Düzce Üniversitesi Kurumsal Akademik Arşivi

DSpace@Düzce, Düzce Üniversitesi tarafından doğrudan ve dolaylı olarak yayınlanan; kitap, makale, tez, bildiri, rapor, araştırma verisi gibi tüm akademik kaynakları uluslararası standartlarda dijital ortamda depolar, Üniversitenin akademik performansını izlemeye aracılık eder, kaynakları uzun süreli saklar ve telif haklarına uygun olarak Açık Erişime sunar.




 

Güncel Gönderiler

Öğe
İlahiyat Öğrencileri Nazarından Metaverse ve Din Eğitimi
(Çizgi Kitabevi, 2023) Özbek, Muhammed Sadık
Bu çalışma, ilahiyat fakültesi öğrencilerinin Metaverse kavramına ve bu teknolojinin din eğitimi alanındaki potansiyel kullanımına yönelik algılarını incelemeyi amaçlamaktadır. Nitel araştırma yöntemiyle tasarlanan çalışmada, amaçlı örnekleme tekniği kullanılarak farklı sınıf düzeylerinden 12 öğrenci belirlenmiştir. Veriler, yarı yapılandırılmış görüşme formu aracılığıyla toplanmış ve içerik analizi ile çözümlenmiştir. Bulgular, öğrencilerin Metaverse hakkında genel bilgiye sahip olmakla birlikte deneyim düzeylerinin sınırlı olduğunu; teknolojinin din eğitiminde sanal cami, üç boyutlu ibadet ortamları ve interaktif ders içerikleri gibi fırsatlar sunduğunu düşündüklerini göstermektedir. Bununla birlikte, sanal ortamların dini değerler, mahremiyet ve ibadet bilinci açısından dikkatli yönetilmesi gerektiği vurgulanmıştır. Sonuç olarak, Metaverse’in din eğitiminde yenilikçi öğrenme deneyimleri sunabileceği, ancak bu sürecin pedagojik, etik ve teolojik boyutlarının titizlikle ele alınması gerektiği belirtilmiştir.
Öğe
Yahya b. Maîn ile Ahmed b. Hanbel'in Râviler hakkındaki görüş farklılıkları
(Marmara Üniversitesi, 2019) Özbek, Muhammed Sadık
Rical kitaplarında zaman zaman Yahya b. Maîn ile Ahmed b. Hanbel'in râviler hakkında ihtilaflı görüşler ortaya koyduklarına rastlanmaktadır. Aynı dönemde yaşayan ve yakın arkadaşlıkları bulunan iki münekkidin cerh-ta?dîlin önemli isimleri arasında yer alması da söz konusu ihtilafları ilgi çekici hale getirmektedir. Çalışmada İbn Maîn ile İbn Hanbel'in yaşadıkları dönem incelenmiş, biyografileri ise klasik uygulamanın aksine karşılaştırmalı olarak ele alınmıştır. Münekkidlerin râvilerle ilgili günümüze ulaşan tüm değerlendirmelerinin incelendiği çalışmada 2.245 ortak râvi tespit edilmiştir. İlgili râvilerin %95'lik dilimine tekâbül eden 2.122 kişide münekkidlerin benzer görüşlerde oldukları görülürken, %4'lük bölümü teşkil eden 86 râvide farklı kanaatlere sahip oldukları belirlenmiştir. Söz konusu râvilerin 21'inin adalet, 61'inin de zabta yönelik kusurları sebebiyle ihtilafa konu oldukları anlaşılmış, 4 râvide ise münekkidlerin teâruz etme gerekçesi tespit edilememiştir. Araştırmanın, münekkid tipolojilerinin belirlenmesine ve cerh-ta?dîlde gözetilen kuralların tespitine katkı sağlaması da hedeflenmektedir.
Öğe
Gelenekten Günümüze Hadis Şerhleri: SCOPUS Veri Tabanı Üzerinden Bir Meta-Sentez
(Düzce Üniversitesi, 2025) Özbek, Muhammed Sadık
Hadis şerh geleneği, Hz. Peygamber’den nakledilen mirası, farklı dönemlerde yeniden anlamlandırma çabasının bir sonucudur. Nakledilen rivayetlere dair yapılan lügavî açıklamaların yanı sıra fıkhî ve kelâmî izahlara da yer veren şerhlerin, hadislerin toplumsal yönü hakkında yorumlar da içermesi, bu literatürün en önemli işlevleri arasındadır. Hadis şerh literatürünün, teknik ve teorik anlamdaki söz konusu işlevsel yönünü, modern çalışmalar üzerinden tespit etmeyi amaçlayan bu çalışma, Scopus veri tabanında yer alan “hadis” ve “şerh” temalı 20 makaleyi, meta-sentez yöntemiyle incelemektedir. Araştırma, hadis şerh geleneğine dair yapılan çalışmaların metodolojik çeşitliliğini ve tematik yönlerini analiz ederek, şârihlerin ilmî otoritesi, yorumlama stratejileri ve toplumsal konularla olan ilişkilerinin günümüz araştırmalarına nasıl yansıdığını belirginleştirmeyi hedeflemektedir. Bu bağlamda incelenen 20 makale, içerik analizi sonucunda elde edilen; (i) Şârihin Kimliği ve Eser Odaklı İncelemeler, (ii) Tarihsel ve Coğrafi Bağlamın Hadis Şerhlerine Etkisi, (iii) Kavram, Konu ve Rivayet Merkezli İncelemeler, (iv) Hadis Şerhlerinde Metodolojik Disiplin ve İdeolojik İnşa, (v) Hadis Şerhlerinin Sosyopolitik İşlevleri, (vi) Yenilikçi Yaklaşımlar: Türsel Yorum ve Bilimsel Gelişmeler olmak üzere altı farklı tema altında değerlendirilmiştir. Böylelikle hadis şerhlerini konu edinen akademik çalışmaların hangi yöntemlerle ele alındığı ve ne tür gündemlere yoğunlaştığı belirlenmiştir. İncelenen 20 makale, hadis şerhlerinin modern akademik çalışmalarda çeşitli perspektiflerle ele alındığını göstermektedir. Ayrıca bu çalışmaların ortaya koyduğu bulgular, hadis şerh literatürünün sadece metin açıklama faaliyeti olmadığı, aynı zamanda sosyal, siyasi ve entelektüel bağlamlarla şekillendiği yönündedir. Meta-sentez bulguları, hadis şerhlerindeki üretkenliğin ve güncelliğin sınırlı olduğu yönündeki eleştirilerin yeniden değerlendirilmesi gerektiğini ortaya koymaktadır.
Öğe
Zayıf Hadisleri Şerh Metodu
(Marmara Üniversitesi, 2025) Özbek, Muhammed Sadık
Bu çalışma, hadis şerh literatüründe zayıf rivayetlere yönelik yaklaşımları tespit etmeyi ve şârihlerin bu tür rivayetler karşısında sergiledikleri tutumları sistematik biçimde analiz etmeyi amaçlamaktadır. Araştırmanın temel problemi, "Şârihler, zayıf hadisleri şerh ederken nasıl bir metot izler ve hangi tutumları ortaya koyarlar?" sorusu etrafında şekillenmiştir. Zayıf hadislerin mevzû rivayetlerle eşdeğer görülerek tamamen reddedilmesi ve şerh literatürünün yöntemsel eksikliklerine dair çeşitli eleştirilerin bulunması, bu konuda sistematik bir tarama ve analiz ihtiyacını ortaya koymaktadır. Bu bağlamda araştırmada Sünen-i Erbaa ile derleme eserlerden Begavî'nin Mesâbîh'i ve Tebrîzî'nin Mişkât'ında musannifler tarafından tenkid edildiği tespit edilen 1716 rivayet, on farklı şerh üzerinden incelenmiştir. Bu çerçevede, şârihlerin zayıf hadislere yönelik yaklaşımlarının; musannifin eleştirilerini destekleme, eleştirilere itiraz etme veya hadisin sıhhatine dair herhangi bir kanaat belirtmeme olduğu belirlenmiştir. Şârihlerin, musannif eleştirilerini destekleme gerekçelerinin şahsi kanaat belirtme, ek gerekçeler sunma ve örtük destek şekillerinde olduğu görülmektedir. Musannifin eleştirilerine itiraz ederek rivayetleri sahih kabul ederken ise râviyi tevsîk, mütâbaâtın bulunması, teâruz halindeki rivayetler arasını cem? ve te'lîf, nüsha farklılığı gerekçelerini kullanmaktadırlar. Elde edilen bulgular, hadis şerhlerinin durağan ya da yalnızca nakil merkezli metinler olmadığını; aksine eleştirel düşünceyi, metinsel çözümlemeyi ve ilmî tercihleri içeren dinamik yorum alanları olduğunu ortaya koymaktadır. Araştırmanın hem zayıf hadislerin hem de şerh literatüründeki yaklaşımların taşıdığı anlamı görünür kılması, böylece dinî ilimlerin sürekliliğine, kaynakların tutarlı biçimde anlaşılmasına ve ilmî mirasın günümüz araştırmalarına yön verecek şekilde yeniden değerlendirilmesine katkı sunması beklenmektedir.
Öğe
Nesâî’nin es-Sünen’deki Rivayetlere Eleştirileri ve Yakın Dönem Şârihlerinden İtyûbî’nin Bu Eleştirilere İtirazları
(Hacıveyiszade İlim ve Kültür Vakfı, 2025) Özbek, Muhammed Sadık
Bu çalışma, modern dönem hadis şârihlerinden Muhammed b. Ali b. Âdem el-İtyûbî’nin (ö. 2020), Nesâî’nin (ö. 303/915) es-Sünen’inde bizzat tenkit ettiği rivayetlere yönelik yaklaşımını incelemektedir. Araştırmada, Nesâî’nin zayıf, münker, hatalı gibi gerekçelerle eleştirdiği 144 rivayet tespit edilmiş ve İtyûbî’nin Zehîretü’l-ukbâ adlı şerhindeki değerlendirmeleri analiz edilmiştir. Elde edilen bulgulara göre şârih, söz konusu rivayetlerin 67’sinde musannifin eleştirisine katılırken, 58 hadiste ona açıkça itiraz etmiş, 19 rivayette ise herhangi bir kanaat belirtmemiştir. İtyûbî’nin Nesâî’ye itiraz ettiği durumlarda genellikle mütâbaât, râvi tevsîki, teâruz halindeki rivayetlerin cem‘ edilmesi ve nüsha farklılıkları gibi gerekçelere dayandığı görülmüştür. İtyûbî şerhindeki yaklaşım, onun hadis yorumunda eleştirel bir bakış açısına sahip olduğunu ortaya koymakta, bu da onu sadece bir nakilci değil, aynı zamanda hadis ilmine katkı sunan özgün bir âlim konumuna taşımaktadır. Çalışmanın, tenkid edilen rivayetler karşısında şârih tutumlarını görünür kılmasının yanı sıra hadis şerhlerinin durağan bir yapı arz ettiği yönündeki iddiaları yeniden tartışmaya açması beklenmektedir.