Yazar "Özbayram, Ali Kemal" seçeneğine göre listele
Listeleniyor 1 - 20 / 26
Sayfa Başına Sonuç
Sıralama seçenekleri
Öğe Aralama şiddetinin dar yapraklı dişbudak odununun emprenye edilebilirliğine (retensiyon) ve yoğunluğuna etkisi(2018) Yalçın, Mesut; Özbayram, Ali Kemal; Akçay, Çağlar; Çiçek, EmrahBu çalışmanın amacı, dişbudak (Fraxinus angustifolia Vahl) plantasyonunda uygulanan farklı şiddetteki aralamaların kesit yüksekliğine ve gövde yönüne göre emprenye maddesinin retensiyon miktarı ve yoğunluk değişimine etkilerinin araştırılmasıdır. Bu amaçla dişbudak odunlarından aralamanın yapıldığı son yedi yıllık bölümden, yedi kesiş yüksekliğinden ve kuzey ve güney olmak üzere iki farklı gövde yönünden örnekleme yapılmıştır. Elde edilen sonuçlara göre, odunun yoğunluğu ile emprenye maddesinin retensiyon miktarı arasında zıt yönlü bir ilişki olduğu tespit edilmiştir. Yoğunluk ve retensiyon miktarı bakımından doğal ve şiddetli aralama yapılan örnekler arasında farklılık olduğu, şiddetli aralama yapılan örneklerde yoğunluk azalmakta iken retensiyon miktarında artış olduğu görülmektedir. Ayrıca, gövdenin alt kısmından tepe kısmına doğru ilerledikçe odun yoğunluğunda %25’e varan artış meydana gelirken, retensiyon miktarında %30’lara varan azalma tespit edilmiştir. Gövde yönünün etkisi irdelendiğinde ise, gövdenin kuzeye bakan kısmının güneye bakan kısmına göre daha yoğun olup, retensiyon miktarı bakımından daha az kuru emprenye maddesi absorpladığı tespit edilmiştir.Öğe Arazi hazırlığı ve kültür bakım yöntemlerinin dar yapraklı dişbudağın (Fraxinus angustifolia ssp. oxcycarpa Vahl.) ağaçlandırma başarısına etkileri(2019) Fidan, Cemal; Özbayram, Ali Kemal; Gültekin, H. Cemal; Tamyüksel, Hülya; Demirsu, Necat; Cabak, ErolBu çalışma, dar yapraklı dişbudak (DYD) plantasyon sahalarında,farklı arazi hazırlığı ve kültür bakım işlemlerinin, DYD fidanlarınınyaşama yüzdesi ve üç yıllık büyümesine etkilerini belirlemek içinyapılmıştır. Bölünmüş parseller deneme desenine göre planlanan çalışmada arazi hazırlığı (geleneksel ve herbisit uygulama) ve kültürbakımı (kontrol, bir yıl çapa ile ot alma, iki yıl çapa ile ot alma, biryıl kontak herbisit ve iki yıl kontak herbisit) faktörleri işlem olarakalınmıştır. Varyans analizi sonuçlarına göre geleneksel arazi hazırlığıve herbisit uygulama işlemlerinin arasında anlamlı fark çıkmamıştır.Kültür bakım işlemleri, fidan yaşama yüzdesi ve boy/çap (B/Ç) oranına istatistiki anlamda bir etki yapmamıştır, ancak fidanların dipçap artımı, boy ve hacim artımına etkisi anlamlıdır. Fidanların dipçapı ve boy gelişimi tüm kültür işlemlerinde benzer ve kontroldensırasıyla %56 ve %43 daha fazladır. Fidan hacmi iki yıl çapa ile otalma hariç kültür işlemlerinde benzer ve kontrolden %53 daha yüksek bulunmuştur. Sonuç olarak fidan gelişimi açısından arazi hazırlığı yönüyle önemli bir fark çıkmamıştır, ancak dikimde boylu fidankullanılmasına rağmen, kültür bakımlarının fidan gelişiminde etkiliolduğu ve mutlak surette yapılması gerektiği söylenebilir. Pratik vedaha az maliyetli olması nedeniyle, geleneksel arazi hazırlığı ve çapagibi kültür bakımları yerine herbisit kullanımı tercih edilebilir.Öğe Bir Doğu Kayını Meşceresinde Farklı Sosyal Sınıftaki Ağaçlarda Günlük Ekofizyolojik Tepkiler(2018) Özbayram, Ali Kemal; Kulaç, ŞemsettinDoğu kayını (Fagus orientalis Lipsky) ülkemizin önemli yapraklı ağaçtürlerinden biridir. Ağaçlar arasındaki sosyal statü farkı rekabetbaskısını, ışığa erişimi ve su gibi yerel çevre kaynaklarınınkullanılabilirliği etkileyebilmektedir. Bu çalışmanın amacı, saf veaynı yaşlı doğu kayını meşceresinde galip, ara ve mağlup durumdakiağaçların ksilem su potansiyeli, toprak suyu miktarı ve stomailetkenliğinin gün içi değişimini belirlemektir. Dokuz adet seçilenörnek ağaçların güneye bakan tepe kısımlarında su potansiyeli ile günortası stoma iletkenliği gün öncesi (04:30) ve günün 5 farklızamanında (saat 09:40, 12:30, 14:30, 17:00, 19:00) ölçülmüştür. Ayrıcasu potansiyelinin ölçüldüğü zaman dilimlerinde toprak suyu ölçümleride gerçekleştirilmiştir. Su potansiyeli galip tabakadaki ağaçlarda -0.23 ile -1.46 MPa arasında, ara tabakadaki ağaçlarda -0.19 ile -1.30MPa arasında, mağlup tabakada ise -0.11 ile -1.10 MPa arasındadeğişmektedir. Tüm sınıflarda şafak öncesi su potansiyeli en yüksekdeğerde iken, gün ortasında (saat 12.30) en düşük seviyesine inmekte,sonraki ölçüm zamanlarında ise tekrar yükselmektedir. Tüm sosyalsınıftaki ağaçların şafak öncesi su potansiyeli değeri benzer iken, saat9:40 ile 17:00 arasındaki ölçümlerde galip ağaçların su potansiyelideğeri diğer sınıflardan daha düşük ölçülmüştür. Toprak suyumiktarı gün boyunca azalmış, anlamlı en yüksek azalma üst toprakkatmanında olmuştur. Gün ortası stoma iletkenliği 16.53 mmol m-2 s-1 ile en yüksek mağlup tabakada, en düşük 5.20 mmol m-2 s-1 ile galiptabakada ölçülmüştür. Sonuç olarak, değişik sosyal sınıftaki kayınağaçları aynı toprak suyu koşullarında bulunmalarına rağmen güniçerisinde farklı ekofizyolojik tepkiler verebilmektedir.Öğe Comparison of Seed Properties for Different Origins of European Hop-Hornbeam (Ostrya carpinifolia Scop.)(Düzce Üniversitesi, 2013) Kulaç, Şemsettin; Güney, Deniz; Çiçek, Emrah; Somay, Şeyma; Özbayram, Ali KemalSome seed properties and germination percentage of European hop-hornbeam (Ostrya carpinifolia Scop.) provenances in Turkey were investigated in this study. The seeds were collected from Kastamonu-Cide, Adana-Saimbeyli, Antalya-Finike, Antalya-Akseki, Düzce-Yığılca, Zonguldak ve Niğde provenances. There were significant differences among the provenances in terms of seed properties such as thousand seed weight, seed fullness and seed viability. Three pretreatment were used: control, 1 month warm + 1 month colt stratification in perlite and 2 months cold stratification in perlite. After pretreatments the seeds were germinated at 5ºC constant temperature and then germination percentages were calculated. Results showed that provenance, pretreatment and their interaction had significant effect on germination percentage. The highest germination percentage (98%) was obtained in Kastamonu provenance after 1 month cold + 1 month warm stratification.Öğe DIAMETER INCREMENT DISTRIBUTION ALONG THE STEM OF NARROW-LEAVED ASH IN RESPONSE TO THINNING INTENSITY(Croatian Forestry Soc, 2019) Özbayram, Ali KemalNarrow-leaved ash (NLA, Fraxinus angustifolia) is an important tree species due to its rapid development and valuable wood. In the pure NLA plantations in Turkey, little is known about the effects of thinning intensity on the diameter increment of different parts of the tree stem. In 2005, a thinning experiment with three thinning intensities (control: 0%; moderate: 19%; heavy: 28% of basal area removed) was established in an NLA plantation in Sakarya, Turkey. Seven years after thinning, a total of 25 sample trees representing dominant and co-dominant trees were felled, and cross-sectional stem samples were taken for analysis. The diameter at breast height (d(1.30)) and d(1.30) increments of the co-dominant trees with the moderate and heavy treatments were similar to each other and greater than in the controls. The seven-year d(1.30) increments of the dominant trees in the heavy-treatment plot were approximately 20% greater than in the other treatments plots. The highest diameter increments in both dominant and co-dominant trees for all treatments were determined at the 0.30 m and 17.30 m section heights. The sample tree diameter increments of between 1.30 m and 13.30 m were similar within their classes. In conclusion, heavy-intensity thinning of up to 28% did not cause tapering in the NLA plantation stems, and thus, heavy thinning can he recommended for NLA trees.Öğe Diurnal Ecophysiological Responses of Different Social Class Trees in an Oriental Beech Stand(Kahramanmaras Sutcu Imam Univ, 2018) Özbayram, Ali Kemal; Kulaç, ŞemsettinThe oriental beech (Fagus orientalis Lipsky) is one of the important tree species among the broad-leaved species in Turkey. Tree social status can effect on competition and access to light, and on availability of local environmental resources, including water. The current study was conducted in 32 years old pure oriental beech stand. In May 2016, xylem water potential, soil water content and stomal conductivity were measured at six different time of day at the southern-facing crowns of dominant, intermediate and suppressed trees. The xylem water potential ranged between -0.18 and -1.28 MPa. The water potential was the highest in predawn, the lowest in the midday, and then it rises again. While all social classes were similar to predawn water potential, the water potential difference between the dominant and suppressed trees increased towards midday and decreased in the following hours. The dominant trees had the lowest water potential, while the suppressed trees had the highest. Soil water content decreased all soil layers throughout the day, especially in the top layer. The midday stomatal conductance was highest in the suppressed trees (16.53 mmol m(-2) s(-1)) and the lowest in dominant. trees (5.20 mmol m(-2) s(-1)). It can be concluded that oriental beech trees in different social status could have different eco physiological responses despite being in similar soil water conditions.Öğe Düzce Yöresi Sapsız Meşe Meşcerelerinde Aralamaların Su Sürgünü Oluşumuna Beş Yıllık Etkileri(2018) Özbayram, Ali KemalAralama, ormanların yönetimi ve işletilmesinde en uzun süre kullanılan silvikültürel müdahale yöntemidir.Aralamalardaki genel amaç kaliteli ve kalın çaplı gövdeye sahip bireylerin üretilmesidir. Ancak, meşe gibibirçok yapraklı ağaç türlerinde aralamalar nedeniyle gövde üzerinde su sürgünü oluşabilmekte buda gövdekalitesini düşürebilmektedir. Bu çalışmanın amacı Düzce yöresindeki 22 yaşındaki saf sapsız meşe (Quercuspetraea Liebl.) meşceresinde uygulanan farklı aralama şiddetlerinin su sürgünü oluşumuna beş yıllık etkisiniaraştırmaktır. Aralama öncesi meşceredeki birey sayısı 2665 adet ha-1, ortalama göğüs yüksekliği çapı 7.7 cm vemeşcere göğüs yüzeyi (GY) 14.0 m2 ha-1 dır. Aralama ile GY’nin %0 (kontrol), %18 (mutedil) ve %32 (kuvvetli)çıkartılmıştır. Aralamadan beş yıl sonra deneme sahasındaki dokuz farklı parseldeki farklı sosyal ve çapsınıflarını temsil eden 30’ar ağaçta su sürgünü sayımları yapılmıştır. Varyans analizi sonuçlarına göre;aralamadan beş yıl sonra tüm işlemlerde su sürgünü sayısını benzer bulunmuştur. Ancak, ağaçlarda çap sınıfıinceldikçe ve galip tabakadan mağlup tabakaya doğru gittikçe su sürgünü miktarı artmıştır. Sonuç olarak istikbalağacı özelliği taşıyan galip tabakadaki en kalın çaplı ağaçlarda %32’ye varan kuvvetli aralamalar, su sürgünüoluşturma riski düşük olduğu için, önerilebilirÖğe Düzce yöresindeki doğu kayını (Fagus orientalis Lipsky) meşçerelerinde aralama şiddetinin büyümeye etkisi(Düzce Üniversitesi, 2014) Özbayram, Ali Kemal; Çiçek, EmrahBu çalışma, Düzce yöresindeki aynı yaşlı, doğal ve saf doğu kayını (Fagus orientalis Lipsky) meşcerelerinde gerçekleştirildi ve aralamanın büyümeye etkisinin 3-4 yıllık sonuçları genel meşcere, çap sınıfları ve istikbal ağaçları düzeyinde değerlendirildi. Aralama denemeleri beş farklı yetişme ortamındaki (Asar, Çamoluk, Sazköy, Düverdüzü ve Kurtsuyu) meşcerelerde, rastlantı blokları deneme desenine göre üç tekrarlı kuruldu. Deneme alanlarının aralama öncesi meşcere orta çapı 14,1 cm, üst boy 19,66 m, gövde sayısı 2337 adet ha-1 ve göğüs yüzeyi (GY) 29,25 m2 ha-1 olarak ölçüldü. Denemelerde aralama ile GY kontrolde % 0, mutedil işlemde % 21-30 ve kuvvetli işlemde ise % 31-46 oranında meşcereden uzaklaştırıldı. Meşcere bazında değerlendirildiğinde, aralama tüm denemelerde çap artımını etkiledi ve genel olarak aralama şiddeti arttıkça çap artımı ve nispi çap artımı artış gösterdi. Aralamanın genel meşcere GY artımına etkisi tüm denemelerde önemsiz bulunurken, nispi GY artışına etkisi önemli bulundu. En yüksek nispi GY artışı kuvvetli işlemde, en düşük ise kontrolde bulundu. Aralama genel meşcere hacim artımını Çamoluk denemesinde artırırken Asar denemesinde düşürdü. Diğer denemelerde ise aralamanın hacim artımına etkisi önemsizdi. Aralamanın nispi hacim artışına etkisi tüm denemelerde önemli bulundu. En yüksek nispi hacim artımı kuvvetli işlemde, en düşük ise kontrolde gerçekleşti. Başlangıç çap sınıflarına göre, kalın çap sınıfında/sınıflarında daha yüksek çap artımı belirlendi. Aralamanın boy artımına etkisi tüm denemelerde önemsiz bulundu. İstikbal ağaçlarına göre; aralama Asar, Çamoluk ve Sazköy denemelerinde çap, GY ve hacim artımını artırırken diğer denemelerde bu özellikleri etkilemedi. Genel meşcere ile kıyaslandığında, istikbal ağaçlarının çap, GY ve hacim artımı sırasıyla 2, 2,5 ve 2,7 kat daha fazla gerçekleşti. Aralamaya konu meşcerelerde, aralama öncesi yaprak alan indeksinin (YAİ) 3,37-5,14 m2 m-2 arasında değiştiği belirlendi. Kuvvetli işlemde aralamayla önemli ölçüde azalan YAİ, aralamadan 3-4 yıl sonra başlangıç değerine ulaştı. Ayrıca nispi çap, GY ve hacim artışı ile YAİ değişimi arasında pozitif yönde güçlü ilişkiler bulundu. Çalışma sonuçlarına göre, aralamanın istikbal ağaçlarının çap artımına olan etkisi genel meşcereye olan etkisinden çok daha yüksek gerçekleştiğinden, bu tür çalışmalarda meşcere için asıl önemli olan istikbal ağaçları üzerinde durulmalıdır. Ayrıca, kaliteli ve kalın çaplı tomruk üretiminin ön planda olduğu doğu kayını meşcerelerinde uygulanacak müdahalelerde kuvvetli aralamalar önerilebilir.Öğe Effect of Chesnut Seed Size on Germination Percentage and Morphology of Seedlings(Düzce Üniversitesi, 2017) Kulaç, Şemsettin; Özbayram, Ali Kemal; Değermenci, Zerrin; Küçük, Alif Dudu; Karadağ, AliIn this study, the effect of seed size of the Anatolian chestnut (Castanea sativa Mill.) on germination and seedling morphology were investigated. The study was carried out with seeds that were collected from the chestnut trees with different seed sizes, which located on Kestane Bayırı in Akcakoca, Düzce. Trees were divided into three groups according to seed weight. The trees that have average seed weight of 5 g formed a group, the other groups’ average seed weight were between 5-8 gr, the last groups’ were average seed weight were greater than 8 gr.The seeds were allowed to swell in distilled water for 48 hours before germination. Then they were germinated in containers at 8 °C. Germinated seeds were planted in the polyethylene tubes that were of 25x10 size. Morphological characters were measured at the end of the vegetation period.In conclusions, germination percentage and seedling growth of large seeds was found to be the highest. Germination percentage and seedling growth of the seeds obtained from small seed trees came to be the lowest. It was determined that germination percentage and growth of seedlings varied depending on the seed size.Öğe Effect of Land Use on Some Physical and Chemical Water Quality Parameters in the Sub-watersheds of Big Melen Stream(Istanbul Univ-Cerrahpasa, 2022) Çitgez, Tarık; Karagül, Refik; Özcan, Mehmet; Özbayram, Ali KemalThis study was carried out in two watersheds of the Big Melen Stream, which provides water to Istanbul. Forest areas are dominant in the Yukarikarakoy watershed, whereas agricultural areas (hazelnut plantations) are dominant in the Avlayan watershed. There are settlement areas at the outlet regions of both watersheds. The purpose of the study was to compare the effect on the water quality as a consequence of the forests, settlement areas, and hazelnut plantations. Accordingly, pH, electrical conductivity (EC), dissolved oxygen (DO), total nitrogen (TN), NO2-, NO3-, SO42-, PO43-, and NH4+ concentrations were measured in the stream points representing hazelnut plantations, forests, and settlement areas for 2 years. The water quality classification of the sampling points was determined in accordance with the criteria specified in the Turkish Surface Water Quality Regulations (SWQR). The mean EC, TN, NO3-, SO42-, and DO of the sampling point representing the forest were 264 mu S/cm, 1.5 mg/L, 3.1 mg/L, 14.7 mg/L, and 10.3 mg/L, respectively. The mean EC, TN, NO3-, and SO42- values of the point representing the hazelnut plantation were higher than those of the point representing the forest. In the sampling points representing the settlement areas of both watersheds, the EC and PO43- increased, while the DO decreased. As a result, it was determined that the stream water of the point representing the forest was of higher quality than that of the point representing the hazelnut plantation and that the settlement areas significantly reduced the water quality by increasing the concentrations of pollutants.Öğe Effect of Sowing Type and Seedbed Density on The Morphological Characteristics of Narrow-Leaved Ash Seedlings in Different Nurseries(2020) Fidan, Cemal; Özbayram, Ali Kemal; Gültekin, H. Cemal; Tamyüksel, HülyaAim of study: The aim of this study was to investigate the effects of sowing type and seedbed densityon the morphological characteristics of narrow-leaved ash (NLA) seedlings and to determine themaximum number of seedlings of the desired quality (RCD ? 8 mm, HS ?70 cm) in two nurseries.Area of study: This work was carried out in İzmit and Hendek (Turkey) state nurseries.Material and methods: NLA seeds were planted in nurseries using two sowing types (straight line andsquare grid) and four different seedbed densities (SD: 30, 48, 99 seedlings m-2and control). After oneyear of growth, height, diameter, number of roots, stem and root weights and stem-root ratio of the NLAseedlings were measured.Main results: The seedling height and number of fine roots were positively influenced by sowing typein the İzmit seedlings, whereas sowing type did not affect seedling morphology in Hendek. The bestmorphological characteristics were found at SD30 for the seedlings in both nurseries. Only 5% of theHendek seedlings were of desired quality, while 65% were so determined in the İzmit seedlings.Highlights: As a result, the recommended planting of 1+0-year-old bare-rooted NLA seedlings to beused in the regeneration of NLA forests would be at 30 m-2 SD in the İzmit forest nursery.Keywords: Seedbed Density, Sowing Type, Fraxinus angustifolia, Hendek, İzmitÖğe Effects of Control-Release Fertilizer in a Wild Cherry Plantation: Fifth-Year Results(Bartın Üniversitesi, 2016) Eşen, Derya; Özbayram, Ali KemalFertilization can improve survival and growth of tree seedlings, and their tolerance to pests in the forest, and may mitigate impact of climate change on trees. Positive effects of fertilization on young seedlings are even more pronounced in fast-growing tree species. Control-release fertilizers are superior to the traditional agricultural fertilizers, providing tree seedlings a slow, sustainable, and safe nutritional support. Wild cherry (Prunus avium L.) is a native and important element of the moist western Black Sea Region forests of Turkey. This broadleaved tree species grows fast and has important ecologic and economic functions and services. This papers reports the fifth-year results of a young wild cherry plantation fertilized at different rates with a control-release fertilizer on a mesic western Black Sea Region site. A control-release fertilizer (Basacote® Plus 6 M, COMPO Benelux, Belgium) was applied in a one-year old wild cherry plantation at five different rates (0, 80, 160, 240 ve 320 g seedlings-1) in the spring of 2009. Five years after treatment (YAT), fertilizer rates did not make a significant effect on survival and growth for wild cherry. Earlier positive fertilization effects on seedling growth reported two YAT did not appear to be sustained after five years. The toxic effect of high-rate fertilizer in the early assessment was also noted to a lesser degree five YAT. Mechanism by which control-release fertilizer affects survival and growth of young wild cherry seedlings seems to be complex and/or site-specific. Inherent site fertility and lack of successive fertilization might account for the lack survival and growth enhancement in cherry by fertilization.Öğe Effects of thinning intensity on the growth of narrow-leaved ash ( Fraxinus angustifolia subsp. oxycarpa ) plantations(2013) Çiçek, Emrah; Yılmaz, Faruk; Özbayram, Ali Kemal; Efe, Mehmet; Yılmaz, Murat; Usta, AyhanNarrow-leaved ash (Fraxinus angustifolia) is one of the important broadleaved tree species, and it is becoming more important in European forestry because of its valuable wood and fast growing ability. Despite its wide natural range and high economic value, there is little or very limited information about the effects of thinning on the growth and development of ash stands, especially in plantations. In this study, 2 thinning experiments were carried out to determine the effects of thinning intensity on the growth of diameter, height, basal area, and volume in narrow-leaved ash plantations over a 6-year period in Adapazarı, Turkey. In the stands prior to thinning, mean diameter and stem number were about 31 cm and 416 trees ha 1 in the first experiment (at 36 years with 3 x 2 m initial spacing), respectively. The values were 24 cm and 544 trees ha 1 in the second experiment (at 22 years with 3.7 x 3.7 m initial spacing), respectively. Randomized block design with 3 replications was used in both experiments. The thinning treatments were as follows: removal of the basal area at 0% (control), 22% (moderate), and 39% (heavy) in the first experiment, and 0% (control), 19% (moderate), and 28% (heavy) in the second experiment. The 6-year results showed that thinning increased the diameter increment significantly, and the increase in diameter increment was positively correlated with the thinning intensity in both experiments. However, thinning intensity did not significantly affect increments of height, basal area, and volume. Moreover, increments of diameter, height, basal area, and volume were higher in the second experiment than in the first experiment.Öğe Effects of thinning intensity on the growth of narrow-leaved ash (Fraxinus angustifolia subsp oxycarpa) plantations(Tubitak Scientific & Technical Research Council Turkey, 2013) Çiçek, Emrah; Yılmaz, Faruk; Özbayram, Ali Kemal; Efe, Mehmet; Yılmaz, Murat; Usta, AyhanNarrow-leaved ash (Fraxinus angustifolia) is one of the important broadleaved tree species, and it is becoming more important in European forestry because of its valuable wood and fast growing ability. Despite its wide natural range and high economic value, there is little or very limited information about the effects of thinning on the growth and development of ash stands, especially in plantations. In this study, 2 thinning experiments were carried out to determine the effects of thinning intensity on the growth of diameter, height, basal area, and volume in narrow-leaved ash plantations over a 6-year period in Adapazart, Turkey. In the stands prior to thinning, mean diameter and stem number were about 31 cm and 416 trees ha(-1) in the first experiment (at 36 years with 3 x 2 m initial spacing), respectively. The values were 24 cm and 544 trees ha(-1) in the second experiment (at 22 years with 3.7 x 3.7 m initial spacing), respectively. Randomized block design with 3 replications was used in both experiments. The thinning treatments were as follows: removal of the basal area at 0% (control), 22% (moderate), and 39% (heavy) in the first experiment, and 0% (control), 19% (moderate), and 28% (heavy) in the second experiment. The 6-year results showed that thinning increased the diameter increment significantly, and the increase in diameter increment was positively correlated with the thinning intensity in both experiments. However, thinning intensity did not significantly affect increments of height, basal area, and volume. Moreover, increments of diameter, height, basal area, and volume were higher in the second experiment than in the first experiment.Öğe Gölcük Yöresi Kestane Baltalıklarında Toprak Üstü Biyokütlenin Belirlenmesi(Düzce Üniversitesi, 2019) Özbayram, Ali Kemal; Seçgin, BurakAnadolu kestanesi (Castanea sativa Mill.) ülkemizde saf veya karışık ormanlar kuran önemli yapraklı ağaç türlerinden biridir. Gölcük yöresi kestane ormanları piyasa istekleri veya çeşitli hastalıklara maruz kaldığından baltalık vasıflı işletilmesi silvikültürel seçenek haline gelmiştir. Koru vasıfla işletilen Kestane ormanlarında toprak üstü biyokütle çalışmaları varken kestane baltalıklarında çapa bağlı toprak üstü biyokütle denklemleri bulunmamaktadır. Bu çalışmanın amacı Gölcük (Kocaeli) yöresi kestane baltalıklarında göğüs çapına bağlı yaprak, dal, gövde ve toplam toprak üstü biyokütle ilişkilerinin belirlenmesidir. Gölcük kestane baltalıklarında 15 farklı örnek alan (400m2) belirlenmiş, farklı çap sınıflarında 34 adet örnek ağaç model geliştirmek için, 13 örnek ağaç ise modelin kontrolü için kullanılmıştır. Kesilen örnek ağaçların yaprak, dal, gövde ve toplam toprak üstü biyokütleleri belirlenmiştir. Göğüs çapına bağlı biyokütle ilişkilerin belirlenmesinde birçok Regresyon modelleri denenmiş, en yüksek belirtme katsayısı (R2) ve en düşük standart sapmaya sahip model seçilmiştir. Göğüs çapına bağlı yaprak, dal, gövde ve toplam toprak üstü biyokütle denklemlerinin belirtme katsayıları oldukça yüksek olup, sırasıyla 0.62, 0.78, 0.98, 0.97’dir. Sonuç olarak, elde edilen tek girişli toprak üstü biyokütle modeli Gölcük yöresi kestane baltalıklarında kullanılabileceği söylenebilir.Öğe Kestane Baltalıklarında Aralamaların Büyümeye Kısa Süreli Etkileri(2020) Özbayram, Ali Kemal; Seçgin, BurakTürkiye’nin önemli orman ağaçlarından biri olan Anadolu kestanesi (Castanea sativaMill.) geniş alanlarda safve karışık meşcereler kurmaktadır. Kestane biyolojisine aykırı uygulamalar ve çeşitli hastalıklar nedeniyle korukestane ormanlarının vasfı bozulmuş, birçok yerde baltalık vasıflı işletilmesi silvikültürel seçenek halinegelmiştir. Aralama, ormanların işletilmesinde kullanılan en önemli silvikültürel müdahalelerden biridir. Buçalışmanın amacı Gölcük (Kocaeli) yöresi 15 yaşındaki kestane baltalıklarında aralama şiddetinin çap, göğüsyüzeyi ve hacim ile bunların artımlarına bir yıllık etkilerini değerlendirmektir. Aralama denemesi rastlantıblokları deneme desenine göre üç tekrarlı kurulmuş ve dört farklı aralama şiddeti uygulanmıştır. Aralama öncesimeşcere ağaç sayısı, orta çapı, göğüs yüzeyi ve hacmi sırasıyla 4936 adet, 8.73 cm, 30.71 m2ha-1ve 163.68 m3ha-1’dı. Aralama ile göğüs yüzeyinin % 0 (kontrol), % 18’si (mutedil), % 34’ü (şiddetli) ve % 49’u (çok şiddetli)meşcereden çıkartılmıştır. Aralamanın bir yıllık sonuçlarına göre; aralama şiddeti arttıkça çap artımı artmakta,buna bağlı olarak aralanan parseller kontrol kadar göğüs yüzeyi ve hacim artımı yapmışlardır. Çok şiddetliaralanan meşceredeki çap artımı kontrolün iki katı kadardır. Aralama şiddetine bağlı olarak başlangıç çapsınıfları arttıkça çap artımı da artmıştır. Aralamanın büyümeye etkisi bağlamında daha uzun süreli sonuçlaraihtiyaç duyulmakla birlikte, ulaşılan bir yıllık sonuçlara göre benzer özellikteki kestane baltalıklarında çokkuvvetli aralamalar önerilebilir.Öğe Kurutma, Çimlendirme Sıcaklığı ve Saklamanın Göl Soğanı (Leucojum aestivum L.) Tohumlarının Çimlenmesine Etkisi(2013) Çiçek, Emrah; Çetin, Bilal; Özbayram, Ali Kemal; Türkyılmaz, HasanGöl soğanı (Leucojum aestivum, Amaryllidaceae) ihracatı yapılan doğal çiçek soğanlarından olup, Leucojum cinsinin ülkemizdeki tek doğal türüdür. Türün Türkiye'deki asıl yaşam alanlarını Karadeniz ve Marmara bölgesi taban arazilerindeki dişbudak (Fraxinus angustifolia Vahl.) orman ekosistemleri oluşturmakla birlikte populasyonları bu alanlarda da sınırlıdır. Söz konusu orman alanlarından odun dışı orman ürünü olarak toplatılmaktadır. Avrupa ülkelerinde uzun zamandan beri süs bitkisi ve tıbbi bitki olarak kullanılmaktadır. Bu araştırmada öncelikle kurutma ve çimlendirme sıcaklığının göl soğanı tohumlarının çimlenmesine etkisi araştırıldı. Yaş ve hava kurusu tohumlar beş hafta sıcak katlamadan sonra 20 ve 25ºC sabit sıcaklıklar ile 30/20ºC (8/16 s) değişken sıcaklıkta ve karanlıkta çimlendirildi. Yirmi sekiz günlük test süresi sonunda yapılan değerlendirmede, kurutmanın çimlenmeyi etkilemediği ancak sıcaklığın etkilediği belirlendi. Yaş ve kuru tohumlarda en yüksek çimlenme 20ºC sıcaklıkta gerçekleşti (%53.2 ve 50.9). Test süresi sonunda, 20ºC sıcaklıktaki çimlenmeyen tohumlar yaklaşık altı ay daha izlendi ve toplam %90 civarında çimlenme belirlendi. Buna göre göl soğanı tohumlarının geniş bir zaman aralığında çimlendiği söylenebilir. Çalışmada daha sonra 20, 4 ve -5ºC sıcaklıklarda altı ay saklanan hava kurusu tohumlar beş hafta sıcak katlamayı takiben 20ºC sıcaklıkta çimlendirildi. Çimlendirme sonucunda 4 ve -5ºC'de saklanan tohumlar birbirine benzer ve 20ºC'de saklananlardan daha yüksek çimlenme gösterdi. Başlangıçta %50.9 olan çimlenme yüzdesi altı ay sonra %15.0 seviyesine geriledi. Bununla birlikte başlangıçtaki ve altı ay sonraki canlılık oranları benzer ve oldukça yüksekti (%96.8 ve %94.3).Öğe Kızılçam ve Karaçam Meşcerelerinde Yaprak Alanı İndeksi (YAİ) ile Bazı Meşcere Özellikleri Arasındaki İlişkiler(2015) Özbayram, Ali Kemal; Çiçek, Emrah; Yılmaz, FarukMeşcere çatısının analizinde sıklıkla kullanılan ve aktif yaprak yüzey alanının doğrudan bir ölçüsü olan yaprak alanı indeksi (YAİ), orman ekosistemi dinamiği ve verimlilikle yakından ilişki içerisindedir. YAİ değerinin kestirilmesinde değişik yöntemler geliştirilmiştir. Son yıllarda bu yöntemlerden biri olan yarı-küresel fotoğraflar sıklıkla kullanılmaktadır. Bu çalışmada Bozdağ (Denizli) yöresindeki kızılçam ve karaçam meşcerelerinde YAİ ile meşcere dinamiğinin belirlenmesinde sıklıkla kullanılan yaş, orta çap, ağaç sayısı, üst boy, göğüs yüzeyi (GY), dallı gövde yüksekliği (DGY) ve ölü örtü (ÖÖ)kalınlığı gibi önemli meşcere parametreleri arasındaki ilişkiler incelenmiştir. Kızılçamda 24 adet (299 ha), karaçamda 15 adet (171 ha) sistematik örnek alanda ölçümler gerçekleştirildi. Dijital yarı-küresel fotoğraflar yardımıyla elde edilen YAİ değeri kızılçamda 0.77-2.56 m2 m-2 (ort. 1.59 m2 m-2), karaçamda 0.78-4.66 m2 m-2 (ort.1.70 m2 m-2) değişen aralıkta bulundu. Regresyon analizine göre, YAİ değeri kızılçamda yaş, orta çap, üst boy, GY, DGY, ÖÖ arasında pozitif yönde, karaçamda ise sadece yaş ve orta çap ile negatif yönde anlamlı ilişkiler gösterdi. Araştırma sonuçları, benzer yetişme ortamında bulunan farklı türlerin meşcere tiplerinin YAİ üzerinde etkili olduğunu ve YAİ ile ölçülen meşcere özellikleri arasındaki ilişkinin türlere göre değişebileceğini göstermektedir.Öğe LARVICIDAL ACTIVITIES OF SOME BARK AND WOOD EXTRACTS AGAINST WOOD-DAMAGING INSECTS(Univ Bio-Bio, 2017) Şen, Selim; Yalçın, Mesut; Taşçıoğlu, Cihat; Özbayram, Ali KemalThis study investigates the larvicidal activities of plant extracts and tannins against wood-damaging insects. Scots pine (Pinus sylvestris), beech (Fagus orientalis), and poplar wood (Populus tremula) were subjected to larvae of Spondylis buprestoides (Coleoptera: Cerambycidae) by impregnating them with mimosa (Acacia mollissima), quebracho (Schinopsis lorentzii) and redpine bark (Pinus brutia) extracts. At the end of the 6-month experiment, the numbers of dead and live larvae as well as the mean mass losses of woods were determined. In terms of wood species, the lowest larva resistance was observed in Scots pine wood, while the highest larva resistance was achieved by beech wood. The lowest mass losses and the highest dead termite rates in all tree species were observed when the concentration of mimosa and quebracho extracts was 12%. On the other hand, the pine bark extract showed a lower larvicide effect than the other two extracts.Öğe Meşe Meşcerelerinde Farklı Vejetasyon Tiplerinin Toprak Solunumuna Etkileri(Düzce Üniversitesi, 2023) Özbayram, Ali KemalAtmosferde biriken karbondioksitin önemli bir kısmı topraktan solunum ile salınmaktadır. Toprak solunumu vejetasyon tipi, toprak nemi ve toprak sıcaklığından etkilenebilmektedir. Bu çalışmada Düzce yöresi Meşe meşcerelerinde farklı vejetasyon tiplerinin (meşe, meşe+gençlik, meşe+fundalık ve fundalık) toprak solunumuna olası etkileri araştırılmıştır. Tüm vejetasyon tiplerinde toprak solunumu 0.40 ile 4.90 g C m-2 gün-1 arasında değişmektedir. Meşe+funda vejetasyonu diğer vejetasyonlardan daha yüksek toprak solunumu gerçekleştirmiştir. Toprak solunumu toprak sıcaklığı ile negatif, toprak nemi ile pozitif ilişki göstermiştir. Sonuç olarak meşe ve funda gibi farklı türlerin oluşturduğu vejetasyon tipi daha yüksek toprak solunumu gerçekleştirmiştir.