Karagöz, İsmail2026-07-012026-07-0120253023-8285https://hdl.handle.net/20.500.12684/22682Öz Müslümanlar sahabe döneminden itibaren Kur’ân’ı anlamaya çalışmışlar, yüzlerce tefsir ha-zırlamışlardır. Ana dilleri Arapça olmayan Müslümanlardan bazı âlimler, Arapça ve tefsir usulü öğrenip kendi dillerinde meâl ve tefsirler kaleme almışlar, ancak kelimeleri ve cümleleri müp-hem olan bazı ayetlerin anlamında ihtilaf etmişlerdir. Anlamında İhtilaf edilen ayetlerden biri Fâtır sûresinin onuncu ayetinin ikinci ve üçüncü cümleleridir. اِلَيْهِ يَصْعَدُ الْكَلِمُ الطَّيِّبُ وَالْعَمَلُ الصَّالِحُ يَرْفَعُهُ cümlelerindeki “Kelime-i Tayyib” terkibinin anlamı ile يَرْفَعُهُ fiilinin faili ve sonundaki zamirin mercii konusunda ittifak edememişlerdir. “Kelime-i Tayyib” terkibine “kelime-i tevhîd” ve “Al-lah’ı zikir” anlamları verilmiştir. يَرْفَعُهُ cümlesine bazıları “Amel-i Salih, Kelime-i Tayyib’i Allah’a yükseltir” yani kabul olmasını sağlar anlamı verirken bazıları “Kelime-i Tayyib, Amel-i Salih’i, Allah’a yükseltir” yani kabul olmasını sağlar şeklinde anlam vermiştir. Bu durum Türkçe meâlle-re de yansımıştır. Birinci anlama göre imanın geçerli olması için salih amel işlemek şarttır. Dola-yısıyla salih ameli olmayanın imanı değer ifade etmez. İkinci anlama göre iman eden kimsenin imanı kabul olur. Salih amellerin ve ibadetlerin kabul olabilmesi kişinin imanının olmasına bağ-lıdır. Ehl-i Sünnet, bu anlamı tercih etmiştir. Kur’ân ve Sünnet bütünlüğüne uygun olan da bu anlamdır.trinfo:eu-repo/semantics/openAccessÂyetİmanKelime-i TayyibAmel-i SalihKabul.Fâtır Sûresinin Onuncu Ayetinin İki ve Üçüncü Cümlelerinin Anlamı ve Türkçeye Çeviri SorunuArticle2211516048400000-0003-3105-3554