Yazar "Altun, Gülşah" seçeneğine göre listele
Listeleniyor 1 - 3 / 3
Sayfa Başına Sonuç
Sıralama seçenekleri
Öğe Cases of allergic coronary syndrome (Kounis syndrome) : what we should know(Nagoya Univ, Sch Med, 2022) Akbaş, Türkay; Kaya, Adnan; Altun, Gülşah; Esbah, Umit; Önmez, AttilaKounis syndrome (KS) is an acute coronary syndrome that occurs with allergic, hypersensitivity, anaphylactic, or anaphylactoid reactions associated with mast cell activation, and entails significant morbidity and mortality risks. We present four cases of acute coronary syndrome developing after insect bites, chemotherapy, and coronary stent implantation. Two patients were lost due to anaphylactic shock-related multiorgan failures and sudden cardiac death. Since a wide range of drugs, foods, environmental conditions, and disease states may be associated with KS, all physicians must be aware of the syndrome.Öğe Demir eksikliği anemisi olan hastalarda intravenöz demir karboksimaltoz ve demir sükroz tedavilerinin hemoglobin artışı üzerine etkilerinin retrospektif olarak değerlendirilmesi(Düzce Üniversitesi, 2020) Altun, Gülşah; Öneç, BirgülGiriş: Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ)'ne göre anemi; hemoglobin (Hb) değerinin, 15 yaşın üstünde olan erkeklerde <13 g/dl, 15 yaşın üstünde ve gebe olmayan kadınlarda <12 g/dl, gebelerde ise <11 g/dl olması olarak tanımlanmaktadır. Demir eksikliği anemisi vücudun kaybettiği günlük demirin vücuda alınan demir ile kompanse edilemediği durumda ortaya çıkan anemidir. Dünya nüfusunun %30'undan fazlasında herhangi bir sebebe bağlı anemi görülmekte olup, demir eksikliği de aneminin en sık sebebi olarak karşımıza çıkmaktadır. Öte yandan, demir eksikliği oluşmaya başladığında, Hb düzeyleri korunmaya çalışılarak öncelikli olarak depo demiri azaldığından, anemi olmaksızın demir eksikliği sıklığı daha da fazladır. Bu yüzden özellikle kadınlarda olmak üzere, demir eksikliğinin önlenmesi ve tedavisi önemli bir halk sağlığı sorunudur. Tedavideki amaç hastaya ve altta yatan sebebe yönelik bireyselleştirilmiş tedavi uygulamak ve hastanın hemoglobin düzeylerini ve demir depolarını normale getirmektir. Demirin yerine konulmasında öncelikli oral tedaviler tercih edilmekle birlikte, başta oral tedavinin tolere edilememesi olmak üzere birçok endikasyonda parenteral demir preparatları kullanılmaktadır. Çalışmamızda parenteral demir preparatları olan demir sükroz ve demir karboksimaltozun hemoglobin düzeyindeki artışa etkisini karşılaştırmayı amaçlıyoruz. Gereç ve Yöntem: Düzce Üniversitesi Etik Kurulunun 2019/148 karar numaralı izni alınarak ve Helsinki Deklerasyonu prensiplerine uygun olarak gerçekleştirilen bu çalışmada, Mart 2016-Mart 2019 tarihleri arasında Düzce Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi dahiliye, hematoloji polikliniklerinde veya dahiliye servisinde görülüp demir eksikliği anemisi olarak değerlendirilmiş, intravenöz demir tedavisi verilmiş hastalar retrospektif olarak taranmıştır. 140 hasta çalışmaya dahil edilmiştir. Bu hastalar demir sukroz ve demir karboksimaltoz tedavileri almalarına göre 2 gruba ayrılmıştır. Her iki gruptaki hastalarda yaş, cinsiyet, hemoglobin, hematokrit, trombosit sayısı, demir, transferrin saturasyonu, ferritin ve yan etki profili tedavi öncesi, 1, 3, 6. aylarda olmak üzere dört farklı zaman diliminde karşılaştırılmıştır. Yan etki görülen hastalar ayrıca değerlendirilmiştir. Bulgular: Yaş ve cinsiyet açısından gruplar homojendir. Yaş ve cinsiyet açısından değerlendirildiğinde gruplar homojendir. Başvuru anında ölçülen Hb, Hct, MCV, trombosit, ferritin ve TS medyan değerleri açısından gruplar arasında anlamlı düzeyde fark yoktur. 1.ayda ölçülen Hb, Hct, ferritin düzeyleri ve Hb artış miktarları; demir karboksimaltoz grubunda, demir sükroz grubuna göre daha yüksek saptanmıştır. 3.ayda ölçülen Hb, MCV, ferritin düzeyleri; demir karboksimaltoz grubunda, demir sükroz grubuna göre daha yüksek saptanırken, 6.ayda ölçülen MCV, ferritin düzeyleri demir karboksimaltoz grubunda, demir sükroz grubuna göre daha yüksek saptanmıştır. TS ise demir sükroz grubunda, demir karboksimaltoz grubuna göre tüm zaman periyotlarında daha yüksek saptanmıştır. Demir sükroz grubunda yan etki görülen bireylerin oranı demir karboksimaltoz grubundan daha fazla saptanmıştır. Sonuç: İntravenöz demir tedavisi alan iki grubun başlangıç, 1, 3 ve 6.ayda ölçülen parametreleri karşılaştırıldığında demir karboksimaltoz tedavisi alan hasta grubunda hemoglobin artış hızının daha fazla olduğu ve tedaviye daha kısa sürede yanıt alındığı saptanmıştır. Her iki grupta da 6.ayda tedavi yanıtı alındığı, son durumdaki değerlerin normal aralıkta olduğu saptanmıştır. Yan etki oranı demir sükroz grubunda daha fazla görülse de hayati önem arz eden (grade 3-4) yan etkiler gözlenmemiştir.Öğe Leptospirosis: A six-case report from west black sea, Turkey(EDIMES Edizioni Medico Scientifiche, 2020) İnce, Nevin; Kılınçel, Özge; Güğül, Tuğba Demirel; Tanışman, Işılay; Altun, GülşahLeptospirosis is a ubiquitous acute bacterial zoonosis. This report describes six cases presenting to our hospital with symptoms such as fever and muscle pain and diagnosed as leptospirosis. All cases presented with fever, muscle pain, and lethargy and were engaged in activities such as farming, hunting, and fishing. Thrombocytopenia and impaired liver function tests were found in all patients, increased cre-atine-kinase in five, and increased creatinine in four. Leptospirosis was diagnosed using polymerase chain reaction (PCR). The course of the disease resulted in cure in three cases, chronic kidney disease sequelae in one, and death in two. In conclusion, the possibility of leptospirosis should be considered in patients presenting with non-specific symptoms such as fever and muscle pain and developing thrombocytopenia, and liver and kidney function disorder. Risk factors should also be investigated when taking histories. Early diagnosis and antibiotic therapy being started as quickly as possible are important in terms of the course of the disease. © 2020, EDIMES Edizioni Medico Scientifiche. All rights reserved.