visual quality analysis was conducted with a total of 43 participants (23 students, 16 local inhabitants and four lecturers) in order establish their preferences in areas with different landscape characteristics. For the determination of the visual qualifications of these areas, a total of 24 photographs showing typical images representing each habitat type (three photographs for each) were employed. Taking perceptual parameters into consideration, assessment of visual quality was made according to the points given to each photo by the participants. Consequently, differences in visual quality were found to be influenced by the demographic status of the participants, differences in habitat types, recreational trends and the conservation status of the habitats.Öğe First records of migration behaviour change of Spur-Winged Lapwing (Vanellus spinosus) from Boğazkent/Turkey [2](2017) Başaran, Nermin; Eroğlu, EnginDikey bahçelerin kullanımının dış mekanlarla sınırlı kalmayıp iç mekanlara da sıçraması ülkemiz şartlarında doğal olarak yetişmeyen türlerin farklı bir sunum ile insanlara sunulması sağlanmıştır. Bu çalışmada, iç mekan dikey bahçelerinde kullanılabilecek bitki türlerini ve bu türlerin adaptasyonlarının belirlenmesi amacı ile; Kocaeli İli'nin Körfez ilçesi ve İstanbul İli'nin Silivri ilçesi arasında, İstanbul il sınırları içinde yer alan iç mekan dikey bahçeleri incelenmiştir. Bu kapsamda iç mekan dikey bahçelerinde 41 adet bitki türü ve varyeteleri kullanıldığı belirlenmiştir. Codiaeum variegatum, Nephrolepis exaltata, Maranta leuconeura, Tradescantia zebrina ve Diffenbachia spp. türleri dikey bahçe ortamlarında ilk kaybolan türler iken, Spathiphyllum wallisii, Anthurium andreanum, Aglaonema diamond, Philodendron erubescens, Aspilenum nidus ve Hedera helix türlerinin dikey bahçe ortamına en iyi uyum sağlayan bitkilerdir. Epipremnum aureum bitkisinin baskın yapısı dikey bahçedeki diğer türlerin yok olmasına sebebiyet vermektedir. Ayrıca ekolojik istekleri birbirine yakın olmayan bitkilerin oluşturduğu kompozisyonlar başarısızdır. Çiçekli türlerin yeterli ışık bulunmayan bahçelerde kullanılması çiçek sayısının azalmasına neden olmuştur. Nem isteği karşılanmayan bitkilerde çeşitli deformasyonlarla birlikte seyrelme ve yok olmalar gözlemlenmiştirÖğe GIS-BASED SPATIAL DISTRIBUTION ANALYSIS OF PLANTS IN HISTORICAL CITY SQUARES; CASE OF ISTANBUL(Peyzaj Mimarlığı Eğitim ve Bilim Derneği, 2020) Başaran, Nermin; Özaydın, Hilal; Kahveci, Hilal; Eroğlu, EnginBy the 19th century, the increase in urbanization and the fact that the effects of climate change were felt more intensely in cities, enabled plants to take a more active role in squares. However, due to the influence of anthropogenic factors, the spatial distribution and composition of plant such urban areas has been constantly changed and ignored. Yet, plant distributions, the distance between plants or the association of the same species in plant design affect ecosystem functions and ecosystem services at the individual level. The aim of this study is to examine the relationship between plant material and spatial distribution in the squares that have witnessed different events throughout history. In this context, Beyazıt, Dolmabahçe, Eminönü, Eyüp, Galata, Ortaköy, Sultan Ahmet, Taksim, Tophane, Üsküdar Squares in Istanbul were examined in terms of plant species and density-spatial distribution relations. According to the findings of the study, it was determined that a total of 58 different species from 27 different families were preferred. Beyazıt, Eminönü, Ortaköy and Üsküdar at the significance level of p <0.01; At p <0.10 significance level, it shows a clustered distribution in Sultanahmet squares. Taksim at p <0.01 significance level; Dolmabahçe and Galata at the significance level of p <0.05; p <0.10 significance level, there is a scattered distribution in Tophane Squares. The highest heterogeneity in squares is observed in Eyüp Square. According to the results of the kernel density analysis, it was determined that the density in Eyüp and Sultanahmet Square are equally distributed throughout the square. In Galata Square, the plants are both few in number and the lowest in density. As a result, the vegetative distribution in the squares affects both the ecological and aesthetic functions in that space.Öğe İç Mekan Dikey Bahçe Bitki Kompozisyonlarının Görsel Peyzaj Kalitesinin Değerlendirilmesi(Düzce Üniversitesi, 2017) Eroğlu, Engin; Başaran, NerminKentlere doğru gerçekleşen göçler kırsal bölgeleri yalnızlaştırırken, kentleri büyük bir beton yığınına dönüştürmüştür. Kentlerdeki bu betonlaşma insanların temel gereksinimlerini karşılayan yeşil örtünün giderek azalmasına neden olmuştur. Yüksek eğimli alanlarda küçük hacimli topraklarla yaşamayı başarabilen bitkilerlerden ilham alan dikey bahçeler sürdülebilir peyzajın bir ögesi haline gelmiştir. Dikey bahçeler iç mekanlarda; hava kalitesi, ısı ve enerji bütçesi, toz partiküllerinin ortamdaki varlığı gibi önemli konularda fayda sağlamaktadır. Aynı zamanda, dikey bahçeler mekan algısı, pozitif etki ve estetik duyguları kullanıcılara aktaran doğal yapıtlardır. Bu çalışma kapsamında, dikey bahçelerin görsel değerlendirme değişkenleri kullanılarak peyzaj kalitesi ölçülmüştür. Dikey bahçeler, çirkin-güzel, sıradan-özgün, yapay-doğal, estetik değil- estetik, güvensiz-güvenli, uyumsuz-uyumlu, fonksiyonel değil-fonksiyonel vb. karşılaştırmalı sıfatlarla tanımlanarak tasarlanacak bir dikey bahçede ön plana çıkması gereken nitelikler ortaya konmuştur. Sonuç olarak, bitki kompozisyonlarındaki doğallık, tür sayısı, çeşitlilik, büyüklük ve renklilik görsel algıyı etkilemektedir. Bu değişkenlerin kullanıcılar tarafından algılanması ise cinsiyet, gelir düzeyi, eğitim durumu, meslek ve yaş ile ilgilidir.Öğe İç mekan dikey bahçelerinin irdelenmesi İstanbul ve çevresi örneği(Düzce Üniversitesi, 2016) Başaran, Nermin; Eroğlu, EnginDünyada değişen koşullar sonucunda, kentlerde nüfus artmakta ve buna bağlı olarak kentsel kurgu ve yapılaşmalar değişime uğramaktadır. Şehirlerdeki insanların yoğun yapısal mekanlarda yaşamaya mecbur bırakılmasıyla yeşile duyulan ihtiyaç gitgide artmıştır. Mimarlar, peyzaj mimarları, botanikçiler ve şehir plancıları insanların bu ihtiyaçlarına cevap verebilmek amacıyla çeşitli çözümler üretmişlerdir. Dikey bahçeler bunu en güzel örneklerinden biridir. Dikey bahçeler binaların ısı kaybını önleme, O2 oranını artırma, havadaki zehirli gazları, tozu ve kiri absorbe etme gibi bir çok fonksiyonel ihtiyaçlara cevap verirken, estetik görünümleri sayesinde mekanlara farklı bir mimari boyut kazandırmaktadırlar. Günümüzde gitgide artmakta olan dikey bahçeler iç mekan tasarımlarında da önemli yer tutmaya başlamışlardır. Bu çalışmanın amacı; iç mekan dikey bahçelerinin sistemsel ve bitki türlerini irdelemek, iç mekanlardaki dikey bahçelerin insanlar üzerindeki sosyal-psikolojik etkileri saptanarak, yaşam kalitesine hangi düzeyde katkıda bulunduğunu belirlemektir. Bu çalışma kapsamında, İstanbul ve çevresindeki iç mekan dikey bahçeler yerinde gözlemlenmiştir. İç mekan dikey bahçelerinde kullanılan sistemler, bitki türleri ve aplikasyonlar belirlenmiştir. Araştırma kapsamında anket; kullanıcılar, uygulatan firmalar ve uygulayıcı firmalar olarak üç ana gruba uygulanmıştır. 140 kişi üzerinde uygulanan kullanıcı anketi ile bir örneklem oluşturulmuştur. Bu anket ile kullanıcıların iç mekanlardaki bitkisel kompozisyonlara karşı olan görsel değerlendirmeleri ortaya konmuştur. Dikey bahçeyi uygulayıcı ve uygulatan firma yapılan anketlerle iç mekan dikey bahçelerinin arz – talep değişkenleri ortaya konarak bu değişkenleri belirleyen etmenler belirlenmiştir. Sonuç olarak; iç mekan dikey bahçelerinin görsel potansiyelleri ile iç peyzaj tasarımlarına yeni bir soluk getirdiği tespit edilmiştir. Yeşil bina ve sürdürülebilir peyzaj kavramına katkıda bulunan dikey bahçelerin ilerleyen yıllarda giderek artacağı düşünülmektedir.Öğe Measuring Universities’ Sustainability Performance with Using UI GreenMetric World Ranking: A Case Study of Düzce University(Süleyman Demirel University, 2024) Gültekin, Pınar; Gültekin, Yaşar Selman; Başaran, Nermin; Kaya, Melek YılmazThe university campus is a dynamic system in which the concept of sustainability can be applied to all the needs of the university. Universities with the "green campus" approach provide effective use of their resources. As part of the study, the data of the main campus of the Düzce University for 2021 was evaluated based on the UI GreenMetric Ranking. Calculations and assessments were made for the campus land cover, structural and vegetative areas. A general assessment of the entire campus was carried out using the sustainability and green campus approach with dataset. As a result, Düzce University is progressing towards the realisation of a sustainable/green campus, facilitated by the discernible impact of the survey components. The creation of a sustainable/green campus will make a difference in the province of Düzce and accelerate local development actions.Öğe SOIL STABILIZATION AND LANDSCAPE REHABILITATION STUDIES IN EROSION AREAS: CAPAKCUR MICROCATCHMENT EXAMPLE(Parlar Scientific Publications (P S P), 2019) Meral, Alperen; Yüksel, Alaaddin; Demir, Yasin; Başaran, Nermin; Doğan, Tuba Gül; Kaya, Sertaç; Eroğlu, EnginErosion is a serious problem all over the world as in Turkey. The main cause of erosion in Turkey is the destruction of natural resources. The productivity function of lands is decreased due to the transported soil along with various minerals and organic matter, dams loss their functions long before their estimated economic life, and floods cause the loss of life and property. The negative effects of erosion on structures of natural areas can be diminished by landscape rehabilitation studies. Within the scope of this study, 855,716 ha area including Yelesen, Saban and Ortakoy villages in the Capakcur Microcatchment of the Bingol Province Central District was investigated and soil samples were collected. Landscape analysis was carried out for water, erosion and habitat functions, which are the most important components of the planning stage for the landscape rehabilitation studies. This study was also conducted to determine the erosion sensitivity and measures to be taken for a total of 855,716 ha land. The results showed that 11.68% (100,097 ha) of the study area is within the 1st degree sensitivity class, 5.24% (26,625ha) is in the 2nd degree sensitivity class, 16.15% (138,335ha) is in the 3rd degree of erosion sensitivity class and 69.03% (590,659 ha) is in 4th degree of sensitivity class. Plant growth, soil improvement, water quality, drainage, slope sensitivity and erosion status in the repaired areas should be periodically monitored after the completion of all operations. Fieldworks should be finalized with the completion and renewal planting following the erosion monitoring.