Küçük, Ahmet2026-07-012026-07-0120252822-3160https://doi.org/10.53487/atasobed.1614661https://search.trdizin.gov.tr/tr/yayin/detay/1341754https://hdl.handle.net/20.500.12684/22923Bu makale, Avrupa Birliği göç politikalarının piyasa verimliliği, emeğin metalaştırılması ve sınır güvenliğinin özelleştirilmesi gibi neoliberal ilkeler doğrultusunda şekillendiğini savunmaktadır. Schengen Anlaşması, Dublin Düzenlemesi, Maastricht ve Lizbon Antlaşmaları ile Yeni Göç ve Sığınma Paktı gibi düzenlemeler üzerinden yapılan analiz, insan hareketliliğine yönelik AB yaklaşımının bu ideolojilerle nasıl yeniden biçimlendiğini ortaya koymaktadır. Makale, AB içinde serbest emek dolaşımına olan açıklığın, dış sınırların güvenli hale getirilmesi ve üçüncü ülke vatandaşlarına yönelik kısıtlamalarla çeliştiğini vurgulamaktadır. Schengen sistemi Kale Avrupa anlayışını pekiştirirken, Dublin Düzenlemesi sorumluluğu çevre ülkelere kaydırmakta, Maastricht ve Lizbon Antlaşmaları ise göç yönetimini merkezileştirmektedir. Bu politikalar, ekonomik entegrasyonu kolaylaştırsa da göçmen haklarını zayıflatmakta, eşitsizlikleri artırmakta ve yük paylaşımında adaletsizlik yaratmaktadır. Makale, AB göç yönetiminin insan haklarına dayalı, yükün adil paylaşımını esas alan ve hareketliliği metalaştırmayan yeni bir anlayışla yeniden yapılandırılması gerektiğini ileri sürmektedir.en10.53487/atasobed.1614661info:eu-repo/semantics/openAccessSosyolojiUluslararası İlişkilerAVRUPA BİRLİĞI GÖÇ POLİTİKALARINDA NEOLİBERAL PARADİGMA: ELEŞTİREL BİR ANALİZThe Neoliberal Paradigm In EU’s Migration Policies: A Critical AnalysisArticle29350752113417541614661