Yazar "Acer, Ersoy" seçeneğine göre listele
Listeleniyor 1 - 7 / 7
Sayfa Başına Sonuç
Sıralama seçenekleri
Öğe 1999-2010 yılları arasında kliniğimizde takip edilen herpes zoster olgularının retrospektif değerlendirilmesi(2012) Küçükçakır, Oğuz; Aliağaoğlu, Cihangir; Turan, Hakan; Yanık, Mehmet Emin; Gürlevik, Zehra; Acer, Ersoy; Gönen, İbakAmaç: Herpes zoster sinir sisteminin yaygın görülen viral bir hastalığıdır. Yıllık insidansı 1,5-3/1000 olmakla birlikte, 75 yaş üzerinde bu oran artmaktadır. Mevsimsel faktörlerin hastalığın insidansını etkileyebileceği düşünülmektedir. Bu çalışmanın amacı herpes zoster tanısı almış olan hastaların klinik, demografik özelliklerinin incelenerek, Türkiye ve dünyadaki diğer epidemiyolojik çalışmalarla benzerlik ve farklılıklarının ortaya konmasıdır. Gereç ve Yöntemler: Çalışmamızda Düzce Üniversitesi Tıp Fakültesi Deri ve Zührevi Hastalıklar Anabilim Dalında Ocak 1999-Aralık 2010 tarihleri arasında herpes zoster tanısı konulan 312 hastanın dosyaları retrospektif olarak değerlendirildi. Bulgular: Kliniğimize başvuran tüm hastaların %0,56’sının herpes zoster hastası olduğu gözlenmiştir. Hastaların yaşı 6 ay ile 87 yaş arasında değişmekteydi (ortalama 49,6; ortanca değer 53). Kadın ve erkek olgu sayısı hemen hemen eşitti. Ocak ve Ağustos aylarında başvuru sayısı daha fazla idi. En sık torakal tutulum vardı. Herhangi bir gizli malinite öncüsü değildi. Sistemik olarak en sık kalp damar hastalıkları ile birlikteliği tespit edildi. Olguların %7,4’ünün çocuk hasta olduğu izlendi. Hastaların %21,4’ünde komplikasyon saptandı. En sık görülen komplikasyon postherpetik nevralji idi. Sonuç: Herpes zoster epidemiyolojisiyle ilgili ülkemizde az sayıda çalışma olduğu görülmektedir. Çalışma sonuçlarımızı mevcut literatür verileriyle kıyasladığımız zaman az veya çok benzer bulguların olduğunu gözlemledik. Diğer çalışmalardan farklı olarak en sık eşlik eden sistemik hastalık kardiyovasküler hastalıklardı. Bu durum bu tür kronik stres yapıcı faktörlerin humoral ve hücresel immüniteyi zayıflatmasına bağlanmıştır. Ülkemizin farklı bölgelerinden benzer çalışmaların hastalığın klinik ve epidemiyolojik özelliklerinin daha net şekilde ortaya çıkması için gerekli olduğunu düşünüyoruz.Öğe Acute generalized exanthematous pustulosis associated with terbinafine: a case report(Informa Healthcare, 2013) Turan, Hakan; Acer, Ersoy; Erdem, Havva; Uslu, Esma; Aliağaoğlu, CihangirA 27-year-old male patient who has used oral terbinafine for two weeks was admitted to our outpatient clinic for non-follicular millimetric pustules on erythematous and edematous different-sized plaques on his trunk and flexural areas. He was diagnosed with acute generalized exanthematous pustulosis (AGEP) because of terbinafine use in the light of history, clinical and histopathological findings. An AGEP is a rare and severe pustular reaction usually triggered by systemic drug intake. Approximately, 2.3% of the patients having oral terbinafine have been reported to develop cutaneous adverse effects. Although terbinafine is a commonly used medicine, it must be considered that it may cause severe adverse reactions.Öğe Ailesel liken planus: olgu sunumu(2011) Turan, Hakan; Okur, Mesut; Gürlevik, Zehra; Acer, ErsoyLiken planus deri, mukoza ve tırnakları etkileyen idiyopatik, inflamatuvar bir dermatozdur. Etyopatogenezi tam olarak bilinmemektedir ancak otoimmünite, virüsler, aşılar, kontakt alerjenler, ilaçlar, stres ve genetik e ğilimin rolü olabileceği düşünülmektedir. Ailesel liken planus nadir olarak bildirilmiştir. Ancak her geçen zaman ailesel vakaların sayısının artması genetik eğilimin patogenezdeki yerini kuvvetlendirmektedir. Burada bir anne ve kızında ortaya çıkan ailese l liken planus tablosu bildirilmektedir.Öğe Düzce yöresindeki psoriasisli hastaların klinik ve sosyodemografik özelliklerinin değerlendirilmesi(Düzce Üniversitesi, 2013) Acer, Ersoy; Turan, HakanDüzce Yöresindeki Psoriasisli Hastaların Klinik ve Sosyodemografik Özelliklerinin DeğerlendirilmesiAmaç: Psoriasis dermatoloji polikliniğinin en sık rastlanan hastalıklarından biri olup eritemli, skuamlı lezyonlarla seyreden, kronik, tekrarlayıcı, inflamatuar bir deri hastalığıdır. Biz bu çalışmada Düzce yöresindeki psoriasisli hastaların klinik ve sosyodemografik özelliklerini araştırmayı amaçladık.Gereç ve yöntem: Çalışmamızda, Düzce Üniversitesi Tıp Fakültesi Araştırma ve Uygulama Hastanesi Dermatoloji Anabilim Dalı Polikliniğine Ocak 2011-Şubat 2012 tarihleri arasında başvuran, klinik ve/veya histopatolojik olarak psoriasis tanısı konulan yeni tanılı veya takipli 248 hasta dahil edildi. Hastaların klinik ve sosyodemografik bilgileri kayıt altına alındı.Bulgular: Polikliniğimize başvuran hastaların % 1,88'ini psoriasis hastaları oluşturuyordu. Hastalık başlangıç yaşları 2. ve 3. dekatlarda pik yapıyordu. Hastaların % 33,7'sinde aile öyküsü vardı. Psoriasisli hastaların sigara içme oranı ortalama % 28,2 olarak tespit edildi. Hastalarımızın % 4,8'i alkol kullanıyordu. En sık görülen klinik tipler sırasıyla plak, guttat ve palmoplantar şeklindeydi. Hastaların % 43,5'inde tırnak tutulumu saptandı. En sık tırnak tutulumu pittingdi. Çalışmamızda hastaların % 14,5'inde eklem tutulumu bulunuyordu. Artropatisi olan hastaların % 55,5'inde tırnak değişikliği de mevcuttu. Psoriasisli hastaların % 69,3'ünde kaşıntı şikayeti vardı. Hastaların % 30,6'sında eşlik eden sistemik hastalık bulunuyordu. En sık eşlik eden hastalık hipertansiyon (% 12), ikinci sıklıkta diabetes mellitustu (% 10,4).Sonuç: Genel hatlarıyla verilerimiz mevcut yurtdışı ve yurtiçi çalışma verileriyle büyük oranda benzerlik gösteriyordu. Ülkemizdeki tüm psoriasis hastalarına ait ulusal verilerin ortaya konması için benzer çalışmaların Türkiye'nin tüm bölgelerinde yapılması gerektiği sonucuna varıldı.Öğe Levels of Asymmetric Dimethylarginine (ADMA) and High Sensitive C-Reactive Protein (hsCRP) in Patients with Psoriasis(Düzce Üniversitesi, 2014) Arslanyılmaz, Zehra; Bulur, Serkan; Acer, Ersoy; Uslu, Esma; Albayrak, Hülya; Aslantaş, Yusuf; Memişoğulları, RamazanAim: Asymmetric dimethylarginine (ADMA) is a major inhibitor of nitric oxide synthesis inhumans. Recent reports have demonstrated that elevated high sensitive C-reactive protein(hsCRP), an inflammatory marker, and plasma ADMA levels are associated with endothelialdysfunction and increased atherogenesis. We aimed to determine the presence of endothelialdysfunction in psoriatic patients and if psoriazis is an independent risk factor for cardiovasculardiseases by measuring the serum levels of ADMA and hsCRP in patients with psoriazis.Material and Methods: Thirty five psoriatic patients not having traditional cardiovascular riskfactors and 26 healthy controls were included into the study. Serum levels of ADMA, hsCRP,HDL, LDL, triglyceride, and total cholesterol, and BMI analyses were assessed and comparedbetween patient and control subjects. The association of psoriazis area and severity index (PASI)scores with ADMA and hsCRP levels were evaluated. Results: There was no statistically significant difference for the demographic characteristics,and all laboratory parameters levels between psoriazis and control groups. ADMA values were0.63±0.30 ?mol/L (mean±sd) and 0.68±0.45 ?mol/L (mean±sd) in patients and control group,respectively. hsCRP levels were 1.40±1.51 mg/L (mean±sd) in control group, while 1.91±2.13mg/L (mean±sd) in patients group. There was no statistically significant difference betweenpatients and control groups, in terms of ADMA and hsCRP values (p gt;0.05). Statisticallysignificance and moderate correlation was found between PASI scores and serum hsCRP levels(r=0,73; pÖğe Piebaldism: A familial case report [Piebaldizm: Ailesel bir olgu sunumu](2013) Turan, Hakan; Uslu, Esma; Acer, Ersoy; Gün, Emrah; Başar, FeyzaPiebaldism is a rare autosomal dominant skin disease presented with white forelock and depigmented patches. It is characterized by congenital absence of melanocytes and caused by mutation of KIT-proto-oncogene. KIT gene encodes transmembranous receptors on the surface of the melanocytes and it is responsible for the migration, proliferation, and differentation of the melanoblasts. The exact prevalence is unknown. It affects the both sexes equally. Here, we present a 3-year-old case admitted by depigmented macules, patches, and white forelock on forehead, trunk, upper and lower extremities. He had no accompanying systemic diseases and was diagnosed as piebaldism. His mother and older sister had similar lesions. On the occasion of this case, we aimed to create an awareness about piebaldism which may be confused especially with vitiligo clinically. Copyright © 2013 by Türkiye Klinikleri.Öğe Retrospective evaluation of patients with herpes zoster followed up in our department between 1999-2010(Deri Zuhrevi Hastaliklar Dernegi, 2012) Küçükçakır, Oğuz; Aliagaoğlu, Cihangir; Turan, Hakan; Yanık, Mehmet Emin; Gürlevik, Zehra; Acer, Ersoy; Gönen, İbakBackground and Design: Herpes zoster is a common viral disease of the nervous system. Although the annual incidence is 1.5-3/1000, this rate increases after 75 years of age. Seasonal factors are estimated to affect the incidence rate of the disease as well. The aim of this study was to investigate the clinical and demographic characteristics of patients diagnosed with herpes zoster and to explore the similarities and differences with other epidemiological studies from Turkey and the world. Materials and Methods: We retrospectively reviewed the records of 312 patients diagnosed with herpes zoster and followed up in the Duzce University Medical Faculty Dermatology Department between January 1999 and December 2010. Results: Herpes zoster patients comprised 0.56% of all patients who presented to our department. Their ages ranged from 6 months to 87 years (mean age: 49.6, median age: 53). The number of women and men was almost equal. Admissions were higher in January and December, with thoracic involvement being the most frequent one. Zoster was not a precursor of any occult malignancies. The most common associated systemic disease was cardiovascular disease. Pediatric cases comprised 7.4% of cases. Complications developed in 21.4% of patients. The most common complication was postherpetic neuralgia. Discussion: There are only a few studies from our country on the epidemiology of herpes zoster. We observed that our findings were more or less similar to the findings of the literature data. However, unlike in other studies, in our study, the most common associated systemic disease was cardiovascular disease. It is thought that this is because this kind of chronic stressor weakens humoral and cellular immunity We think that similar studies from different regions of our country are necessary to demonstrate the clinical and epidemiological characteristics of the disease more clearly. (Turkderm 2012; 46: 186-90)